Sızıntı Arşivi

Haziran 1991 · s. 219 · 8 dakikalık okuma

Uyuşturucu Ağları ve Çıkış Yolları

M. Karlıdağ · Sosyoloji

Müptelâlık, Dünya Sağlık Teşkilâtı tarafından, uyuşturucuların tekrar tekrar alınma durumu olarak tarif edilmiştir. İptilâ yapıcı uyuşturucular tabiî ve sentetik olmak üzere ikiye ayrılır. İnsanlık tarihi kadar eski olan tabiî uyuşturucular bitkilerden elde edilmekte olup, aynı zamanda tıbbî ve şifalı tarafları da vardır. Ancak bu tip bitkiler iki tarafı keskin kılıç gibidir. Sû-i istimal edildiği takdirde müptelâlık özelliği taşımakta ve nesilleri yok edici bir vasıf kazanmaktadır. Günümüzde çoğu insanlar tarafından gerçeklerden kaçma amacıyla kullanılan uyuşturucular, ilkel toplumlarda ancak kültürlerinin bir parçası olarak törenlerinde kullanılırdı.

Dünya bugün, nükleer savaştan sonra, ikinci sırayı teşkil eden büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Günümüzde politikacıları, bilim adamlarını çaresiz bırakan bu düşman, bütün dünyayı pençeleri arasına almış olan uyuşturucu bağımlılığıdır.

Stern dergisine göre dünyada büyük çoğunluğu gençler olmak üzere 50 milyon kişi uyuşturucu müptelasıdır ve giderek uyuşturucu bataklığında boğulmaktadır. ABD'li yetkililer tarafından bildirildiğine göre: ABD'lerinde Kokain kullananların sayısı 22 milyon civarındadır. Her yıl sadece kokain maddesi için 20-25 milyar dolar civarında ödeme yapılmaktadır. 1988 yılı, Amerikalı doktorların kayıtlarına göre, 42.000 kokain vakası tesbit edilmiş ve bir çok kişi hayatını bu müptelalığın sonucu kaybetmiştir. Buradaki rakamlara diğer uyuşturucu maddelerinin (alkol, sigara esrar, eroin, Isd, sentetik uyuşturucular} dahil olmadığı göz önünde bulundurulduğunda tehlikenin sınırlarının çok vahim olduğu ortaya çıkmaktadır. Durumun vehametinin şuuruna varan ABD'li yetkililer 10 yıldır uyuşturucu maddelere karşı çetin bir mücadeleye girişmiştir. 1989 yılında ise ülkeyi tehdit eden unsurlar arasında kokaini birinci sıraya yerleştirmişlerdir.

Uyuşturucu maddeler ABD'den sonra Avrupa’yı da tesiri altına almayı başlamıştır. Bu tehlike her geçen gün büyümekte ve daha fazla gençleri tuzağına düşürmektedir. Prof. Ziyalar; "6,5 milyon nüfuslu İsveç'i 2,5 milyon insan çalışarak geçindirmektedir, geri kalan 4 milyon ise alkoliktir ve çalışamayacak durumdadır" der. Federal Almanya'da ise 80.000 civarında eroin ve kokain müptelası bulunmakta ve her yıl ortalama 4 milyar mark gibi büyük bir meblağ uyuşturucu tacirlerinin cebine akmaktadır. Bu maddelere bağlı olarak her yıl 90.000 kişi hayatını kaybetmekte ve kamu zararı sadece alkol ve uyuşturucu maddelerinden dolayı 18 milyar markın üzerindedir.

Dünyayı saran bu uyuşturucu tehlikesine karşı 1990 yılında 100 ülkenin temsilcileri en kesin çözümün ağır cezalar olduğunda hem fikir olmuşlardır. Uyuşturucu maddelerine karşı alınan bu tedbirlerin ne kadar başarılı olacağı ise ayrıca düşündürücüdür. Çünkü zamanında ABD tarafından içki yasağı ile alâkalı ağır cezalar sadece on yıl yürürlükte kalmıştır. Dünyayı kıskacı arasına alan uyuşturucu maddelerine karşı alınacak tedbirlerin başında bu maddeleri iyi tanıma gelir. Bugün revaçta bulunan başlıca uyuşturucu maddeler hakkında aşağıda kısaca malumat verilmiştir.

