Temmuz 1995 · s. 280 · 2 dakikalık okuma
tarih Perspektifi

OSMANLI’NIN GÜÇ KAYNAĞI
Bir Avrupalı elçinin Macaristan ovalarında Osmanlı Ordusu’nun haşyetle cuma namazını kılmasını seyrettikten sonra hayretler içinde kalıp: “Muntazam saflar halinde dizilen 50 bin kişi, imamın bir nidası ile el bağlıyor ve durup bir tek vücut haline geliyorlar. Sonra yine bir tek nida ile 50 bin kişi birden Allah’ın huzurunda secdeye kapanıyorlar. Böyle dev bir kitle karşısında perişan Hristiyan orduları nasıl tutunabilir?” diye düşüncelerini ifade ettiğini...
MOLLA HÜSREV VE İLME HÜRMET 
Yedinci Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmed’in “Zamanın Ebu Hanifesi” diye vasıflandırdığı devrin büyük âlimi ve hocası Molla Hüsrev’in medresesine ders vermeye giderken talebeleri tarafından her sabah büyük bir hürmet içinde merasimle menzilinden alınıp ders bittikten sonra aynı şekilde merasimle evine götürüldüğünü...
MURAT HUDAVERDİGÂR’IN İSTİĞNASI
Rumeli’ne geçmeden önce Rum İmparatoru Yuanis Paleologos’un kızıyla evlenen Murat Hüdavendigâr’ın düğününde kendisine Evrenos Bey tarafından, ellerindeki tepsilerde altın ve gümüş eşyalar bulunan yüz köle asker ve yüz cariye hediye edildiğini...
Padişahın bu hediyelerin tamamını Mısır sultanına gönderdiğini ve ondan karşılık olarak gelenleri de Evrenos Bey’e verip hediyelerden kendi nefsine hiçbir şey almayıp zâhidâne bir hayatı tercih ettiğini...
DÜNYA UYUŞTURUCU TİCARETİ
Dünya uyuşturucu pazarında elde edilen kârların korkunç boyutlara ulaşmasının bu alanda faaliyet gösterenleri bütün insanî değerleri bir yana bırakacak kadar gözü kara kişiler haline getirdiğini...
Uzak Doğulu kaçakçıların 300 DM ödedikleri ham afyonun, işlenip 1 kg eroin halinde tüketicinin eline ulaştığında satış değerinin 1 milyon DM’ı bulduğunu...
Dünyanın en büyük ticaret dallarından biri haline gelen bu illegal uyuşturucu sanayisinin yıllık gelirinin 500 milyar dolara ulaştığını...
D’İSRAELİ’NİN TÜRK SEVGİSİ (!)
“Türklerle yakın münasebetler içinde olmamız şarttır” düşüncesini taşıdığı için İngiltere Başbakanı D’israeli’yi, Avam Kamarası’nda Türklere yakın olmakla suçladıklarını... D’israeli’nin yıllar sonra hatıralarında bu suçlamalara cevap sadedinde: “Türklere düşman olmak demek onları başkalarının kollarına bırakmak ve bu zengin imparatorluğun toprak altı ve üstü servetlerini yine bizden olmayanlara teslim etmek anlamına gelir” diye yazdığını...
BİLİYOR MUYDUNUZ?