Şubat 1991 · s. 22 · 2 dakikalık okuma
Yatay Sondaj Tekniği
Nevzat Bayhan · Jeo. Yük. Müh · Jeoloji

İnsanoğlu, karşılaştığı engeller sayesinde teknolojiyi geliştirmiş, sıkıştığında yeni fikirler ortaya atmış, varmak istediği hedefe daha kolay ulaşmanın yollarını araştırmış, böylece gelecek nesillere daha yükseklere erişebilmeleri için bir basamak oluşturmuştur.
Semavî fermanların doğruluğunu ve aydınlatıcılığını anlamış gerçek bilim adamları ise, Yüce Beyân'ın yol gösterici işaretlerini devamlı kafa-kalb bütünlüğü içinde dercederek mesafe katetmenin hızma ve ulviliğine erişmişlerdir. Çünkü onlar Hz. Musa'nın kıssasını, Hz. Süleyman'ın âlimlerle sohbetini masal niyetine dinlememiş, her sözü binlerce hedefe ışık tutan bu kaynağı ilim ve hikmet kulağı ile yoğurarak almışlardır. Hz. Musa'nın âsâsını taşlara vurarak suyu bulup çıkarması yeraltı kaynaklarına ulaşmanın bir vasıta ile mümkün olacağını onların nazarlarına veriyordu.
Böylece yeraltı artık muamma olmaktan kurtuluyor, nimetlerini insanlığın hizmetine cömertçe sunarken fıtrî vazifesini de icra ediyordu. Endüstrinin hammaddesi genellikle buradan çıkarılıyor, siyah-sarı altın oradan almıyor, içinde oturduğumuz meskenlerin ayakta durması yeraltı zenginliği sayesinde mümkün oluyordu.
İşte şu anda teferruata girmemek için saymadığımız binlerce mineral, maden ve sıvının, yataklarında tembelce uyurken silkinip insanlığın emrine koşmaları da sondajla sağlanıyordu.
Daha önceleri iptidai bir şekilde uygulanan bu sistem, gün geçtikçe akıl nimeti sayesinde dev adımlarla gelişmekte, yeraltındaki dünya biraz daha aydınlanmaktadır.
Belirli ön çatışmalardan sonra gereken yere kule kurularak alttaki birime ulaşmak için dikine sondaj yapılması herkesçe bilinen bir husustur. Ancak yeraltında tesbit ettiğiniz, zenginliğin üst tarafında bir yerleşme yeri söz konusuysa veya maliyetini astronomik bir fiyata yükseltecek jeolojik, jeomorfolojik ve sosyolojik engeller varsa ne yaparsınız, bu hazineden vaz mı geçersiniz?
Herkesin cevabı yakın zamanlara kadar “EVET” şeklindeydi. Fakat günümüzde artık YATAY SONDAJ TEKNİĞİ buna “HAYIR” diyerek işe koyulmuştur. Çünkü bu sistem istenen derinlikten sonra istendiği kadar herhangi bir tarafa yatay ve eğik olarak ilerleyebilen bir dizayna sahiptir. Bilhassa mercekler şeklindeki birbirine çok yakın petrol yataklarına ek bir harcamaya gerek kalmadan bu sistemle ulaşılmaktadır.
Sistem kısaca şu şekilde işlemektedir: Yaklaşık 14–15 km.ye kadar olan derinliklere gönderilmiş özel alaşımlı sondaj borusu, sondajın yönünde bir sapma düşünülüyorsa, yüzeye çekilerek uç kısmına bir eğim verilir veya bu kabiliyeti sağlayacak olan bir dirsek takılır. İstenen derinliğe gönderildikten sonra elektronik bir kumanda sistemiyle boruya gereken yön ve açı verilerek bütün hareketleri isteğe bağlı olarak kontrol edilir.
Yaratıcı, insanları araştırmaya, düşünmeğe ve incelemeye yönelterek tembellikten kurtarmak için nimetlerinin bir kısmını yerin derinliklerinde depolamıştır. Bu hazinelere de ancak inananın bir vasfı olan çalışkanlık, dürüstlük ve azim yol gösterecektir. Bunları şu anda başkaları yaptıkları için yatay sondaj tekniğinin altında da maalesef bir tanıdık imzaya rastlayamıyoruz. Gelişmelere imza atmak ise inanmış insanın vasıflarını üzerinde toplayarak hakkını vermesiyle, devletin de imkân sağlayarak insanı kabiliyetine göre istihdam etmesiyle mümkün olacaktır.