Mayıs 1988 · s. 173 · 3 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

AYDIN GÖNÜLLER
Kesilmez bir inşirah, sonu gelmez esinti,
Rahmetin kanalları arasında koşarız,
Buradan çıkarılıncaya dek hep inilti,
Bitme bilmeyen coşkuyla ebedi coşarız.
Tayyar Sarıkaya — İstanbul
NEDENDİR
Yollar gittikçe gider, uzadıkça uzar,
Üzerimizde bir göz eder bize nazar
Diller lal kesilir insanlar susar,
Ortalıkta gezen bu sükûnet nedendir.
Hikmet Şen—Bursa
BEN Kİ
Ben ki düşmüşüm dikenli telli yollara
İster gücüm olsun, ister olmasın,
Ben ki gidiyorum kulak asmam yıllara,
İster menzil olsun, ister olmasın.
Sümeyye Binici
SEVGİLİ SIZINTI
Sensiz geçen günlerim, benim için değeri olmayan cam parçacıkları gibidir. İşte onun için sadece kendi okumam bana yetmiyor, başkalarının da okuyup senin aydınlığından faydalanması bana daha çok lezzet vermeye başladı. Seni okurken bambaşka âlemlerde dolaşır gibi oluyorum. Günlerce dertlerin ağırlığı ile yorgun düşen ruhumu seninle dinlendiriyor yeni bir güç ve azimle derslerime ve işlerime sarılıyorum. Seninle, tadılamamış zevklere eriyorum.
M. Y. Dönmez
GEÇİCİ DUNYA
Sana bana kalmaz dünya,
Her şey bir anda biter,
Vaktin dolar saya saya,
Bu dünya herkese yeter.
Melek Boztepe—İstanbul
YETER ARTIK
Madem kalbin eninde sonunda duracak bir gün,
Ne bu emeller zevk-u sefa ne bu düğün
Madem “çık” deyip koyacak seni dünya,
Kapan kapısına; ister ağla ister dövün
Serdar Yiğit — Ankara
GÖNÜL ERİ YUNUS’
Evliyalar ocağında yetiştin,
Hak aşkıyla alev alev tutuştun,
Çiçeklerle hemhal olup konuştun,
Erenlerin biri oldun YUNUS’um
Nefsini pişirdin, çile dağında,
Umutlar dağıttın güzel çağında,
Sevgiler yeşerttin gönül bağında,
Sevenlerin piri oldun YUNUS’um
Doğruluk fışkırır temiz özünden
Dostluğun yayılır temiz sözünden,
Bir devir ışıldar nurlu yüzünden,
Gönüllerin eri oldun YUNUS’um
Zahid Genç—K.Maraş
MERDİVEN
Her basamak bir işkence gidiyoruz gündüz gece,
Ölen ölmüş, kalan bizim yürüyoruz senelerce,
Akrep gibi uzatmakta gaflet kula kollarını,
Kimi şaşkın, kimi öyle kaybetmişler yollarını.
Ali Uzun—Adana
IŞIK KANATLI BİR ŞİİR
Katran karası geceyi,
Deler geçer, böler geçer ışık...
Ziftten kan düşünceyi,
Yalar geçer, siler geçer ışık...
Pas tutmuş gönülleri,
Emer geçer, yıkar geçer ışık...
Aydın Yıldız—İstanbul
SEVGİLİ SIZINTI’YA
Sana yol vermek istemeyen dağlar arasında zuhur ettiğinde, millet umudunu kaybetmiş, itildiği yolda gözleri fersiz, dizleri dermansız kalmıştı. Umut nedir çoktan unutmuş milletimize geleceğin aydınlık iklimlerini gösterip ümit şırınga eden; çatlama raddesine gelmiş dudakları serinleten sen oldun. Her şey bir sızıntıyla başlamıştı. Şimdi de SIZINTI’NIN çağlayana inkılâp ediş ini hayret ve coşkunluk içinde müşahede ediyoruz. “Dağlan yırtıp bendini çiğneyerek aşacağın” günlerin yakın olması dileğiyle.
Sözcan Kazancı—Kocaeli
HASRET
Gecenin zülüflerini dağıtırken anne,
Dua et oğluna gözyaşlarını silip de,
Hasretime değil neslimize ağla anne
Ben tekbir evladım neslimse binlerce.
Kenan Demir—Adapazarı
GÖZYAŞLARI
Ağlanırsa onarılır ilahi Dergâhta münkesir kalpler.
Güler işte o zaman ağlayan gözler.
Nasıl kavrulmuştu gözyaşlarıyla asrın dertlisi,
Hak katına gitmek için olur muydu bundan iyisi.
Dökülür ağızdan hizmet dolu inci gibi sözler,
Seyreder ancak gökler ötesi âlemi, yaş döken gözler.
Ey mücrim bak haline ve ah edip inle,
Yarab! Ağlayamadım bana da mağfiret et, beni de dinle.
Seyit Ali Özdamar—K.Maraş
NİSAN SAYIMIZDAKİ BULMACANIN CEVABI:
Bu şifre üzerinde 12 adet düğme vardır. Önce bu düğmelerin üzerindeki rakamlar toplanır ve 198 sayısı elde edilir. Dikkat edildiğinde her bir sayının iki dizide birden tekrarlandığı görülecektir. Bu ise 6 dizideki sayılar toplamının 396 olması demektir. Bu sayıyı 6’ya böldüğümüzde her bir dizideki sayılar toplamının 66 olması gerektiğini buluruz. Sonraki aşamada da her bir dizinin toplamını 66 yapacak şekilde her bir komşu iki düğmeyi yer değiştiririz. Doğru çözüme giden yollardan bir tanesini şöyle bulabiliriz: Önce 22 ile 18 yer değiştirecek sonra 21 ile 14, 13 ile 15,16 ile 21,21 ile 20,21 ile 18, 19 ile 16,13 ile 22, 14 ile 20,14 ile 17,12 ile 15.