Sızıntı Arşivi

Mayıs 1989 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Sanatkâr ruhlarca geçerli olmayan, itibar ve revaç bulmayan bütün sanat gayretleri, şekille ruhu birbirinden tefrik edememeden kaynaklanmaktadır.


Sanat adına bir esere itibar ve teveccüh, onun zâtından ziyâde, ruhundaki sanat ve maharete ait olduğunda şüphe yoktur.


Demiri altından, bakırı bronzdan daha kıymetli yapan sanattır.

Evet, sanat sayesinde en kıymetsiz madenler, altın gümüş ve elmasdan daha kıymetli hale gelirler.


Gerçek ilim sanalla kendini gösterir.

Sanat adına, ortaya herhangi bir eser koyamamış birinin çok fazla birşey bileceği de söylenemez.


Düşünce çizgimizdeki bütün güzel sanatlar, mübarek sanatkâr ruhların insanlığa ölümsüz armağanları olduğu gibi, vaktimizi bize bildiren saatden, güçsüzleştiği zaman gözlerimize güç kazandıran gözlüklere; uzak mesafeleri yaklaştıran telsiz ve telefonlardan dünyanın dört bir yanındaki sesleri suretleri celb edip oturduğumuz odaya aksettiren televizyonlara; bizleri bir yerden bir yere taşıyan tren, otobüs ve tayyarelerden mekik ve feza gemilerine kadar insanlık için huzur ve refah vesilesi sayılan bütün vasıtalar da yine sanata açık bu ince ruhların eserleridirler.


Sanata kapalı bütün ruhlar, varlıkları-yoklukları müsavî; kendilerine, ailelerine, milletlerine yararlı olmayan, hatta zararlı olabilen bir kısım kuru kalabalıklardan ibarettirler.


İnsan melekelerinin canlılığı sanat ruhuyla çok alakalıdır.

Sanatsız bir insan ölü olmasa da, diri de sayılmaz.