Sızıntı Arşivi

Temmuz 1989 · s. 36 · 4 dakikalık okuma

Sizden Gelenler

Sızıntı · Edebiyat

tem89

AÇIKLAMA

Bize şiir gönderen bazı okuyucularımızın, başka şâirlerin şiirlerini, kendi isimleriyle, kendilerine aitmiş gibi dergimize gönderdiklerini ve bunların yayınlanmasını istediklerini üzülerek görüyoruz.

Okuyucularımızın böyle bir yola başvurmamalarını özellikle rica ederiz.

Kenan Güzel / GÖLCÜK

Şiirinizdeki sımsıcak duygularınız, samimeyetiniz bizi çok memnun etti. Sizin gibi genç arkadaşların böyle güzel duygular içinde olması ve bunu mısralara dökebilmesi, başkalarına da bu duygularını duyurabilme imkanlarını araması ne kadar güzel. Sizi tebrik ediyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar.

"GÜLLER"

Ne bilsin ki cahiller, sahrada biter tohum

Suyu tanımayanlar, işte gözyaşlar suyum

Yarab! bu güllerime, hâin eller değmesin

İlkbahar gelecekse, benim ömrüm yetmesin

Hem onlarla bu fâni, bir vücutta âzayım

Güller hep cennetlik olsa, cehenneme râzıyım

Diyor, aşık O insan, maşukuna saygıyla

Güllerine seslenir, bütün haykırışıyla.

Mehmet Karaca / BİNGÖL

Ne kadar güzel bir üslubunuz var. Şiirinizi okurken büyük bir haz duydum. Mısralarınız bana o kadar güzel geldi ki tekrar tekrar okumaktan kendimi alamadım. Diğer şiirlerinizi de bize gönderirseniz memnun oluruz. Yeni çalışmalarınızda başarılar diliyor, size ve arkadaşlarınıza Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar gönderiyoruz.

ZAMANIDIR ARTIK

Güneş batıya kaydı bir kere

Ardında hüzün akşamları bırakarak,

Ufkumuzu sardı mağribi perdeler

Batıda gün yaşanıyor, çirkinlikler yayarak.

Bak! Doğu penceresinde şafak perdesidir aralanan

Yarasalar istemese de, Güneş'tir bu yükselerek doğan

Ve bir çocuk doğuyor sancısız

Karanlıklara katlanmazsa gün, doğar mı hiç acısız.

Halit Timur/İSTANBUL

Şiir yazmağa yeni başladığınız anlaşılıyor. Fakat üçüncü mısranız hariç ilk dörtlüğünüz güzel. Şiir üzerinde biraz çalışırsanız, başarılı olacağınıza inanıyoruz. Bu konuda size Mehmet Akif, Yahya Kemal ve Necip Fazıl'ın şiirlerinizi çok dikkatli bir şekilde incelemenizi ve şiir sanatı hakkındaki yazılarını, okumanızı tavsiye ederiz. Mısralarınızı nesir cümleleri olmaktan kurtarın. Onlara şiirin tatlı havasını vermeye çalışın. Çalışmalarınızda başarılar diliyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selâmlar.

HOŞ GELDİN

Asırlar geçti aradan, pak sineler seni arar oldu

Günlerimiz hicran, gözlerimiz yaşla doldu,

Bilmemki seni beklerken kimler ahireti buldu,

Sen geldin, kalbler iman, gönüller huzurla doldu.

Hoş geldin, alemlerin nuru,

Hoş geldin, gönüllerin süruru,

Hoş geldin, Firdevs'in miftahı,

Hoş geldin, insanlığın mihengi.

H. Ömer Demirtaş/ANKARA

Şiiriniz okuyanı duygulandırıyor ve insanda hüzünlü bir hava estiriyor. Ümitten bahseden son dörtlüğünüz bile "solan yüzlerle" bitmiş. Biz, "ümitvâr olunuz" hitabına mazhar bir nesil, muştulanmış bir nesiliz. Bu yüzden "hasretlerimiz" bile ümit dolu. Teknik açıdan ise şiiriniz bir hayli zayıf. Denemelerinize yeni başladığınız anlaşılıyor. Kelimeleri seçerken ve onları kullanırken çok iyi düşünün. Duygularınızı en iyi anlatan kelimeyi bulmaya çalışın. Ayrıca hecenin daha uzun vezinlerini seçerseniz İyi olur. Sizden "ümit tomurcuklar)" bekliyoruz. Selâmlar.

SANA HASRET...

Gece yalnız, gündüz yalnız,

Yolda mukaddes iz yalnız,

Sahra yalnız, deniz yalnız,

Dalı döker oldu güzler.

Duâ duâ gece; ümit,

Yana yana hece; ümit,

Seni bekler nice yiğit,

Sana hasret soldu yüzler.

