Sızıntı Arşivi

Aralık 1989 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Hikmetin gayesi Allah'a ve ruh'a giden yolları aydınlatmakdır.

Bu aydınlatma, zaman zaman eserden eser sahibine, zaman zaman da eser sâhibinden esere ulaştırma seklinde olur.

Hikmet meş'alesini elinde taşıyanın niyet ve nazarının sağlamlığı ölçüsünde, her iki yol da insanı, hayra ve mutlak güzelliklere ulaştırabilir.


* * *

Âlim, bilen değil, bildiği şeyi vicdanında duyandır.

Câhile karşı âlîm ne ise, âlime karşı da hakîm ve feylezof odur.


* * *

İnsan düşüncesini bulanıklıkdan, gönlünü de vahşetden kurtararak, onun ruhunu tasfiye edip vicdanının elîne, uğrayacağı yerleri aydınlatacak bir meş'ale tutuşturan ve bu aydınlıkda varlığın çehresindeki yazıları okutturan en önemli ışık kaynaklarından biri de hikmet veya İslâmî felsefedir.


* * *

Âlim, şehadet âlemi ve sırf mülk cihetiyle, varlıklarla münâsebete geçer; hakîm ise sürekli olarak gayb âlemi ve öteleri kurcalar...


* * *

Âlim, görüp şâhid olduğu, fakat vicdanında ledünnî bîr zevk halinde duymadığı güzel şeyleri fena sayabilir.

Hakîm, herşeye perdearkası durumu itibarîyle yaklaşdığı için, bütün fikir ameliyelerini, âdeta bir ibadet nesvesi içinde sürdürür.


* * *

Sevilmiyen herşey, mutlaka çirkin ve fena demek değildir.

Çocuklar okuma ve düşünmeyi, iğne ve ilacı sevmezler...

Ama, ateş ve yılanla oynamaya bayılırlar...

İlim aklıyla, hikmet aklı da aynı ölçüler içinde mütalâa edilebilir.


* * *

İlimler akıl dâiresi içinde döner-dururlar; hikmet, ruhiyat atmosferinde çimlenir-gelişir.

Maneviyât, akıl ve ruh dâiresinin çok ötesinde ruhaniyât ikliminde doğar ve büyür.