Kasım 1987 · s. 36 · 1 dakikalık okuma
Sözlerle Kriterya

* Fitili tutuşmamış bir kandile benziyor, aksiyondan nasibi olmayan insan,
* Gönül kurumuşta, göze yaş sual olur mu?
* İçe doğru kıvrılmayan bir fikir filizi hiç bir dem meyve vermez, zira fikirler önce gönlün bahar nesimiyle yeşerirler.
* Aşksız insan kanatsız bir kus gibidir. Uçması ne mümkün, Kaldıki uzun mesafeler aşacak,
* İnsan iç dünyasında sonsuz bir feza taşır. Onun yıldızları da inancın şûleleridir,
* Nice gıybetkesler yamyamlara şaşarlar. Keşke bir parça kendilerini görebilselerdi.
* "Vur pallasın çal oynasın" diyenler; kendilerini yalın alevler sarınca, acep aynı türküyü tutturabilecekler mi?
* Fikirler yumuşak toprak gibi gönüllere serpilmelidir. Zira ancak o zeminde yeserir onlar. Yoksa kayalar üstüne ha tuz ekmişsin ha tohum...
* Kömür kâlbliler çok kez çevresindeki elmasları da kömür görürler. Nasıl olsa mayası aynı. Heyhat.
* Mazisine küfreden, kendini tokatlayan bir ahmak gibidir.
* Bazen zehirle bal aynı çiçekte olur. Onu hakikat arısının ideâl hortumuyla tefrik edip balı çekip massetmeli..
* Fikirler donuk gönüllere gülmez. Zira onlar sonsuzluk şuasını aksettirmeyecek kadar ölü ve mattırlar.
* Elemsiz lezzet ancak inanç ikliminin nilüferidir. Elemli ise, inançsızlık beldesinin zakkumu..
* Fikir tohumları; hayalin fildişi kulelerinde değil, cemiyetin tevazu toprağında filizlenir.
* Gurur kişiyi bos yere havalandırır. Zira rüzgârda uçan çer-çöp de yükseklerde uçar ama rüzgâr dinince..
* "Nereden inceldiyse oradan kopsun" değil. "Nereden inceldiyse oraya düğüm atılsın" şeklinde olmalı diğergamlık fikrimiz.
* Gerçek zafer geleceği avlamaktır.
Mehmet Erdoğan