Sızıntı Arşivi

Mayıs 1987 · s. 14 · 3 dakikalık okuma

Semadaki Saatler

Süleyman Aydın · Astronomi

may87-15.jpg

Puerto Rico (Porto Riko)da bulunan Astronomi ve İyonosfer Merkezi'nde J.H. Taylor ve ekibi 305 metrelik radyo teleskobun basında kâinatın uzak köşelerinden gelen sinyalleri toplamaktadırlar. Çalışmaları sırasında ekip her saniye, ortalama 186 pulsasyon (parlama) yaparak fezaya ritmik radyo dalgaları neşreden bir semavi cismin varlığını keşfetti. Arzdan bakıldığından, bu ritmik radyo dalgaları 12.3 günde bir müşahede edilebiliyordu. Saniyede ortalama 186 defa tekrarlanan ritmik parlamalar periyodu 12.3 gün olan başka bir parlamanın içine gizlenmişdi. İki ritmik parlama deseniyie donatılmış bu cisim, şimdiye kadar çift yıldız sistemleriyle alâkalı olduğu bilinen en hızlı pulsardı. Astrofizikçiler buna PSR 1855+09 adını verdiler.

Birbiri etrafında dönen çift yıldızdan biri pulsar ise, bu yıldız cifti "çift yıldız pulsarı" olarak adlandırılır. Bir pulsann çok hızlı dönen nötron yıldızı olduğu düşünülür. Nötron yıldızları, süpernova patlaması sırasında güneşimizden birkaç misli fazla kütledeki bir yıldızın patlayıp, birkaç kilometre çapındaki küre içine sıkıştırılmasıyla teşekkül eder. "Açısal" momentumun korunması, nötron yıldızının dehşetengiz bir hızda dönmesine yol acar. Nötron yıldızının 1 cm3 hacminde bulunan maddesi tonlarca ağırlıktadır. İlim ve Kudret sahibi Yaratıcı bir kaç kilometrelik çapa sahip nötron yıldızına iki tane güneş kütlesi yerleştirmiştir. Nötron yıldızı hızla dönerken çevresindeki maddede iyonlaşmaya başlamıştır. Yaratılan manyetik alan da yıldızı kuşatmıştır. Manyetik alan içine hapsedilmiş plazma, dönme kutbundan farklı manyetik kutuplarda radyo dalgalarını meydana getirir. Neticede, oluşan radyo dalgaları kutuplardan iki huzme halinde fezaya saçılır. Deniz fenerine bakan bir kimsenin önünden belirli periyotlarda parlayıp geçen ışık hüzmeleri gibi bu radyo dalgaları da arzımız istikametinden geçerken parlama yapar. Bu parlamalar o kadar intizamlıdır ki, adeta kronometreyi andırır. Saatin tik tak seslerine benzeyen bu huzmeler pulsarın arz istikametinden geçişi sırasında dünyamıza ulaşır. Radyo dalgaları radyoteleskopda bir sinyal bırakır. Saniyede ortalama 186 olan bu sinyallerdeki periyodik değişmeler pulsarın bir çift yıldız sisteminde veya bir arkadaş yıldız etrafında döndüğüne delil teşkil eder. Zira dönüş esnasında yörünge düzlemi ortalama olarak arzdan geçtiği için pulsar 12.3 günlük periyotlarla yıldız arkasına saklanır. Pulsarın, arkadaş yıldızın çevre yörüngesinde yaptığı hareketlerden dolayı oluşan Doppler tesiri, atma frekansında kaymalara sebeb olur. Şimdiye kadar dörtyüzden daha fazla pulsar kataloğu çıkarılmasına rağmen bunlardan sadece besinin çift yıldız sistemine ait oldukları bilinmektedir. PSR 1855+09 bu sistemlerin altıncısıdır. Çift yıldız pulsarlarının yörüngelerine ait periyodlann-dan astrofizikçiler, nötron yıldızlarının kütlelerini tahmin edebilmektedirler.

may87-16.jpg

Kâinatın çok uzak galaktik mesafelerinden gönderilen bu ritmik radyo dalgaları bizlere kâinatın yapısı ve Sanatkarı'nın büyüklüğü hakkında sırlı mesajlar ulaştırmaktadır. Değişik marka saatlerin çıkardığı değişik sesler gibi her bir pulsar da kendine has olarak neşrettiği ritmik sinyallerle kâinatta hükümferma olan nizama tercüman olmaktadır.

Çift yıldız pulsarlarının insanı hayrete düşüren bir başka yönü de son derece yüksek doğrulukta çalışan fıtri kozmik bir saat olarak kullanılabilecek kadar ahenkli nabız atışı (parlama) yapan semavi cisim olmalarıdır. PSR 1837+21 olarak adlandırılan başka bir pulsar, doğruluk ve güvenirlilik açısından insan yapısı en iyi atomik saatlerle bile mukayese edilemez. Bu mükemmellik ve doğruluk yeni keşfedilen PSR 1855 + 09 için de geçerlidir.

Pulsarların neşrettiği sinyaller kainat doğumunun ilk sancılarını çektiği sıralarda (yaklaşık 10-5 ila 10-30 saniyeler arasında) ortaya çıktığı düşünülen gravitasyonel dalgaların varlığına da bir delil teşkil edebilir. Gravitasyonel dalgalar denizde oluşan dalgalara benzer şekilde kâinat yaratıldığından beri kainatta oluşup duran "feza-zaman bozulmaları olarak da tarif edilmektedir. Bu dalgaları pulsarların sinyallerinde de tespit etme ihtimali vardır.

Daha pek çok sırrın çözülmesinde anahtar rolü oynayacak çift yıldız pulsarlarının neşrettiği ritmik sinyaller ve bunların oluşturduğu semavi saatler astrofizikçiler nazarında manidarlığımı ve esrarengizliğini pek çok yıl devam ettireceğe benzemektedir.

Süleyman Aydın