Ekim 1988 · s. 356 · 1 dakikalık okuma
Yolların Ayrımındaki Zat'la
Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Bu kâinat, harika olarak yoktan var edilmesi, var edildikten sonraki nizam ve intizamı, parçaları arasındaki birlik ve bütünlüğü; büyük-küçük herşeyde gözetilen fayda, maslahat ve gayeleriyle, onu icat edip, bir saray, bir kitap, bir sergi gibi en göz kamaştırıcı şekilde tanzim eden, en mükemmel armonilerden daha mükemmel düzenleyip bir şiir, bir beste ahengine ulaştıran, en baş döndürücü sanat eserleriyle temaşasına doyulmayan en renkli meşherleri sergileyen bir Zat’ı, ışıktan, renkten parmaklarıyla gösterdiği gibi... dünyaların yaratılmasındaki ilahi maksatları bilecek, bildirecek, varlığın sinesindeki ince ve sırlı hikmetleri ders verecek; kainat sarayını gezip görme ve manasını anlamada seyircilere rehberlik yapacak, bu muhteşem varlık kitabının anlaşılması için şerh ve izahlarda bulunacak, güzellikler meşheri yeryüzündeki sergileri temaşaya gelenlere Hak adına teşrifatçılık edecek doğru sözlü bir Dellala, güvenilir Üstat bir Tefsirciye, yaratıcının maksatlarını bilip anlayan ve anlatabilen bir tarif ediciye de ihtiyaç vardır.
Hiç şüphe yok ki, bütün bu önemli vazifeleri gelmiş geçmiş insanlar arasında, müstesna şahsiyet ve rehberliğiyle en mükemmel şekilde yerine getiren, arkasındakilerine her zaman ümit ve emniyet telkin eden, varlığın sırlarını lif lif didikleyip seyircilerin mütalaasına sunan, bu mevzuda biricik mürşit ve üstat da Hz. Ahmed-i Mahmud-u Muhammed-u Mustafa’dır. Varlığın zerratı adedince Allah’ın salat ve selamı üzerine olsun..!