KOKAİN

Binlerce yıl yüksek boylu coca ağacının ABD tarafından uyuşturucu özelliğinden faydalanıldığı bilinmektedir. Ancak, kokain maddesi ilk olarak Alman kimyager Niemann tarafından 1860 yılında koka yapraklarından izole edilmiştir. "Uyuşturucuların şampanyası" olarak kabul edilen keyif maddesi kokain, insan beyninin "mükafatlandırma sistemine" tesir eden maddelerin başında gelmektedir. Ruhî müptelalık yapmaktadır. Kokain vücud ısısını yükseltme, enerji verme, ağrı kesici, açlık ve susuzluğu giderici özellikler taşımasına rağmen sinir sistemini bir daha iyileşmeyecek şekilde hasara uğratmakta ve organizmanın fizik gücünü yavaş yavaş yok etmektedir.

Kokain alışkanlığının ilk kötü sonucu, burun mukozasının harab olmasıdır. Yüksek dozda ve sürekli olarak kokain kullananlarda zehirleyici maddeler ile kalb, akciğer ve karaciğerde ciddi rahatsızlıklar meydana gelir. Migrenler, mide bulantıları, bazen sara nöbetleri halini alan titremeler ve bu nöbetler sırasında ölüme kadar varan bayılmalar görülür. Kokain, boynun ait tarafındaki nefes alma hareketlerini düzenleyen merkezi de tesiri altına alır ve kısa süre içinde ölüme sebeb olur. Bilhassa eroinle birlikte kullanıldığında büyük ölçüde ölümlere yol açar. Cola meşrubatına 1905 yılından itibaren kokain ihtiva eden Coca maddesi eklendiği bilinmektedir.

NARKOTİKLER

Afyon, morfin, hidromorfin, eroin, kodein gibi uyuşturucu maddeler narkotikler olarak haşhaş bitkisinden elde edilmektedir. Çiçek kapsülünün çizilmesi ile elde edilen ve 1 kg. saf afyon için 20.000 kapsüle ihtiyaç duyulan afyon sütü 25 den fazla alkoloid ihtiva etmektedir. Bunlardan en önemlisi olan morfin alkoloidi ağrı kesici ve uyuşturucu olarak da kullanılmaktadır. Morfin, şiddetli ağrıları olan hastalara doktor kontrolünde ağrı kesici olarak verilir. Eroin ise morfinin ikinci bir ameliyeden geçirilmesiyle elde edilir. Tıbbî maksatla kesinlikle kullanılmaz. Elde edilişi de gayri kanunidir. Eroin bütün narkotik su-i istimallerin % 90'nını oluşturur. Çok kısa zamanda ve çok az miktarları bir defa kullananlarda bile bağımlılık yapabildiği otoriterlerce ifade edilen bir hakikattir. Bir defa iptila teşekkül ettikten sonra, şahsın kendisini o alışkanlıktan kurtarması hemen hemen imkânsız gibidir. Neticede fazla uzun olmayan bir müddet içerisinde, bu şahıs aldığı ekstra bir doz sebebi ile ya bir tavan arasında, ya bir park köşesinde veya bir tuvalet kenarında ölü olarak bulunacaktır.

ESRAR

Batıda, bu madde daha çok marijuana olarak bilinir; hint keneviri bitkisinden elde edilir.Bu madde alkollü içkilerden sonra bütün dünyaya yayılmış ikinci keyif maddesidir. Esrar kullanıldıktan sonra kişi rahatlar ve kendinden geçer. Keyif süresinin bitimiyle depresyon ve korku halleri ortaya çıkar. Bu maddenin kullanılmasıyla zamanın yavaşladığı hissi, renklerin, kokuların, seslerin kesifleşmesi durumu ortaya çıkar.

ABD'li gençler arasında kullanılan bu madde de kısa zamanda iptila yapmakta, onu kullanan şahısta bilhassa saldırganlık hislerinin açığa çıkmasına sebep olmaktadır. Meselâ ABD narkotik büro dosyalarında, marijuana'nın tesiri altında işlenmiş olan çok cinayet kayıtları vardır. Hiç bir tıbbî maksatla kullanışı olmayan esrar, kullanan şahsı deliliğe, hatta ölümle sonuçlanacak kötü bir âkıbete doğru hızla götürür.

