Sızıntı Arşivi

Aralık 1989 · s. 36 · 5 dakikalık okuma

Sizden Gelenler

Sızıntı · Edebiyat

SABAH VE ÇİÇEKLER

Tertemiz sabah havası

Hava ne kadar berrak

Önümde bir fesleğen saksısı

Yanında bana gülümseyen leylak.

Çınarın gölgesine sığınmış sümbül

Ona bakıp âh eden bir bülbül

Goncasını açmakta bir gül

Dünyayı köşkünden seyretmede zambak

Merhaba! diyor sabaha begonya

Uyanamamış daha tembel sardunya

Mis gibi kokular yayılıyor havaya

Bağırtmıyorlar: Sabah oldu; haydi kalk.

İzzet Taşçı/KONYA

Güzel bir bahar sabahını, çok güzel, çok tatlı bir şekilde anlatmışsınız şiirinizde. Şâir, güzellikleri gören ve onları tatlı nağmelerle diğer insanlara da gösteren kişidir. Siz bunu başarıyla yapmışsınız. Bu sebeple sizi tebrik ediyoruz. O tertemiz sabah vaktinde bütün varlıkların uyanması ve lisan-ı halleriyle insana "haydi kalk" diye bağırmaları imajı çok güzel. Çalışmalarında başarılar diliyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

MEZAR TAŞLARI

Herşey gibi birgün ömür bitecek

Sönecek âlemin tüm ışıkları.

Kalırsa yalnız bir isim kalacak

Bir de soğuk yüzlü mezar taşları...

Güngelir taşlar da toprağa döner

Güngelir umutlar bir yerde söner.

Son dâvet orada tecelli eder;

Çok şeyi anlatır mezar taşları...

Halil Gökkaya/İSTANBUL

İncelediğimiz şiiriniz bize, sizin bu sahada başarılı olacağınız kanaatini verdi. Şiirle epeydir uğraştığınız belli. Şiiri şiir yapan sesi yakalamışsınız. Muhtevaya biraz dikkat edin. İnsana ümitsizlik veren, karamsarlık telkin eden duyguları terennüm etmekten kaçının. Bedbinlik, melânkoli, umutsuzluk gibi menfi duyguların hem sanatkâr, hem de okuyucu üzerinde menfi tesirleri olur. İnanan insan, umutları bitmeyen, tükenmeyen "sönmeyen" insan, muştular dolu insandır. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

GECENİN HİSSİYATI

Her yerde karanlık,

Işığa susamış geceler,

Ruhlardaki yalnızlık,

Tek ismini heceler...

Gönlümün kapısında,

Dizilmiştir tevbeler,

Aramakta hep onu,

Ona hasret nağmeler...

Yalnız olan hilâlle,

Vuslattadır yıldızlar,

Güneşi bulmuş gibi,

Erimekte buzullar...

Bitecektir bu zulmet,

Kırılınca zincirler,

Hem muştu, hem beşaret,

Beklemekte hadimler...

Selim Aslan/KESKİN/K.KALE

Şiiriniz çok güzel. Bu sahada başarılı olacağınıza inanıyoruz. Yalnız kelimeleri seçerken daha dikkatli olun, unutmayınki şâir kelimeleri bir kuyumcu hassasiyetiyle seçen insandır. Kullanacağınız kelimelerin hem estetik olarak en güzelini, hem de duygu ve düşüncelerinizi en iyi anlatanını seçmek için gayret edin. Göreceksiniz, o zaman çok daha güzel şiirler ortaya koyacaksınız. Şunu da ilave edelim ki "her yerde karanlık" yok artık. "Buzlar" çoktan "erimeğe" başlamış, "zincirler kırılmış", "muştu ve beşâret bekleyenler" çoktan o muştuyu almıştır. Bahar bütün güzelliğiyle kendini yavaş yavaş hissettirmektedir. Başarılar diliyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

NÂAT

Kelimeler kısıtlı ne söyleyim Efendim

Methetmiş Seni Mevlâ, ben n'eyleyim Efendim.

Onlar öyleydi, yüksek, yanlarında alçaktı

Ben kuyunun dibinde, hep böyleyim Efendim.

Gül biraz, gülmenle bu gülşende güller açsın

Gülerim; diken olsam da, gül'leyim Efendim

Tâc ile taht ne imiş Köleliğin yanında

Sana köle olana bir köleyim Efendim.

İkrime ÜMİT

Duygularınız, çâresiz Mecnun'un kendini çöllere atışı gibi, nalan nalan dökülüvermiş mısralara. Bir yitik cenneti, bir ve yalnız bir olan o sevgilinin tebessümünde arar gibisiniz. Beyitleriniz vuslattan mahrum kalmış bir ruh dünyasının helezonlarını çiziyor. Acziniz kuyuların dibine inmenize vesile olmuş böylece. Hem diken olmayı da kabullenmişsiniz. Beyitleriniz bize Ziya Paşa'nın mısralarını hatırlattı. Musiki ve ahenk raks ediyor adeta. Ama siz bir firkatin elemini yaşıyorsunuz. Şiiriniz gerek üslup ve gerekse muhteva bakımından bir hayli güzel. Lakin biz, bu tanışmayı kâfi görmüyoruz. Değişik şekillerde ruhunuzun kabaran duygularına tercüman olan yeni şiirlerinizi bekliyor başarılarınızın devamını diliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

GAYEMİZ

Hüznümüzü yaşamak,

Göz damlacıklarında.

