Mayıs 1988 · s. 172 · 1 dakikalık okuma
Masum Yavrucuklar
![]()
Nerede olursan ol şu koskoca dünyada
İster Amerika’da, Avrupa’da, Asya’da
İstersen Afrika ‘da, Uzak Doğu’da, Çin ‘de
İstersen Kutuplarda Eskimolar içinde
Öylesine güzel ki gül yüzün pırıl pırıl
Öyle hoş gülümsersin sımsıcak ışıl ışıl
Yüreciğin tertemiz, kötülüklerden uzak
Sevgi ve şefkat dolu gözlerin öyle parlak
Öylesine içtensin ve öylesine sade
Gitmesin gül yüzünden gitmesin bu ifade.
Sen küçüğüm, sen yavrum, sen bizlerinsin çocuk
Binbir ihtimam ile açılacak tomurcuk
Ne kadar günahsızsın yavrum ne kadar masum
Sana ulaşmak için çırpınıyor bak ruhum
Kırıp bu zincirleri artık taşmak istiyor
Bütün engellerini yıkıp aşmak istiyor
Çünkü küçüksün fakat büyüyeceksin sen de
İnsan yüzlü şeytanlar belirecek çevrende
Rab diye sana birçok putlar tanıtacaklar
Çeşitli hilelerle seni yanıltacaklar
Düşünememen için tek an ve tek saniye
Tuzaklar kuracaklar: Haydi oyalan, diye
Oyunla eğlenceyle daim aldatacaklar
Kanına şerbet diye, zehirler katacaklar.
Yavrum daha düşmeden o korkunç girdaplara
Bürünmeden yüreğin derin ızdıraplara
Gösterebilmek için saadet dolu yolu
Yüreğim çaresizlik içinde dolu dolu
Gitmiyor gözlerimden gitmiyor hiç hayali…
Gitmiyor gözlerimden istikbaldeki halin
Kurtarabilmek için kendimi bu vebalden
Kurtarabilmek için seni bu acı halden
Yolumu aydınlatıp göstersin diye bana
Ellerim gece gündüz kalkıyor Yaradana:
Bir çözüm bahşet bize Yüce Rabbim bir çözüm
Tebliğ benim vazifem fakat yetmiyor gücüm
Yaymak için her yana bahşettiğin hak dini
Eksiltme üstümüzden eksiltme rahmetini
Bizden azim çalışmak tükenmeyen bir gayret
Gül yüzlü yavrucuklar Rabbim sana emanet.
Farika Artır (Teymur)