LSD

Buğdaya musallat olan bir mantardan elde edilir. LSD'nin kâşifi İsviçreli Albert Hofmann, bu maddeyi kullandıktan sonra kendisini Aztekli kurban rahibi olarak görmüştür. Bu, öylesine müessir bir madde olarak tarif edilmektedir ki, LSD'nin çok cüz'î mikroskobik miktarları dahi şahsı adetâ dönüşü olmayan bir yolculuğa gönderebilmektedir .Yapılan tecrübeler LSD'nin çok ufak dozlarının bile kullanan şahısların kromozomlarında genetik programla alâkalı tahribat yaptığını göstermiştir. Bilhassa hamilelik esnasında, annenin LSD kullanması halinde, doğan bebeklerde ağır tahribatlar görülmektedir.

Şimdi de uyuşturucu ve müptelalık yapıcı diğer tür bitkilerden en önemlilerine bir göz atalım:

KUAT

En çok Afrika’nın kuzey doğusunda ve Yemen'de, nemli ılıman iklimde yetişmekte olan kuat ağacın (Catha Edulis) yapraklan 40'tan fazla alkoloidi ihtiva etmektedir, bunlardan en önemlisi Cathin alkoloididir. Kuat bitkisi Yemenlilerin gündelik hayatlarının önemli bir parçasını oluşturur. Zihni açma, açlığı ve yorgunluğu giderme tesiri ile birlikte, kullanılmasından bir iki saat sonra keyif hali depresyonla sona ermektedir.

DENİZ ÜZÜMÜ

Çalı bitkisi olan deniz üzümünün(Ephedra vulgaris) dominant maddesi olan Ephadrin alkoloidi beyni uyarır. (Güçlü sentetik uyarıcı Amphetamin gibi ) Bu bitki 5000 yıl önce, Çinliler tarafından astıma karşı kullanılmakta idi, günümüzde ise hâlen Ephedrin astımına, kronik bronşite ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına karşı ilaç olarak kullanılmaktadır.

TATULA

Yapraklan ve sapları Scoplamin, Hyoscyamin ve Atropin gibi çok zengin alkoloidler ihtiva etmektedir. Tatula bitkisi Antikçağdan beri Avrupa’da uyuşturucu olarak kullanılmış ve orta çağda büyü iksirlerine karıştırılmıştır. Daha sonraları bitkinin bu özelliği at tüccarları tarafından kullanılmıştır. Tüccarlar ellerindeki cansız ve uyuz atların ağızlarına tatula yapraklarından koyarak canlı olmasını sağlamakta idiler, günümüzde ise spazmları çözücü Astım nöbetlerinde acıyı dindirici olarak ilaçlarda kullanılmaktadır. Yapraklan müstakil olarak veya adaçayı ile karıştırılarak içilir. Boğmacada, siyatikte hemeroidlerde, yanıklarda, bazen şiddetli ülser sancılarında da acıyı dindirmek amacıyla kullanıldığı olur. İdrar tutamama durumlarında da etkilidir. Bunun yanısıra göz bebeğinin aşırı derecede büyümesi, susuzluğun artması, gırtlağın kuruması, yutma zorluğu ve uykusuzluğa sebeb olur. Doz artırıldığında baş dönmelerine, bayılmalara, çarpıntıya, şiddetli sayıklamalara, kızıl hastalığında olduğu gibi hayal görmelere sebep olur. Yüksek dozda ise öldürücü olmaktadır. Uzun süreli kullanıldığında kuvvetten düşme, baygınlık, hızlı çarpıntı ve sayıklamalara yol açar, bunları daha sonra ölüm izler.

SİNEK MANTARI

Dominant maddeleri Muscarin, Ibotenasiti, muscimol, museazondur. Muscinol uyuşturucu tesire sahiptir. Bu maddeler zaman ve mekanı kesifleştirir, konuşma ve düşünme melekesini zayıflatır. Tesirini yarım ya da bir saat içinde gösterir ve keyif durumu uzuvların titremesi ve gerilmesiyle sona erer. Fizyolojik olarak uyuklama, şuur kaybı, inbisat, sıklet ve renkli hayaller görme durumu ortaya çıkar. Bu bitkiyi kullanan kişi, su birikintisini göl, bir dalı ise büyük bir engel gibi idrak eder.

