Temmuz 1988 · s. 232 · 3 dakikalık okuma
Bugünkü Bilim ve İnsanlık Çatışması
Selim Çaldıranlı · Dr. · Bilim Felsefesi

Bilimin bizim problemlerimizi çözmek ve bizi daha müreffeh hayata ulaştırmak için yapıldığına inanırız veya bize öyle öğretilir. Her yerde bilimin ve bilimsel düşünme tarzının faydalarından bahsedilir. Acaba günümüzde bilim bu gayeler istikametinde mi kullanılıp geliştirilmekte, yoksa cemiyetin ekserisinin bilmediği ürpertici ve acı tablolar da var mıdır?
Aşağıdaki gerçekleri okuduktan sonra buna siz karar verin. Hâlihazırdaki durum bilimin bizim hayatımızı kurtarmaktan ziyade bizi öldürecek şekilde geliştiği kanaatindeyiz.

• SİLAH PAZARI
— Dünyada “bilimsel” araştırma ve geliştirmeye ayrılan bütçenin dörtte birinden fazlası savunma sanayinde kullanılmaktadır. Dünyamızda yarım milyondan daha fazla sayıda bilim adamı yeni askeri silahların geliştirilmesinde istihdam edilmektedir. 1988 yılında Amerika’da Reagan Hükümeti bilimsel araştırma ve geliştirmeye ayırdığı bütçenin %70’den fazlasını savunma sanayinde harcayacak. Batıda ise İngiltere “ bilimsel” araştırma bütçesinin %57’sini savunmaya ayırmıştır. Açıkça her iki ülke, insanları öldürmenin daha iyi yollarını araştırıyorlar
— Askeri araştırmalara ABD’nin harcadığı para her yıl giderek artmaktadır. Sadece 10 yıl içinde yıllık harcanan miktar 13 milyar dolardan 47 milyar dolara fırlamıştır. Buna mukabil sivil halkın ihtiyaçları için “bilimsel” araştırma ve geliştirmeye harcanan para ise 10 milyar dolardan 17 milyar dolara çıkabilmiştir.
— Sadece yıldız savaşları araştırma programına yılda 3,9 milyar dolar harcanmaktadır. Bu miktar Latin Amerika’da 1400.000 çocuğun, Nikaragua’da ise bütün çocukların temel eğitim masraflarını karşılayabilmektedir.
— Ortalama olarak bir nükleer denemenin fiyatı 12 milyon dolardın Bu para üçüncü dünya diye tanımlanan ülkelerdeki 40.000 halk sağlığı görevlisinin bütün eğitim masraflarına karşılık gelmektedir.
• İLAÇ SANAYİ
İlaç sanayi yüksek kar getiren müesseseler arasında yer alır. Dev şirketler kar limitlerinin %30 civarında olmasını sağlamaya çalışırlar. Sebeb olarak da bayat kurtaran ilaçların araştırılmasına para yatırabilmeleri için en az % 30 kar etmeleri gerektiğini ileri sürerler. Fakat dünyada bugün satılan 25.000 temel ilaçtan sadece 200 tanesi dünyadaki mevcut hastalıkların çoğunu tedavi etmede kullanılır ve bu kâfi gelmektedir. Gerisinin ne için kullanıldığına siz karar verin.

• ÜÇÜNCÜ DÜNYANIN BİLİMİ
Bugün batıda geliştirilen bilim, dünyayı tesiri altında tutmaktadır. Batı bilimsel düşüncenin diğer şekillerini hiçe saymakta ve kabul etmemektedir. Hâlbuki batı emperyalizminin Asya’ya ve diğer kıtalara ulaşmasından çok önce diğer bilimsel düşünce tarzları iyi gelişmiş durumdaydı ve insanlığın hizmetinde kullanılıyordu
— Milattan önce 15. asırda İndus Vadisindeki düşünürler, Yunan matematikçilerinin 1000 yıl sonra sahip olabildikleri bir bilgiye sahipti.
— Güney Asya’daki Vaisesika Okulu Avrupa’da atom teorisi spekülasyonları başlamadan 1500 yıl önce atom teorisini geliştirdiler. Asya atom teorisi modeli 18. asra kadar devam etti. Daha sonra batı tarafından unutturuldu.
— Peru’daki İnka ve Preinka medeniyetleri hidrolik konusunda son derece doğru ve kompleks bilgiye sahiptirler. İnka’ların sulama kanalları ve teraslı ziraatleri, onlara kara arazilerini günümüzdekinden % 40 daha fazla verimli kullanabilmelerini mümkün kıldı.
— Çinliler akupunkturu 4000 yıldır hastalıkların tedavisinde kullanmaktadırlar. Buna karşılık batıda bu teknik son yıllarda hüsnü kabul görmeye başladı.
Bugün zengin ülkeler bilim üzerine hâkimiyetlerini kurmuş durumdadırlar. Bu durum ise üçüncü dünyanın gelişmesini doğrudan engellemektedir.
— 1 milyon nüfus başına ABD’de bugün 2.500, İngiltere’de 1000, Kanada da 900 araştırmacı vardır. Brezilya’da ise 70, Afrika kıtasında sadece 20 araştırmacı düşmektedir,
— ‘‘Bilimsel’’ araştırma ve geliştirmede vazife alan bilim adamlarının %92 si (hem kapitalist hem komünist olan) endüstrileşmiş ülkelerde çalışmaktadır.
Endüstrileşmiş ülkeler bütün dünyada ‘bilimsel’ araştırma ve geliştirmeye ayrılan bütçenin %98’ini kullanırlar. Bunun dışındaki ülkeler ise %2’lik bir bütçeyi kullanırlar.


• FAKİRLERİN MARUZ KALDIĞI TEHLİKE
Bilimin zararlı yan tesirlerine maruz kalma açısından zenginlere nazaran fakirler çok yüksek bir risk altındadırlar.
— Kanseri teşvik edici maddelerden olan asbest tehlikeleri 19. asırdan beri bilinmektedir. Buna rağmen işçiler özellikle Kanada’da ihraç ürünü bu öldürücü toza hala maruz kalmaktadırlar. Asbestten yapılan malzemeler ucuz olduğu için gelişmekte olan ülkelerde fakir insanlar evlerini inşa ederken bu malzemeleri kullanırlar.
— 1984 de Bopal’daki Union Garbide fabrikasından kaçan zehirli gazlarla 3000 kişi ölmüş 400.000 kişi yaralanmıştır. Bu fabrikada fakir insanlar çalıştırılmaktadır.
— Fransa nükleer endüstrisinde vasıfsız işçi olarak çalışan Kuzey Afrika göçmenleri, radyasyona maruz kalmanın en yüksek olduğu işlerde istihdam edilir.
Derleyen: Selim Çaldıranlı