Temmuz 1990 · s. 258 · 1 dakikalık okuma
Yengecin Gözündeki Mercek

Kâinatın sahibi, canlılarda gösterdiği eşsiz sanat, sayısız güzellikler ve sonsuz bîr ilim sahibi olduğunu bütün düşünenlerin nazarına sergilemiştir. Böylece insanoğlu, Yaratıcı'nın sanatındaki incelikleri ve plânı kendi hayatında ve teknolojinin geliştirilmesinde bir model olarak tatbik etme İmkânına sahip olmuştur. Uçak, denizaltı, radar gibi birçok teknolojik buluş, nasıl kuş, balık, yarasa gibi canlılardaki sanat ve mimari güzelliğin plânlarının tatbik edilmesiyle ortaya konulmuşla, görme bozukluğuna maruz kalanlar için de yeni bir ümit yine bir hayvan gözünden ilham alınarak insanlığın hizmetine sunulmaya hazırlanmaktadır.
Carnegie-Mellon Üniversitesi biyologları, Akdeniz'in 350 metre derinliklerindeki karanlık sularda yaşayan, dünyadaki yegane " çift-mercekli göz sistemi"ne sahib olan Copillia yengecinin gözlerindeki çok değişik bir sistemin, yakında çok bozuk gözlü olanların bile imdadına koşabilecek bir mükemmelliğe sahip olduğunu keşfettiler.
Jeorem J. Wolken, dişi Copillia'ların deniz dibinin karanlığında, sahib oldukları bu optik sistem sayesinde rahatlıkla görebildiklerini, erkek Copillia'ların ise görme kabiliyetlerinin olmadığını söylüyor. Wolken, bu yengeç türünün hârika görme sisteminden istifade ederek bir optik modelin temeleni attı. Bu model ön sathı normal büyütme merceğinden arka sathı ise mevcut olan bütün ışığın yakalanıp bir noktada toplanmasını sağlayan balık gözüne benzeyen yuvarlaklaştırılmış bir yapıdan meydana gelmektedir.
Uzun süre gözyapı ve sistemlerini inceleyen biyolog, henüz deneme safhasında olan bu tür merceklerin daha fazla klinik teste ihtiyacı bulunduğunu ve bu güne kadar yapılmış olanların da ümit verici olduğunu belirtiyor. Wolken, bu merceklerin gelişmesi ile yapılabilecek senkronik merceklelerin, TV ve benzeri cihazlardaki optik tarayıcılarda,mikro cerrahideki yüksek hassasiyetli kameralarda, güneş kollektörlerinde ve her türlü araçta kullanılabileceğini söylemektedir..