Temmuz 1990 · s. 282 · 4 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

DOSTLAR İÇİNDEN...
Zaman ser âb, zaman rüya
Günler geceler ve yine zaman
Sanki bir Nü olmuş, süzülür akar.
Ve zamanın bittiği o ân
Dalar gözlerim, başka âlemlere dalar.
Karşımda bir resim, mahzun bir çehre
Serin bir selâm taşır gönlüme maziden
Selâm dostlardan gelirmiş hep
Sensin en güzel dost bana dostlar içinden...
Ey güzel dost!...
Ne de iyisin, ne güzelsin, bilir misin?
Dağlar gibi yüce,
Ummanlar kadar engin
Bir sevgin var kalbimde
Sessiz ve serin ikliminden yalnızlığın
Koşar gelirim sana hep uçarcasına
Sümbül baharların sarar (üfül üful) ruhumu
Girince o senin güller diyarına.
Osman Arif Serveroğlu / İZMÎR
Şiiriniz ve mektubunuz bizi çok sevindirdi. Güzel şiirler yazan güzel şâir. Mektubunuzda bize gönderdiğiniz şiirin aylar sonra yayımlandığını yazıyorsunuz. Haklısınız. Fakat Sizden Gelenler'e o kadar çok şiir gönderiliyor ki, bütün bunları hemen, inceleyip yayımlamak mümkün olmuyor. Bir sıraya koymak zorunda kalıyoruz. O zaman da gecikmiş oluyor. “Bence herkes şiir yazabilmeli” diyorsunuz. Bu mümkün değil güzel dost. Herkes istese de, şiir yazamaz, yazsa da, yazdıkları şiir olmaz. Bir kişinin şiir okuması, okuyunca ondan zevk alması ise bambaşka bir olay. Fakat inanın bu bile her insan için çok zor bir şey. Sizinle tanışmak, görüşmek, şiiriniz üzerine konuşmak isteriz. Şiirde başarılı olduğunuza ve olacağınıza inanıyoruz. Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
MAHZUNLAR
Onlar hep başı önde
Boynu bükük yaşarlar,
Izdıraptan,
Çileden,
Ve yaşamaktan
Mahzundur onlar.
Onların hatırına doğar güneş
Parıldar yıldızlar
Ve onlar doğan
Güneşten de
Yıldızdan da mahzundurlar.
N. Yurdakul / ANKARA
İlk şiir denemelerinizden olduğu anlaşılıyor. Ama ümit verici olduğunu söyliyebiliriz. Muhteva olarak güzel. Fakat şiiri şiir yapan sesi yakalamanız, ahengi sağlamanız gerek. Unutmayın ki, bir şiir kuğunun son şarkısı kadar güzel kelimelerle ve onların harikulade bir şekilde sıralanmasıyla meydana gelir. Bunun için gayretle, sabırla çalışmanız gerekir. Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
DUA
Yükselir semaya doğru ellerim,
Mavi gecelerin seher vaktinde.
Hakk'a kanat açar hep emellerim,
Mavi gecelerin seher vaktinde.
Kaybolur kederim, kaybolur ahım,
Gözümden yaş olur akar, günahım,
Mavi gecelerin seher vaktinde.
Bakışlarım yanar yanar,
Parlarken semada bir ilâhi nur,
Gönlüm dile gelir, gönlüm konuşur,
Mavi gecelerin seher vaktinde.
Zafer Keskin / İSTANBUL
Şiire yeni başladığınız anlaşılıyor. Bu sebeple şiiriniz estetik açıdan biraz zayıf. Fakat yer yer başarılı olduğunuz mısralar var. Mesela üçüncü mısranızın ümit verici olduğunu söyliyebiliriz. Unutmayın ki şiir duyguların kelimeleşmesidir. Ama bu kelimeler, yan yana gelen, alelade bir şekilde sıralanan kelimeler değildir. Yine şiir, nesir değil, nesir cümlelerinin mısralara dökülmesi değildir. Şiir, kelimelerin musikî haline gelmesi, nağmeleşmesidir. Bunu başaramıyan kimseler şâir olamaz. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
ÜMİT
Zaman azgın canavar içti kanımdan içti...
Kararan güne inat; solgun benzim gülleşti,
Yapmacık baharlarki, gönlüm hepsinden
geçti.
