Kasım 1987 · s. 37 · 2 dakikalık okuma
Sizden Gelenler

Ufkumuzda Beliren YENİ BİR Işık "SIZINTI"
Yıllardır susayan, susuzluğun dayanılmaz, deminde, çölde solan bir güle verilen su gibi yetişiverdin asi! milletin imdadına... Adeta âb-ı hayat oldun; kuruyan dudakları yeşertiverdin. Bir anda etrafımıza nur saçan bir meş'ale olarak çıktın karşımıza.
Senin atmosferinin iklimlerinde dolaşıp, seyr-ü temaşa ederken, gözümüz sağa sola takıldı ise affet ve bizi huzurundan kovma!
Bize gerekli olan bazı elementlerin gıda yoluyla alınması gibi, ışığınla ruhumuza ve bütün hüceyratımıza kadar sızmış bulunuyorsun. Bu sızıntıyı dindirmeye kimsenin gücü yetmeyecek, bu yoldaki uğraşın istemeyerek bile olsa çağlayan halini almana vesile olacaktır. Belki senin yeşerttiğin filizlerin yaprakları dökülecek ama merak etme hiçbir zaman kuramayacak, bir ışık parıltısı görüp, bahara ulaşınca, tekrar neşv-ü nema bulup yeşererek, kutsi hizmetlerine eski aşk ve şevkleriyle devam edeceklerdir. Artık gül mevsiminin bülbülleri ötmeye başlamıştır. Her ferdin kalbinde muhteşem bir taht kurmuşsun, bu tahtın tahribi kimin haddine... Çünkü onun duvarları, Kudret-i Sonsuzu bir saniye bile aklından çıkarmayanların hücre tuğlalarından örülmüştür.
Fatih Doğru
Sende HİSSETTİKLERİM
Sızıntı, Sızıntım... İçten İçe kaynayan pırıl pırıl sular gibisin. Derinlerde, çok derinlerde gizlidir senin kaynakların. Öylesine temiz, öylesine durusun ki; senin sinende huzur buluyor, dinleniyorum.
Seni anlayamıyorlar Sızıntı. Durgun, sessiz, haline bakıp aldanıyorlar. Elbette yanılıyorlar. Senin inancını söndürmeye, seni yok etmeye çalışıyorlar, uzun süren çabalarından sonra senin sayfalarında hala İnanç dolu sözler duyunca; deli divane oluyorlar. Sen sonsuza dek ellerden hiç düşmeyesin Sızıntı.
Süleyman Satılmış
Sevgili "SIZINTI"
Sen ne büyük bir dergisin. Seni okuyunca içim ferahlıyor. Ama seni geç tanıdığımdan dolayı üzülüyorum. Bu üzüntümü eski sayılarını okuyarak gidermeye çalışıyorum. Seni en yakın ve gerçek bir arkadaş olarak hissediyorum. Seni anlatacak cümle bulamıyorum.
Başyazında her ayda gaibden haber var sanki. Sen manevi hastalığımı giderecek bir ilaç gibisin. Hastanın ilacını aradığı gibi, ben de seni her ay başında bayilerde arıyorum.
Yayın hayatında başarılar dilerim.
M. Selim Koyulmuş
SIZINTI
Sana seslenirken, daha doğrusu sana içimi dökerken tekrar tekrar müsveddeler karalayıp, süslü kelimelerle bezenmiş cümleler dizmekten ziyade kalemimi kalbimin arzusu doğrultusunda salıverip seninle sohbet etmek istiyorum. Seni okumak istiyorum...
Necli Bayrakçı
SIZINTI
Bir su sızar kayalardan ince,
Çevresinde fidan çıkar gencecik,
Hayat verir, güven verir sathına;
Adın küçük, yükün büyük SIZINTI.
Kadir Tufan
SIZINTI
En güzel şekilde yaratıldı insan,
Başıboş değil sahipsiz değil insan.
Harika tabiattaki bu ihtimam,
Kalbe ve akla doğru akan bir damla SIZINTI...
Gerçek yaşamın sırrını bilenler,
Bu bir tesadüf değil, diyenler,
Şu dünyadan göçüpte dönmeyenler,
Bilirler ki haktan gelir hep, bir damla SIZINTI
Fatih Gandar
SIZINTI
Sen ölmüş ruhlara diriltici nefeS,
Izdıraplı gönüllere teselli şarkısI
Zalimleri uyarıcı İlahi ikaZ
Issız gönüllere ebed arkadaşI
Nurdan bir ziya her sayfaN
Tutsak ruhlara ebedi azaT
Irmak ırmak gönüllere akan SızıntI
Erol Kahraman

Er, geç; seni sonsuz değişme bekler ölünce;
Kök, yaprağı; yaprak kökü besler dökülünce.
Soy vermese her bitkide bir gizli düşünce
İstekle bakar mıydı ölüm yaslıya gence?!
Bir kimse mı var kaygusuz olsun yeterince;
Göz açtığı gün âleme kan ağladı gonce.
Üzgünse kırılmaz mı gönül, inceden ince;
Açmış çiçek az sonra solar örselenince.
Besler, büyütür bil ki bu toprak seni önce;
Bir gün yine sen toprağı beslersin ölünce.
Dr. Abdullah Öztemizhacıtahiroğlu