Aydın YILDIZ

Şiiriniz hem teknik olarak hem de muhteva olarak bize bir hayli güçlü geldi. Şiiri meydana getiren sesi yakalamışsınız. Bu bizi çok sevindirdi. Şiirinizin ümit dolu olması ayrı bir güzelliği. Hele son bölümü defalarca okudum, okudukça apayrı dünyalara gittim. Şiir denemelerinizi çoğaltın, çok başarılı olacağınıza inanıyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz. Selâmlar.

IŞIĞIN HİKAYESİ...

Hüzme hüzme

Sabahın ilk ışıkları.

Katre katre

Dallarda berkiyen damla.

Renk renk

Tayf desenli binler pencere.

Yalpa yalpa

Raksta, senfonide ışıklar...

Haydi! Haydi!

Şimdi namaz vakti, belli.

Yataklara kenetli bu uyku ne?

Ufuk ufuk öteleri dinle de bir,

TEKBİR - TEKBİR

Tek bir yürek atan, tek sesle, inle bir!

Siliniyor ümranlarda

Katran karası geceler

Işık doldu şafaklara

Işık oldu semâlar,

Şimdi nur sabahlara

Geçiş saati...

İsmail Poyraz / ANKARA

Şiirinizin güzelliği bizi çok sevindirdi. İmajlarınız orjinal. Bu yeni imajları anlatacak kelimeleri çok iyi seçmişsiniz. Nazım tekniğiniz için de iyi denilebilir. Uzun zamandır şiirle uğraştığınız anlaşılıyor. Bize kendinizi tanıtan bir mektupla, diğer şiirleriniz varsa göndermenizi istiyor, başarılarınızın devamını diliyoruz. Selâmlar.

AZAPLI DOĞUŞ

Zamanı seyrettim gönül ufkumda,

Yeniden kalbimde güneş doğarken,

Haykırdım geçmişin karanlığında,

Doğuma susamış bir çığlığım ben.

Bedenimde akrep bütün azaplar,

Ürperir gibiyim derinliklerden,

Titrerken elimde nurdan yapraklar,

Arınıyor ruhum çelişkilerden.

Binbir yolda olsa ayrılmam şimdi,

Çeksemde çileyi hakikat senden,

Binbir sevdalara aldanmam şimdi,

Her çilen bir nurdur Allah 'a giden.

İsmail Hakkı / MUĞLA

Bahar adlı şiiriniz bizi çok sevindirdi. Duygularınızı çok güzel anlatmışsınız. Gerçek şiir diyebileceğimiz mısralar ortaya koymuşsunuz. Kelimeleriniz, kafiyeleriniz duygularınızı anlatmadaki haşarınız bizi başarılı bir şâir adayı ile tanıştığımız kanaatine götürdü. Yeni çalışmalarınızı bekler, başarılarınızın devamını dileriz. Selâmlar.

BAHAR

Gönlüm ilhamla dolu bu ilkbahar sabahı,

Görür gibiyim sanki kâlbimde ben Allah'ı,

Ruhun huşu içinde vecde geldiği bu dem,

Secdeye varılacak mesciddir sanki âlem;

Seccâdedir altımda yeşil bahar örtüsü,

Ve üstümde kubbedir o masmavi gökyüzü.

Uzayan bu uçsuzluk ve bu masmavi gökler,

Ruhlara sonsuzluğu, ebediyeti söyler.

Şimdi sonsuz ufuklar beni davet ediyor:

Mekânı orda bırak, sineme koş gel, diyor.

Sonsuza gidip varmak gönlümüzde emelken

Açarak keyfimizce ufka doğru bir yelken,

Bırakıp kendimizi bir bahar rüzgârına

Gitsek bu sonsuz ufkun ebedi diyârına.

Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolay teşekkür ediyoruz.

Ahmet Karakaş/Malatya, Mehmet Akçay/Isparta, Bahri Avşaroğlu/İsttanbul, Zeynelabidin Tiflisli/Ankara, Hüseyin Kanbur/Rotterdam, Bilal Durmuş/Ankara, Orhan Erdem/Muş, Celaleddin Dervişoğlu/Ankara, Şakir Yasir/İstanbul, İbrahin Eren/Denizli, Ömer Kalaycı/İstanbul, İ. Yalçın/Akhisar, Muhammed Kuşcu/Malatya, Fahreddin Yıldız/İstanbul, Muhammed Aydoğmuş/İstanbul, Mustafa Çetin/Balıkesir, Osman Üçüncü/Berlin, Keziban Küçükgünay/İzmir, Dilaver Çetin/İstanbul, Rasim Kocabaş/İstanbul, Abdullah Cihan/Malatya, Engin Kahraman/Çankırı, Lütfü İhsan Yazıcı/Rize, Hüseyin Topkaroğlu/Bursa, Kemaleddin Zafer/Bingöl, Fehmi Tuncer/Elazığ, Vahid Doğulu/Çorum, Halil Manuş/Yozgat, Halil Özden/Antakya, Ayşe Diricanlı/Ankara, Hikmet Basri Atik/Erzurum, Gündüz Avcı/Ankara.