Gözlerim ufuklarda yine ümit yetiştit
Ufkumda parıltılar dalga dalga birleşti.
Dalgalanan düşlerim bu gün piramidleşti.
A. Gündüz Özbey / İZMİR
Şiirinizin gelecek vadettiğini soyliyebiliriz. Fakat daha dikkatli çalışmanız gerektiğine inanıyoruz. Meselâ şiirinizin üçüncü mısraı bize bir hayli zayıf geldi. Şiirde basit, alâlâde cümlelerden kaçınmak çok önemlidir. Ayrıca son mısrada “dalgalanan düşlerin” arasında piramit ne arıyor? O güzelim kelimelerle kurulan mısra, piramitleşme ile bütün güzelliğini kaybediyor. Bu bir tek kelime, mısraa bütün tatlılığını kaybettiriyor. Unutmayın ki, şâir, kelimeleri bir kuyumcu titizliği ile seçen, onu mısraa en güzel şekilde yerleştiren insandır. Şâiri, diğer insanlardan ayıran en büyük özelliklerinden biri, belki de birincisi budur. Yeni çalışmalarınızda başarılar diliyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
SÖĞÜTTEKİ RUH
Açtı ellerini, yumdu gözünü,
Ma'buduna duâ duâ yalvardı.
Bir daha yenilerken sözünü,
O ulvi heyecan ruhunu sardı.
Bu dünyayı istemem deyip,
Şehidlik diledi bir gece boyu.
Şühedây-ı Uhud'u o gece sayıp,
Hep şehidlik dedi, daha da koyu.
Şehidliğe susamış gözü pek yiğit,
Şimdi bırak onu, yaşamak gerek.
Bilsenki; gözümde tüllendi Söğüt,
SÖĞÜT'deki RUHU taşımak gerek.
Halid Atlı / ANKARA
Şiiriniz bizi Sızıntı başyazarının “Söğüdün Bağrındaki Diriliş” isimli makalesine götürdü. Sanki o yazının özüne ermişcesine yazmışsınız şiiri. Tabii önce duyup hissetmişsiniz. Evet dileğiniz her an şehid olma ruhuyla vatana, millete hizmet etmek. Bu dilek bir anda vurulup ölmekten çok üstündür. Her an şehadet şerbetinin tadı dudaklarda olarak bir ömür yaşamak ne ulvi, ne yücedir. Fakat şiirinizdeki üslup tam olgunlaşmamış. Bunun için çok okuyup çok çalışma yapmalısınız şiir üzerinde. Yeni çalışmalarınız hakkında yapılan eleştiriler istikametinde şiirinize yön vermelisiniz. Saygı ve selâmlar sunarız.
NUR ADAM
Arkada kalanlar kalsın arkadaş,
Bir küheylan gibi uçmana bak sen.
Dümdüz olacak dere—tepe, dağ—taş,
Taşıdığın nuru saçmana bak sen.
Kalbindeki mi nur elindeki mi?
Her sözün bir ilâç dilindeki mi?
Mızrabının kırık telindeki mi?
Yarışta arayı açmana bak sen.
Abdullah Candan / İZMİT
Şiirinizin iki kıtasını yayınlayabildik. Sık sık tekrarladığınız bir söz var; duyguları alışılmış kuralların dar çerçevesinden kurtarmak. Kaleminiz, kalbinizin titreştiği Ölçüde ve genişlikte oynasın. Her kalbin meyvesi kendine hastır. Bunu harcıâlem servis usulleriyle nazarlara sunmak sanırım hislerinize kıymaktır. Sizce de Öyle değil mi? Başarılar diliyor, yeni çalışmalarınızı bekliyoruz, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler.
KOCATEPE'DE BİR SABAH
Bugünün fecri doğarken nur gönderir ebede,
Başka bir coşku yaşanmakta bugün Kocatepe'de.
Bir ruhi şahlanışın göklere uzanmasıdır o,
Ceddimin simgesi, nesli cedidin aynasıdır o.
Başka bir şekli budur Hakk'a giden haklı yolun,
Ruy-i zemin sarsılıyor sanki, nedir esbabı bunun?.
Bilemem belki o “lebbeyk” diyen tüm şebabın,
Belki bir ânı huzur tatmaya şevk-ü şitabın.