Haziran 1983 · s. 10 · 2 dakikalık okuma
Yer Altında Kalorifer Kazanları

Evlerin ısırılmasında fıtrî su kaynaklarından faydalanma çalışmaları eskiden beri İzlanda'da yapılmaktaydı. Bu çalışmaların sebebi, yılın 330 - 340 günü bu ülkede evlerin ısıtılması zarureti idi.
20. yüzyılın başlarında, bu tabiî su kaynakları tarımda kullanılmaya başlandı.
1925 yılından itibaren bu kaynaklara yapılan sondajlardan sonra, kaynaklardaki ısı enerjisinden istifade edilebileceği düşünüldü. Reykjavik'te yapılan ilk sondajlarda, saniyede 14 litre olmak üzere 87 °C sıcaklıkta su elde edildi. Bu su, 3 km. uzunluğunda borularla, 70 evi, iki yüzme havuzunu ve bir okulu olan "mahalleyi" ısıtmak için yeterli geldi.
Tecrübe başarıyla neticelenince, 1933'te aynı kaynaktan 18 km. uzakta saniyede 200 lt. olmak üzere 86 °C sıcaklıkta yeni bir kaynak bulundu. Kaynak çevresinde 30.000 kişinin oturduğu 2300 binayı ısıtmada kullanılmak üzere 1939'da yeni bir tesis kuruldu. Bu tesisten 44 yıldır Reykir bölgesine hiç aksamadan sıcak su temin edilmektedir. Bu süre içinde, hiçbir azalma ve düşüş görülmeden kaynakdan 350 milyon metreküp su elde edilmiştir.

1958'ten sonra yapılan incelemelerde yine Reykjavik bölgesi sınırları İçinde 700 ile 2200 metreye inen sondajlarda saniyede 300 litre olmak üzere 128 °C sıcaklıkta su bulunmuştur.
Bu yeni enerji kaynağı ile, 72.000 kişinin oturduğu 8700 bina, aynı şehrin tabiî sıcak su kaynaklarıyla ısınan binaları arasına katılmıştır.
İzlanda'nın güneyinde 2200 nüfuslu Selfoss kasabası da 1948'den beri aynı yolla ısıtılmaktadır.
İzlanda'nın güneyinde bulunan Hvaregerdi kasabası ise 820 nüfusludur ve ılıcalarında 140 hasta aynı anda kalabilmektedir.
Ayrıca, bu bölge ülkenin en büyük turfanda meyva ve sebze yetiştirme merkezidir. Kasabanın bütün evleri ısıtma şebekesine bağlıdır ve bu şebeke 1953'ten beri, 30.000 metre karelik yeri ısıtmaktadır.
Bütün bu çalışmalar neticesinde, 1969 yılı sonunda İzlanda'nın bütün nüfusunun % 40'ı bu kaynaklar sayesinde ısıtılan evlerde yaşıyordu.
Yılın 330 - 340 günü ısı enerjisine ihtiyacı olan ve bunun yanında çok zayıf ve sınırlı kömür rezervine sahip bulunan İzlanda'nın, hususiyetle sıcak su kaynakları ve gayzer'lerle donatılıp insan'ların hizmetine sunulması bütün bir Dünya'yı içine alan alabildiğine geniş bir şefkat (merhamet) elinin bulunduğunu ister istemez insana açıkça göstermektedir. Dünya'nın pek çok bölgesinde buna benzer lütuflara rastlanmaktadır.

Volkanik bir bölgeden böyle istifadeye hazır nimetlerin saçılması insanı hayret ve muhabbet içinde şükran hisleriyle doldurur.
Abdullah Günhan
Kaynak:"Geothermal Energy" Svcının S. Eınarsson