Mart 1988 · s. 50 · 2 dakikalık okuma
Bekleyiş

Bekleyiş, bir oluştur... Hakkın inayetine arz edilmiş tedbirler içinde sır halini almış “bir mercan sabrı ve sessizliğiyle, en kuytu yerlerde ve mercan kuluçkalarının ızdıraplı fakat gürültüsüz hallerine uygun bir çizgide cereyan eden” bir oluş…
Bekleyiş, bir kollayıştır. Büyük insanların yürüdüğü sabır yolunda yürümek, maksuda ulaşmak, hakka hakikate tercüman olmak için müsait zaman ve zemini kollayış…
Bekleyiş, kendi halinde, herşeyden uzak hamle ruhundan yoksun münzevi bir hayata çekilme, durgun sular gibi yatağında buharlaşmaya, kokuşmaya mahkûm olma şeklinde anlaşılmamalıdır. Bilakis bekleyiş, bir muhasebe zamanı, durumu tespit ve tayin etme, ne yapılması gerektiğini önceden planlama ve bir hamlede zarar ihtimallerine karşı tedbir alma anıdır…
Bekleyiş; ,bir yenileniş, bir toplanış ve geleceğe matuf bir hazırlanıştır. Ruhu sabırdır, ümittir. İnançla doğan, inançla yaşayan bir ümit. Hamle, bekleyişin potasında sabırla ve ümitle şekillenmelidir ki, devam etsin. Nitekim Hakikat Rehberleri tercümanı bulundukları davalarını böyle bir bekleyiş neticesinde yayma fırsatını bulmuş değiller midir? Yusuf (a.s)’ın Mısır kuyu ve zindanlarına atılışı bir bekleyiş değil midir?
Musa (a.s)’ın, dostların şaşkın, düşmanın çetin olduğu bir zamanda, tahriklere kapılmadan, sağa—sola toslamadan, içteki kaynaşmalara rağmen çölün kızgın bağrına çekilişi bir bekleyiş değil midir? Bu sırlı bekleyiş değil midir, Musa (a.s)’a, yeni bir nesil yetiştirerek risalet yumağını ruhlara tel tel örme fırsatını veren?..
Ya, yüce insanlar manzumesinin son beyti, Ufuk İnsan; kâinatı kucaklayacak kapasitede, erişilmez hamle ruhuna sahip, ümit ve sabır potasında pişmiş, aşk ve vecd ikliminde namütenahi ufuklara yelken açmış Kutlu Erlerle Bedri beklemiş değil midir?
Evet, Bedir’e kadar sessiz bir bekleyiş, olgunlaşma, gelişme, büyüme devri. Bedir, bu kudsi bekleyişin semeresi, mutlu başlangıç. Uhud bekleyişin sırlarına riayet etmeyişin acı tablosu… Hudeybiye iç içe sırlı bekleyiş; ve fetih mutlu son...
Aslında her mutlu başlangıç sabırla bekleyişin bir semeresidir Her dava eri bekleyişin sırlarına vakıf olmalıdır. Zira atlanması gerekli pek çok handikap karşısında dikkat, ihtiyat ve sabırla çeşitli taarruz ve tahriklere kapılmadan hak istikametinde yol almak için lazım olan “sabır ayarlamasıdır” bekleyiş.. Unutulmamalıdır ki, cemrenin toprağa düşmesini beklemeden neşvü nema bulan tohum vurguna, soğuğa, ayaklar altında çiğnenmeye mahkumdur... Beklemesini bilip plan ve programını önceden tespit eden şüphesiz mutlu başlangıca erişen olacaktır…
Ey dost bekle “Gün doğmadan meşime-i şebden neler doğar?”(Z. Paşa)
Ataullah Şahin
![]()