Sızıntı Arşivi

Ekim 1988 · s. 355 · 1 dakikalık okuma

Gönüller Tahtın

Sızıntı · Şiir

GÖNÜLLER TAHTIN

Rahmetle doğup zahmetle içiçe büyüdün

İnayet oldun bize, inayettin Ezelden

Bir uğraktı Dünya gelip ötelere yürüdün

Işık oldun âleme ışık aldılar senden

Kapkaranlıktı cihanlar sen gelmeden evvel

Çehrenden akan nurdan aydınlandı dört bucak

İçlere saldığın irfan dünyalara bedel

Uyandık sayende ve insanlık uyanacak

Kurtuluş sabahı asrında, kurtulduk tekmil

Takılıp yolda kalanlara yazıklar oldu

Bir hamlede ettim zulmeti ışığa tebdil

Silindi kasvetler her taraf nurlarla doldu

Otağın bitevi yeryüzü, gönüller tahtın

Bir sultanlık kurmuşsun Süleyman’dan ileri

Melekleri gıptaya salan zümrütten bahtın

Sana tebessüm ediyordu ilk günden beri

Feyzinle gül bahçesi olan düşkünler bağı

Şimdi dağınık zülüflerin gibi tarumar

Toprak nemrut bitiriyor, çağ firavun çağı

Küfür ve ilhatla esiyor esince rüzgâr

Teşrifinle altın renge boyandı gökler

Simsiyah örtüler içinde durmadan zar zar…

Yollar garip, yolcular düşer kalkar emekler

Ve dudaklarının suyuna susamış bahar

Bak kıyamet ışığı var aynalarda bugün

İblis keyfinde cehennemlere körük çekiyor

Bu üst üste kasvetten göz nemli gönül üzgün

Kalk bunlara bir “dur” de, deki zaman geçiyor.

Tanyeri ağaralı bir hayli zaman oldu

Doğuş bekleyenlerin canları dudaklarda

Henüz sen gelmeden ışığın ruhlara doldu

Yolunu bekliyor insanlık gözler ufukta.

***