Sızıntı Arşivi

Mayıs 1989 · s. 36 · 5 dakikalık okuma

Sizden Gelenler

Sızıntı · Edebiyat

may89

Yücel Gürâlp/ANKARA

Şiir konusunda, teknik açıdan pek birşey okumadığınız, bu konu üzerinde durmadığınız anlaşılıyor. Şiir sadece ilham olayı değildir; ciddi bir çalışma, ter dökme ister. Bu yüzden size vezin, kafiye, nazım tekniği üzerinde biraz çalışmanızı tavsiye ediyoruz. Şiirinizin özellikle üçüncü ve beşinci mısraları epey bozuk. Daha dikkatli sabırlı ve terli çalışmalarınızı bekliyoruz. Selâmlar.

O'NUN SOLUKLARI

Kalbim burkuntulu ve kanadı kopuk.

Benim ruhumda kıtlık var, sende bolluk,

Dermânım sensin benim, sensin ey soluk,

Senle buldum kendimi, Rabb'e yöneldim.

Ve O soluklarla da, uzun yolculuk.

Mü'min BAŞHAN

Şiirinizin son bölümü ilk iki bölüm kadar başarılı değil. Bu yüzden ilk iki bölümünü yayınladık. Çok güzel başlayan ve ikinci bölümde de bu güzelliğini devam ettiren şiirinizin son bölümünün birden basitleşmesi bizi hayrete düşürdü. Herhalde son bölüm biraz aceleye gelmiş. Şiir bir sabır işidir, aceleye gelmez. Hele serbest şiirde başarılı olmak daha zordur. Bu sebeple şiirleriniz üzerinde daha dikkatli durmanızı tavsiye eder, yeni çalışmalarınızı bekleriz. Selâmlar.

ŞELALEDE ISLANSAM

Onu özlüyorum ben

Gözlerim dikili,

Ötelerin ötesine

Annelerin yitik yavrularına,

Duyduğu hasretle.

İnsan gözü değmemiş köşesinden evrenin

Tabiatın parlaklığını seyrediyorken,

Ürktüm,

Ufukta beliren,

Yıldız kuyruğundan,

Seyirtmeye başladım tezikmiş atlar gibi

Bittim,

Uzanıverdim dost yüzlü çimler üzerine,

Şebnemleri yıkadı yüzümü,

Seyrettim onların şeffaflığında kendimi,

Mehmet Karaca/YOZGAT

Şiiriniz ümit verici. Bu konuda epeydir çalıştığınız hemen anlaşılıyor. Duygu cepheniz bir hayli güçlü. Yalnız muhtevaya biraz daha dikkat etmeniz lâzım. Çalışmalarınızı sürdürdüğünüz takdirde daha da başarılı olacağınıza inanıyoruz. Yeni çalışmalarınızla sizi, şiirinizi daha iyi tanımak istiyoruz. Selâmlar.

SONSUZA YOLCULUK

Bu akşam o kadar durgun ki sular,

Gömül benim gibi düşünceye diyor.

İçimde maziden kalma duygular,

Ağla geri gelmez günlere diyor,

Ey gönül! Gidenden ümidini kes,

Kaçan bir hayale benziyor herkes.

Sanki kulağıma gaibten bir ses,

Buluşmalar kaldı mahşere diyor.

Enginden engine koşarken rüzgâr.

Bende bir yolculuk heyecanı var.

Yattığım kayaya çarpan dalgalar,

Çıkıver bir sonsuz sefere diyor.

M. Abdullah

"Arkadaş" adlı şiiriniz başarılı sayılabilecek bir örnek. Hele buraya aldığımız son üç dörtlüğü daha da güzel. Fakat vezin ve kafiyeye biraz daha dikkat etmeniz gerekli. Bu konuda Türk şiirinin başarılı örneklerini incelemenizde fayda var. Burada yayınladığımız kısmın ikinci dörtlüğündeki "Gözlerde buğu buğu fışkırmak" gibi ifadelerden kaçınmanızı, kullanacağınız kelimeleri seçerken daha dikkatli olmanızı tavsiye eder, yeni çalışmalarınızı bekleriz. Selâmlar.

ARKADAŞ

Zamanı at kuyuya,

Şu devrân biraz dursun,

Sen şu sönük kalblere,

Gönderilmiş nursun.

Gözlerde buğu buğu,

Sen fışkıran, tütensin,

Sen ümit tomurcuğu,

"Gel" denen o mâh sensin.

Yetiş bize de yetiş,

Işığın aydınlatsın,

Seni gökte melekler,

Övüp Rabbine anlatsın.

Fatımâ Karaca/AFYON

Şiiriniz içten duâlar kadar samimi ve muhteva bakımından güzel. Böyle bir anne olmak ve böyle bir annenin oğlu olmak ne kadar tatlı bir şey. Fakat şiiriniz için sanat bakımından aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Özellikle ahenk unsurlarına, musikiye dikkat etmemişsiniz. Şiirin diğer yazılardan ayırlan en mühim vasfı, onun insanı büyüleyici musikisidir. Okuyanları usandırmaması, kendini tekrar tekrar okutmasıdır. Kullanacağınız kelimeleri seçerken çok dikkatli olun. Çünkü şiir kelimelerle yazılır, ama özenle seçilmiş kelimelerle. Yeni çalışmalarınızı bekleriz. Selâmlar.