Nâzenin efkârını dağıtmak

Gönü! bahçemizde.

Mutlu çağ hayâlleriyle,

Gerçeği yaşamak

Bir günün günahını,

Seccâdelerde yıkamak.

İnsanlığa hediyemizi,

Duâ, duâ takdim etmek.

M. Gazanfer Kırımlı/HOLLANDA

Şiirinizde gizli kalmış duyguların dışa aksettirilmesi var. Gözleriniz tercüman oluyor size. Mısralarınızda hakikati, özlediğiniz hakikati mutlu çağ hayallerinde yaşamak arzusu görülüyor. Şiirinizin muhtevası güzel, yalnız üslup, duygularınızı anlatmaya yeterli gelmemiş. Size tavsiyemiz muhteva ile birlikte şiiri şiir yapan sesi yakalayabilmeniz için çalışmanız. Çünkü şiir, yalnız kelimeler dizisinden ibaret değildir. Şiir duygulan ve düşünceleri en iyi ifade edecek kelimeleri seçip bulma sanatıdır. Şiirde yeni ve orjinal olmak çok önemlidir. Bu hususları gözönüne alarak yaptığınız yeni çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

TA'ZİYET-NAME

Ne güzel, ne güzel, yolda ölmek ne güzel

Dostlara misâl, melekleri güldürmek ne güzel

Hak için yaşadığını hissettirmek ne güzel

Onlar dostlara kavuştular, kalanlara selam olsun.

Hakan Tolunay/ANKARA

Şiir, duygu ve düşüncelerin estetik bir hüviyete sokularak ifade edilmesidir. şiiri şiir yapan, onu nesirden ayıran şey bu güzelliği, bu ebedi tarafıdır. Devamlı tekrar ettiğimiz şiiri şiir yapan sesin yakalanmasıdır. Eğer bu başarılarılamazsa şiirin alâlâde sözlerden farkı kalmaz. Vezin ve kafiye şiirde bir ahenk unsuru olarak önemlidir, fakat her vezinli ve kafiyeli söz şiir değildir. Bu sebeple sizden şiirde estetik yön üzerinde çalışmanızı tavsiye ediyor, başarılar diliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

EFENDİM

Zamanı misk kokan dudaklarda,

Efendimle kuşandım.

Bir bekleyen var beni uzaklarda

Muştumun nazlı baharlarında,

Çizgilerle tarandım.

Benden üç asır evvel batan güneşim;

Tulu etti kalbimde.

Çöken enkaz altında kalan benmişim.

Haykıran nurlar elimde,

Korkuttu zâlimleri ufuktan gelişim.

Ömer Akıncı / ERZURUM

Şiiriniz bir dirilişin müjdesini veriyor. Yıllardır, belkide yüzyıllardır süregelen bir uykudan uyanışın muştusuyla dolu Kıt'a engelini aşmanız güzel olmasına rağmen, yine de uzun ve kısa mısraların ard arda gelmesinin monotonluğu görülüyor şiirinizde. Mısraların mânâ yüklü olması ümit veriyor. İstekli ve ısrarlı bir çalışma ile gerçek şiire ulaşacağınıza inanıyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, yeni denemelerinizi bekliyoruz. Selâmlar, sevgiler.

Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Said Şamil Karadağlıyan/Ankara, Asım Serkan/İzmir, Rafi Köseoğlu/Eskişehir, Muaz Şahin/Ankara, Meral Abalı/Kayseri, M. Şah İrinal/Batman, Berkisra Duhan/Antalya, Serdar Yusuf Yıldız/Ankara, Muhammed Özen/İzmir, Süheyla Altınkaya/Uşak, Muhammed Kurt/İzmir, Dursun Yıldırım/Denizli, Muri Cihan Yılmaz/Sarıkamış, Nur Saraç/Konya, M. Ali Dombaycı/Uşak, Cahit Kanbasar/Burdur, M. Emin Akalın/Van, M. Ozan Avcı/Eskişehir, Yaşar Gürses/Zonguldak, Ö. Faruk Şahin/İzmir, M. Ömür İlhan/Köyceğiz, Behlül Mert/İzmir, Abdürrezzak Kılıç/Sarıkamış, Sabri Salman/Kastamonu, Ali Şahin/Menemen, Okan Yılmaz/İstanbul, Yavuz Kara/Erzurum, Fatma Akaslan/G.Antep, Fatih Doğan/Konya, Erdal Usta/Samsun.