Şubat 1991 · s. 23 · 1 dakikalık okuma
Eski Günler
ESKİ GÜNLER
Hep eski yamaçlarda yeni güller,
Arayıp durmuştun bir ömür boyu..
Çiçeklerde geçmiş günlerin bûyu,
Geçmişten renkleri, geçmişten suyu,
Bekledin gelir diye mavi dünler...
Mecnûn gibi hep bir âhû peşinde,
Çölden çöle dolaştın tâ doğuşundan,
Çıkmadı asla hayâlinden cânân;
Hayatın bir nişan, ölümün bin şân,
Varları atıp yoku seçişinde...
Sessizdi ruhun derinliklerinde,
Hayalindeki o yeşil dünyâlar
Ümitle tebessüm eden verâlar,
İdealini haykıran sadâlar,
Hâlâ uğultu var akislerinde...
Sen coşkun, mevsim de müsaitti,
Çiçek koklamak için her bucakta..
Ve ak horoz ötüyordu şafakta,
Yankılandı nağmesi her dudakta,
Gökler bu armoniye müşahitti...
Bilmedin hayatta baharı-güzü,
Zevk u safa bir yanda sen bir yanda,
Herkes serâzâd olduğu zamanda,
Âdeta esir yaşadın bu cihanda,
Gece gibi geçirmiştin gündüzü...