PEYOTE KAKTÜSÜ

"Lophophora Williamsi" olarak bilinmektedir ve Meksika ile ABD'nin güneyinde yetişmektedir. Dominant maddesi MESKALIN alkoloididir. Bu bitki yerliler tarafından dini törenlerde toprak üstünde kalan kısmı kesilip kurutulduktan sonra yeme şeklinde kullanılmaktadır. Başlangıçta şiddetli bir mide bulantısı yapar ve zehir gibi acımsı tadı, kaktüsün yenmesini zorlaştırmaktadır.

BANOTU

Yapışkan tüylü ve fena kokulu bu bitki (Hyoscyamus niger) Avrasya’da yetişmektedir. Eski Mısırlılar, Romalılar ve Yunanlılar bu bitkiyi büyü iksirlerine karıştırmışlardır. Patlıcangiller grubuna dahil olan Banotu Scopolamin, Atropen, ve Hyoscyamin alkoloidlerini ihtiva etmekte, beyinde tazyik oluşturmaya, nesneleri bulanık ve yanlış algılamaya sebep olmaktadır. Aynı zamanda tat ve koku halüsinasyonlarına da yol açmaktadır. Banotu ağrı kesici ve uyuşturucu özelliği de taşımaktadır.

Geniş kitleler tarafından kullanılmakta olan ve kolay kolay terk edilemeyen sigaranın dahi tesirleri artık herkesçe malumdur. Sigara müptelası kimselerin çocukları üzerinde de fizikî ve zihnî olumsuzlukların ortaya çıktığı göz önüne alındığında, yukarıda sözü edilen uyuşturucu maddelerin fert ve toplum üzerindeki tahrip derecesinin daha şiddetli olduğu görülür. Bağımlılık derecesinde alınan sakinleştiricilerin bile çocuklar üzerindeki kalıcı tesirleri dikkat çekici seviyededir. Nefes darlığı, sinir sisteminin zayıflaması, düşük vücut ısısı gibi etkilerinin yanı sıra emme refleksinin zayıflaması, düşük vücut ısısı gibi etkilerinin yanı sıra yüksek kan basıncı, titreme, ishal ve kusma, aşırı hassasiyet gibi ağır vakalar dahi uyuşturucu müptelalılarının çocuklarında sıkça rastlanan durumlardır. Eroin ve kokain müptelası anne-babanın çocukları ise erken ve düşük kiloda doğmalarının yanı sıra uyku rahatsızlıkları, korkulu ve acı bağırma, kalp çarpıntısı, ateş, titreme, kilo verme, denge bozukluğu ve hatta beyinde ve ince bağırsaklarda damar tıkanıklıkları ve ölüm gibi ağır vakalarla karşı karşıyadır.

Uyuşturucu müptelalığının başlangıcı sinir hücrelerinin uyarılması ile ortaya çıkan hazlar dert ve sıkıntıları unutmaktır. Daha ileriki safhalarda ise titreme, korkma, uykusuzluk ve ağrı halleri ortaya çıkmaktadır. Fert bu sendromlardan kurtulmak için tekrar bu maddelere yönelmekte ve bu suretle de dozaj gittikçe artmakta, bir devr-i daim halinde, ferdi delirmeye ve zayıf düşürerek ölümüne yol açan şeytan çemberi kurulmuş olmaktadır.

Günümüzde bütün teknikleri ve programları ile insanları uyuşturuculardan uzak tutmaya çalışan batı, bu konuda muvaffak olamadığını itiraf etme noktasındadır. Çünkü yanlış hayat tarzı sebebiyle hastalık bünyeyi sarmıştır ve bu hastalık için uygulanan reçete de yanlıştır. Arnold Toynbe "Dünya ve Batı" adlı eserinde günümüz medeniyetinin iki kanseri olan ırkçılık ve uyuşturuculara karşı tek çözümün İslâmiyet olduğunu ısrarla belirtmektedir. Prof. Hirsch ise "münevver Amerika'nın (!) on sene bile uzatmaya muvaffak olamadığı büyük cemiyet hizmetini İslâmiyet asırlarca yapmış ve bu büyük beladan nesilleri muhafaza etmesini bilmiştir" diyerek uyuşturucu müptelalığının ağır cezalarla değil, ancak İslâmiyetin cihan şümul düsturları ile önlenebileceği gerçeğini tekrarlamış olmaktadır.