Mart 1988 · s. 92 · 3 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

Muhterem okuyucularımız; sizlerden çok sayıda takdir yazısı ve şiir almaktayız. Alakanız bizleri mutlu etmekte ve çalışmalarımıza şevk vermektedir. Bu zamana kadar çeşitli imkânsızlıklar sebebiyle her okuyucumuza ayrı teşekkür etmek, cevap yazmak mümkün olmadı. Bundan sonra göndereceğiniz yazı ve şiirleri imkânlarımız nispetinde sayfada değerlendirmeye çalışacağız.
Şimdiden, göstereceğiniz alaka ve gayretlerinizden dolayı teşekkür eder, yazı ve şiirlerini neşredemediğimiz okuyucularımızın mazur göreceklerini ümit ediyoruz.
SEVDAM
Uzaklar yakın olur bir gün,
Yakında kavuşuruz sevdam.
Öz yurda akın olur bir gün,
Akında kavuşuruz sevdam.
Açılır bir gün meçhul perde,
Perdenin ardındaki yerde,
Olsam bile makberde,
Mahşerde kavuşuruz sevdim.
Ahmet Seven
Sevgili Sızıntı;
Sizinle ilk tanıştığım zaman çok farklı bir hüviyete sahip olduğunuzu anladım. Sizin gibi bir meşaleyi hak yolunda elinde tutanlar ve ışık demetlerinin altında istikrarlı bir şekilde yollarına devam ederlerken her türlü engel teşkil edecek hallerden kolaylıkla sıyrılıp kurtulanlar dünyanın en bahtiyar kişileri sayılmalıdırlar.
Hoşçakal sevgili ‘SIZINTI”.
Davut Okur/İHL Bartın/Zonguldak
BETON ŞEHİRDE İNSAN
Yabancı var sokaklarında,
Yalnız ve garip...
Evlerinde masum çocuklar,
Gönüller muzdarip...
Sessiz parklarında,
Birkaç yavru, Annesiz...
Karanlık sokaklarında,
Yabancı sokaklarında
Yabancı gölgeler, kimsesiz.
M. Abdülbaki
Derginizde maneviyat dünyasına, değerli bilgi hazinesi ile katkıda bulunduğunuz için sizlere teşekkürlerimi arz ederim. Ben lise ikinci sınıfta okumaktayım, derginizi severek ve inanarak takip ediyorum. Toplum olarak yayınlarınızdaki değerli yazılarınıza manevi yönden ihtiyacımız var. Sizler bu konuda en güzel yaklaşımlarınızla gerçekten takdire değer çabalar sarf ediyorsunuz.
Saygılarımla. Selahattin Saygı
Kırşehir Lisesi 5 Fen İ
KUTLU YOLCU
Bu yol nereye çıkar diye sordum birine,
Aşk semasına diye cevap verdi derinden.
Gözlerim dalıp gitti öteler ötesine,
Ruha yeşil ışık yandı son seferinde...
Terlemiş bakışları denizin, ufkun her yerinde kan,
Kuğu—misal bir gemi gidiyor uzaklara,
Belki varır menziline daha ağarmadan tarz,
Varır nurlu bir iz bırakıp alaca sabahlara…
Onurlu iz ki billur avizelere dökülür,
Atom ve yıldızlar berraklaşır bir günde.
Sanki her varlığa tılsımlı değnek dokunur,
Kutlu yolcu bir sabah sessizce öldüğünde...
Ömer Faruk Şehsuvar.
ÖĞRETMENİME MEKTUP
Sevgili öğretmenim, mektubunuzu aldım,
İyi olduğunuzu öğrenince çok mutlu oldum,
Eski günleri andım da maziye daldım,
Bir an kendimi bakışlarınızda buldum,
O bakışlarda yaşadım en güzel günlerimi,
Sizde tattım sevgiyi, sizden öğrendim sevildiğimi,
Her geçen gün anladım, yaş iken eğildiğimi,
Mektubunuzda derman buldum da doğruldum.
Eşit tutarım hakkını, annemin hakkı ile
Bilmem nasıl anlatsam getirsem sevgimi dile,
Mutlu edebildi isem sizi, birkaç satır ile
Mutluluğa bir adım daha atmış olurum.
Serpil Bilgen
Susurluk İmam Hatip Lisesi
YENİ BİR ÇAĞ
Her şey nefes nefese...
Her şeyde bir hendese,
Sır içinde sırlar,
Çözememiş asırlar.
Düşündüm gecelerde,
Aradım hecelerde,
O sınırsız ahengi.
Gökte bulut kan rengi
Olup yanıncaya dek,
Işıklar oynar seksek,
Aksettiği sularda,
Ve herkes uykularda.
İstesem uyansınlar,
Benim gibi yansınlar...
Yanık üflenen neyi
Tutu şan pervaneyi
Görüp ibret alsınlar.
Örüp ak tellerden ağ,
Hep içinde kalsınlar,
Başlatıp yeni bir çağ,
Aydınlığa dalsınlar.
Bekleyelim beraber,
Ötelerden bir haber
Üsame Anlağan BURSA
ÖLÜME YOLCULUK
Gözlerim izi
Sonsuz ufka dikerek
Ve zafer muştusu bekleyerek
Ümit ve sabırdan azığımızla
Ve bütün bir cihanda
Yalnızlığımızla
Nemiz varsa bir aşk uğruna adamış
Ve dizimizi
Bir kutlunun dizine dayamış
Yürüyoruz...
Dilimizde
Ölümsüz bir şarkı
Ve her şeyiyle ezerken zamanın çarkı
Bizler
Elimizde Nurdan demetlerle
Ve asırlık dertlerle
Aydınlık bir dünyadan yana
Ve hasret ateşiyle yana yana
Yürüyoruz…
Sonsuzluk kervanı bu
Ölüme yolculuk
Ebedi yaşamak için
Geçici yokluk.
Bir kutlunun açtığı yoldan
Işıktan kanatlarla
Ve nurdan atlarla
Dört bir koldan
Yürüyoruz...
Kördüğüm söküldü derken
Ham ruhlar bir bir döküldü,
İçimizde burkuntu
Gözümüzde yaşlarla
Ve akıbetimizden telaşlarla
Kayan yıldızları seyrederken
Kavradık sırrını
Anladık ki ezelden beridir
Bir kudret eli
Ebed yolcularını
Seçiyor bir bir...
Encamı görüyoruz.
Ölüme yürüyoruz...
Selim Ekinci — İzmir