Temmuz 1988 · s. 235 · 1 dakikalık okuma
Yolları Ve Yolumuz
YOLLARI VE YOLUMUZ
Pür heyecan yollarda
Ümit, korku artarda
Koşuyoruz durmadan
Bir lahza ayrılmadan
Rengârenk hülyalarla
Billurdan rüyalarla...
İnançla gerilerek
Kabre girinceye dek
Azmettik dönmemeye
Dönmektense ölmeye.
Dünyayı terk ederek
Ukba’dan vazgeçerek
Acz-u fakr kanadıyla
Cana can Hak yâdıyla
Şevke açık sineler
Bizler o talililer...
Yığınlar sürünüyor
Düşe-kalka yürüyor
Başsız gövdeler hepsi
Ne fikri var ne hissi
Şeytanı çok meleksiz
İlhamları nesepsiz
Düşünce düşürüyor
Hep boşluğa sürüyor
Sinesinde yok iman
Bilgisi sırt bir güman
Akla takılıp kalmış
Ve aklıyla aldanmış
İç âlemi sis duman
Zannınca koca umman
Bir damlada boğulmuş
Yürümeden yorulmuş...
Senin halin bir ihsan
Yolun Hak yolu inan
Eğil ruhunu dinle
Yer-gök bütün seninle
İftiharda beraber
Haber veren peygamber...
Bak şu aydınlık yola
Nurlularla kol kola
Hep kendi kendimize
Yollar uzuyor öze...
Yer yer tozuyor yollar
Yollarda sadık kullar
Korksalar da azıcık
Ümit kapısı açık
Düşer yine kalkarlar
Kalkar O’nu ararlar...
Bir yerde karışıklık
Olsa, gelir bir ışık
Karanlığı delerek
Teessüs eder ahenk
***