Sızıntı Arşivi

Mart 1988 · s. 47 · 4 dakikalık okuma

Sigara İçenlerde Damar Sisteminin Durumu

Naci Bor · Prof. Dr. · Tıp

187.783 hasta üzerinde 5 yıllık bir çalışmanın sonuçlarında; kazalarda ve intiharlarda sigara içenlerle içmeyenler arasında ölüm nispeti bakımından hiçbir farkın olmadığı, koroner kalp hastalıkları ve dolaşım sistemi hastalıklarından ölenlerde ise sigara içmiş olanlarda % 57 nispetinde bir artışın olduğu, akciğer hastalıklarından ölenlerde de (kanser hariç) ölüm nispetinde % 285 gibi bir artışın olduğu görülüyor. Bütün diğer hastalıklar da dikkate alındığı zaman sigaranın ölümü %29 nispetinde artırdığı görülmüştür. Tablo 1’de sistem hastalıklarından ölümler gösterilmiştir. Sigara içenlerde lenfatik (beyaz dolaşım) ve hemopoetik (kan yapıcı) sistem hastalıklarında ölümde bir fark görülmediği halde sindirim sistemi ve koroner sistemi hastalıklarından ölenlerde % 500 nispetinde bir artış görülmüştür. Akciğer hastalıklarından ileri gelen ölümlerde de hemen hemen 11 misli artış dikkati çekmektedir. Tablo 2’de bronş kanserinden ölenler kıyaslanıyor. Arada sırada sigara içenlerde, hiç sigara içmeyenlere göre üç misli, bir artış var. Sadece puro içenlerde önemli bir artış var, hemen hemen 2.5—3 misli. Pipo maalesef cazip ve zarif görünmesine rağmen ölüm nispetini bazı hastalarda hemen hemen 7 misli arttırmaktadır.

Tablo 1’de bronş kanserine hiç sigara içmeyenlere göre sigara içenlerde 11 misli fazla rastlandığı görülmektedir. Yarım paket içenlerde hemen hemen 20 misli, yarım ile bir paket arası içenlerde daha fazla, 1-2 paket içenlerde 40 misli fazla bronş kanserine rastlanmaktadır. Günde iki ve daha fazla paket sigara içenlerde ise bronş kanserinde ölüm nispetinde 50 misli bir artış görülmektedir.

Tablo 2de ise, koroner hastalıklarda ölüm nispetini hiç sigara içmeyenlerde 1 kabul edersek yarım paket içenlerde % 29, yarım ile bir paket içenlerde % 89, 1—2 paket içenlerde %115, daha fazla içenlerde ise % 141 nispetinde bir artış görülmektedir

Yaşanılan şehirlerin büyüklüğünün ve hava kirlililik nispetinin bu hastalıkların görülme sıklığında ve bunlardan meydana gelen ölümlerde önemli bir rolü olduğunu belirtelim. Bu tabloların bile insan hayatına saygı duymanın yanında, onun korunması için çalışan hekimlik mesleği açısından sigaraya nefret duyulmasının sebebini açıklamış olabilir.

1983 yılında yayınlanmış bir araştırma sonucuna göre, kan elemanlarından birisi olan trombositlerin birbirine yapışması demek olan agregasyon’un sigara içenlerde içmeyenlere göre % 70 nispetinde bir artış görülmüştür. Agregasyon hadisesinde ne olur? Kan damar içinde pıhtılaşır. Koroner damar hastalıklarında ve periferik (çevreyi) damarlarda görülen tıkanma tipi yakalarda sigaranın bu tesiri çok kötü neticeler doğurur. Eğer trombositler birbirlerine böyle kolayca yapışacak olurlarsa teşkil edecekleri pıhtı başlangıcı, damar içi pıhtılaşmasını süratlendirmek suretiyle kalp, beyin ve diğer hayati organlarda kötü neticelere yol açacaktır. Demek ki, bu hadise bir başlangıç teşkil etmekte ve hastalığın ilerlemesini hızlandırıcı faktör olmaktadır. Kan pıhtılaşmasının artmasının yanı sıra, damar çeperlerindeki tesirleri de dikkate alırsak kalp, böbrek ve beyinde meydana gelen zararlı tesirleri daha da iyi anlayabiliriz.

Tablo 3te bir pletismofrafik inceleme görülüyor: En yukarıda kontrol halinde bir damar, el parmağına veya ayak parmağına damar genişletici bir uyarı yapıldığı zaman organın hacmindeki artışı görüyoruz. İçi boş bir kâğıt yahut da sigarayı taklit edici bir şeyin içilmesi ve içe çekildiği zaman, ikinci sırada görüldüğü gibi çok hafif bir fark meydana gelmektedir. Neticede birim zamanda bu organa akan kan miktarı 19 cm3’ten 15 cm3 ‘e inmektedir. Hâlbuki sigara içildiği zaman parmaklara giden kan miktarı da hemen hemen % 60 nispetinde azalmaktadır. Damarları

kısmen daralmış olan bir ayağa bu şekilde giden kan miktarı azaldığı zaman ağrı veya hastalığın belirtileri çok kolay başlamakta veya artmaktadır. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta, bu değişikliklerin sebebinin sadece sigarada oluşur. Araştırmada şahsa bir tek sigara içiminin ve bu değişiklikler müşahede edilmiştir. Bir tek sigara içiminin trombositlerin agregasyon (birleşme pıhtılaşma) kabiliyetini de arttırdığını hesaba katarsak damarlarda dolaşımın hem içerden tıkanmak suretiyle hem de damar çapının daralması suretiyle nasıl azalacağını anlamak kolaydır.

Tablo 4’de gösterilen çalışmada ise damarlara giden kan miktarını ölçmek yerine, parmakların harareti ölçülmüştür. Bu da birim zaman zarfında parmaklara giden kan miktarını göstermesi bakımından önemlidir. Rod, Maden, Riglit ve Simon gibi araştırıcılar, sigara içiminden sonra parmaklardaki hararette önemli bir azalma bulmuşlardır ki bu da organa giden kanın azaldığını gösterir.

Şimdi de bir tek sigara içiminden sonraki tansiyon değişikliğine bakıyoruz:

Tek bir sigara içiminden 1-2 dakika sonra sistolik (büyük tansiyon) tansiyon ortalama 140 mm Hg’den 190 mm Hg‘ye çıkmıştır. Diyastolik (küçük tansiyon) basınçta 105 mm Hg’den 120 mm Hg’ye yükselmiştir. Aynı şekilde el ve ayak parmaklarında dolaşımın azaldığı, ısının düştüğü de görülmektedir. Diğer araştırmada da atar damar basıncının 80 mm. Hg’den bir tek sigara içilmesiyle 98 mm Hg’ye (ki bu % 24 tük bir artıştır) nabızda da 80 den 100’e bir artış görülüyor. Arteryel basınçta bu değişiklik olurken toplardamar basıncında da bir artış görülmektedir.

Bu değişiklikler kanda epinefrin ve katekolaminlerin yükselmesine bağlı olduğu gösterilmiştir. Bir tek sigara içimi bile damarların çapını azaltmakta, onları kasılmaya sevk etmektedir. Trombositlerin birbirine yapışması demek olan agregasyonu arttırmak suretiyle, içeriden de kanın dolaşımını etkilemektedir. Bu iki faktöre bağlı olarak kalpte, periferik damarlarda, beyinde ve böbreklerde dolaşım önemli derecede bozulmaktadır.

Prof. Dr. Naci Bor Hacettepe Ünv. Tıp Fak. Cerrahi Araşt. Birimi Bşk.