BİR ANANIN FERYADI

Ben anayım, yüreğimde,

Binbir kahrı yuğururum.

Ölsün yavrum Hak uğrunda,

Ben bir daha doğururum.

Hep ecdadı şanlı oğlum,

Henüz delikanlı oğlum.

Allah için seferinde.

Cephelere gönderirim..

Her şehadet haberinde,

Hiç üzülmez sevinirim.

Gitti gelmez büyük oğlum.

Tez büyüsün küçük oğlum.

Yüreğime sızı doldu,

Mezar yaptım acılara.

Şehadetin örnek oldu,

Analara bacılara.

Her zulüm boğulur oğlum,

Hesabı sorulur oğlum.

Seni cennetten gelecek,

Kefenlere saracaklar.

Zulüm birgün bitecek,

Hesabını soracaklar.

Sevcan Sarı/KAYSERİ

Şiiriniz samimi düşüncelerle dolu. Bu samimi düşünceler en içten ifadelerle anlatılmış. Ama şiir, sadece samimi düşünceler, içten ifadeler demek değildir. Şiir aynı zamanda duygudur, bu duyguları en iyi anlatacak kelimeleri bulma, onları en iyi şekilde kullanma sanatıdır. Bu konuda Yahya Kemâl'in "Edebiyata Dair" adlı kitabını, Ahmet Hamdi Tanpınar'm sanat hakkındaki makelelerini, Necip Fazıl'ın "Poetikası"nı tekrar ve dikkatli bir şekilde okumanızı, Yahya Kemâl, Necip Fazıl, Mehmet Akif, Cahit Sıtkı Tarancı gibi şâirlerimizin şiirlerini incelemenizi tavsiye eder, yeni çalışmalarınızı bekleriz. Selâmlar.

ÂTİ BESTESİ

Bir fikrin tutsağı olup.

Geçmek anadan yârdan,

Tırmalamak bir Ömür sarı, kıraç toprağı,

Ve olmazlar içinden oldurmak olmayanı,

Bir tomurcuk açtırmak, kuru bir dal ucunda.

Ve aklımı savurup ocaklarda kül diye,

Yüreğimle kuşatmak yokluktaki mânâyı.

En ince bir nağmeyi gönül telimde duyup,

Ezberletmek oklara bu âti bestesini.

Sonra okları vurup yayların ortasına,

İstikbâle fırlatmak o ölümsüz besteyi.

Bir ölünün başında beklemek dirilmeyi.

Bir ölünün açık giden gözleri arasında.

Bir tek umudu vurup bütün düşünceleri,

Odaklamak bir fikri dünyayı ortasından.

Ve bir fikir uğruna koyup kelleyi yola,

Ve bir fikir uğruna anadan yârdan geçmek.

Ve bir fikir uğruna inkâr edip her şeyi.

Ve bir fikir uğruna ipek böceği gibi.

Bir kuru dut dalından örüp en ince işi.

Giydirmek insanlara en güzel ve en iyi.

Salih Öztürk/HAYMANA

Bu iki mısranız bize Necip Fazıl'ın şiirlerini hatırlattı ve bir hayli ümit verici geldi. Fakat şiiriniz hakkında sadece bu iki mısra ile hüküm vermek elbette çok zor. Sizi, şiirinizi, daha iyi tanımak ve başarılı bir şâirle tanışmak istiyoruz. Bunun için de yeni şiirlerinizi merakla bekliyoruz. Selâmlar.

SES

Sesi gelir hep, ama hep mâverâdan,

Mücrimim, ne anlarım altın nefes sadâdan...!

Bize yazı ve şiir çalışmalarını gönderme zahmetinde bulunan, fakat sayfa sayımızın sınırlı olması sebebiyle yayınlıyamadığımız, aşağıda isimleri yazılı okuyucularımıza "Sızıntı"ya olan sevgilerinden dolayı teşekkür ediyoruz.

Mübarek Bedir/Mardin, Hamza Güher/Ankara, Mehmet Yılmaz/Kırıkkale, Nur Yasemin Karaca/Afyon, Rahmi Doğan/Kdz. Ereğli, Aziz Mızrak/Gölcük, Hasan Fakir/K.Maraş, Ersin Erol/G. Antep, M. Bulger/Bursa, F. Karaman/Bursa, Şakir Kılıç, Ahmet Atilla/Elazığ, Atilla Dallı/Malatya, Ertuğrul Kalafat/İzmir, M.Rahman Güneri/İzmir, Muhammed Mermer/Çivril, Ahmet Zafer/Konya, M. Abdullah/Ordu, S.K. Güleçkcr/Antalya , İsmet Tutuk/Malatya, Halid Atlı/Fatsa, Nurettin Alkan/ İstanbul, Abdülhadi Kemerci/Sincan, Nur Özden/İstanbul, Özkan Mercan/Afyon, Fatih Yılmaz/Bornova, Ali İmran Yıldız/Erzincan, Yakıp Kâhya/Antalya, Celâl Demir/Ankara, M.Niyazi Topçu, Ali Şükrü Demirkaya/Amasya, Ergin Erginer/Eskişehir, Yahya Bilici/İçel, Sefer Doğan/Ankara.