Sızıntı Arşivi

Mayıs 1988 · 1 dakikalık okuma

Ölçü veya Yoldaki Işıklar

Sızıntı · ÖLÇÜ

Ruhunda olgunluğa ermiş bir kadın, yetiştirip arkada bıraktığı hayırlı halefleri sayesinde, yuvası, devamlı bir buhurdanlık gibi tüter ve içlere inşirah veren rayihalar salar. Bu rayihaların esip durduğu uhrevi mekanı ise, her türlü tarif ve tavsifin ustunde bir cennet bahçesidir.

Kalbini iman nurları,kafasını da ilim ve ictimai terbiye ile aydınlatmış bir kadın, evini hergün yeniden inşa ediyor gibi ona yeni yeni güzellik buudları ekler. Sefih ve kendini bilmezlere gelince, mevcud yuvaları bile yıkıp harabeye, kasvetleştirip mezara çevirirler.

“Kadını açıp-saçalım, rnuhteris ve sefih iştahlann gözünün önüne koyalım ve ona gönlünce yaşama imkanları verelim” diyorlar. İyi ama, böyle yapmakla o kıymetli cevheri, hırsızların, uğursuzların ellerinin yetişeceği yere koymuş olmuyor muyuz..?

Kadın bulaşık bir kap,değersiz bir maden parçası olmadığı gibi, yeri de bulaşık kaplarının, maden parçalarının bulunduğu yer değildir. O eşsiz bir pırlantadır ve mutlaka sadef kakmalı pırlanta kutularında korunmalıdır.

Kadın incelik, letafet ve hassiyette mustesna bir yere sahiptir. O bu hususiyetleriyle ancak kendi tabiat ve fıtratının çerçevesinde kaldığı surece, yuvasına, dolayısıyla da kendi toplumuna yararlı olabilir.

Bugüne kadar feministlerin, kadınlar adına ileri sürdükleri her teklif, onu hoyratlaştırıcı, küçük düşürücü ve tabiat deformasyonuna uğratıcı olmuştur. Oysa ki, kadın, varlık zincirinde çok önemli bir halkadır ve onun en ehemmiyetli yanı da kendi - fıtrat ve tabiatının sınırlarına saygılı kalmasındadır.