Sızıntı Arşivi

Eylül 1989 · s. 13 · 3 dakikalık okuma

Renkli Görme Mucizesi

Mehmet Caner · Anatomi

eyl89

eyl89

Anında görüntü veren (Polaroid) fotoğraf makinesinin mucidi Edwin Land'in ilk makinası, siyah-beyaz fotoğraf veriyordu. Renkli fotoğraflar elde etmek isteği Land'ı, yaptığı makineden çok daha karmaşık ve mükemmel olan insan gözü ve beyni üzerinde araştırma yapmaya sevketti. Land çalışmalarına temelden başladı. Gözün görme sistemi üzerine ilk teorileri, İskoç fizikçi Maxwell ortaya koymuştur. Fotoğrafçılığın temeli olan bu teoriye göre bütün renkler üç ana renkten (kırmızı, mavi, yeşil) oluşmaktadır.

Land, çalışmasına başladığı sıralarda gözün, kırmızı, yeşil ve mavi ışık miktarlarını ölçen üç alıcısı olan bir fotoğraf makinasına benzediği kabul ediliyordu ve Land da bunu kabul edenlerden biriydi. Birgün Maxwell'İn tecrübesini tekrarlarken üç projektörden birisinin önündeki yeşil filtrenin düşmesi, Land'ın sabit renk teorisini öne sürmesine sebep oldu. Yeşil filtre düştüğünde projektörden yeşil yerine beyaz renk gelmekte idi. Bu, o güne kadar farkedilmemiş, muhteşem bir optik hususiyet idi. Bir limona, öğle saatlerinde beyaz güneş ışığında ve bir de batmakta olan güneşin kırmızı ışığı altında bakılırsa, limon her iki durumda da sarı görülür. Limondan göze yansıyan ışığın dalga boyu değiştiği halde limonun rengi sabittir. Ama bir fotoğraf makinası bunu yapamaz; kırmızı ışıkta limonun fotoğrafı da kırmızıya çok yakın olur.

Elde ettiği bilgilerin ışığında "retineks" teorisini kuran Land, özetle şöyle diyordu: "İnsan gözü ve beyni, bir fotoğraf makinası değildir. Yani görüntüyü elde ederken sadece yansıyan ışınların dalga boyunu kaydetmez. Görme sistemimiz değişik aydınlatmalarda dahi cisimlerin renklerini sabit görmemize imkân sağlayacak şekilde yaratılmıştır. Retineks teorisi de, bu işlemlerin nasıl yapıldığına dair bir modeldir."

eyl89

Yakın zamanda bu modeli destekleyen anatomik keşifler yapılmıştır. Beyinde, bahsedilen hesapları yapabilecek kabiliyette hücre grupları bulunmuştur. Bu hücreler kafatasının arka kısmında, beynin görme korteksi denilen bölümünde bulunurlar. Hücrelerin çalışma şekli hâlâ sır olmakla beraber, teoride Öne sürülen vazifeyi yaptıkları düşünülmektedir.

Renkli görme trikromatik teoriyle (üç renk teorisi) de açıklanabilmektedir. İlk olarak T. Young, retinada üç çeşit renk görme hücresi (koni) grubunun bulunduğunu ve her birinin üç ana renkten birine karşı hassas olduğunu ortaya atmıştır. Ayrıca konilerin içinde üç renkten birine azami hassas üç ayrı pigmentin varlığını öne sürmüş ve 1964'te bu iddiaların doğruluğu anlaşılmıştır. Fakat üç renk teorisi doğrulansa da, insanın görme kabiliyetini tam olarak açıklayamamaktadır.

Karanlıkta kalan soruları cevaplandırmak, retineks teorisine kalmıştır. Bu teoriyle alâkalı çeşitli tecrübeler yapılmıştır. Sonunda renk sabitliğine bir açıklama getirilmiştir: Göz, bir cismin rengini tesbit ederken sadece cismin yansıttığı ışıktan faydalanmaz; bu ışığı çevreden yansıyan ışıklarla karşılaştırarak izafi bir değerlendirme yapar, sonunda sabit bir renkte karar kılar. Bu durumda çeşitli aydınlatmalarda cisim ve çevrenin ana renkleri yansıtma oranı aynı kaldığından, karşılaştırma sonunda cismin rengi aynı görülür.

eyl89

Bu karşılaştırmaların göz ve beyinde nasıl yapıldığını ortaya koymak için yapılan araştırmalar başarıyla sonuçlanmış, hatta iki ilim adamı, bu araştırmaları sonucu 1981 Nobel Tıp ödülüne hak kazanmışlardır. Araştırmaların sonuçlarını şöylece özetleyebiliriz:

Öncelikle, retinadaki konilerden gelen sinyalleri alıp işleyecek hücrelerin yerini tesbit etmek icabediyordu. Görme sistemi İnsana benzeyen hayvanların (kırmızı havuz balığı) beyinleri ve optik sistemleri İncelendikten sonra bizzat insanlar üzerinde de araştırmalar yapılmıştır. Sonunda kafatasının arka alt kısmında görme işini yapan beyin kabuğu (optik korteks) üzerinde, bu iş için yaratılmış mükemmel yapıda blob adı verilen hücre gruplarına rastlanmıştır. Beyin üzerinde en çok bilgi sahibi olduğumuz bölge optik korteks olduğundan bu hücre gruplarının mahiyeti Önemli Ölçüde anlaşılmış ve yine optik korteks üzerinde bulunan başka bir bölge ile bağlantıları olduğu gösterilmiştir. Bu bağlantılara komşu olan ve biri şekil idraki, biri derinlik ve hareketle alakalı iki görme yolu daha keşfedilmiştir. Renk ve şekil İdraki İle ilgili yolların cismi tanıma, hareket ve derinlik yolunun ise cismin yerini tayin etmekte kullanıldığı düşünülmektedir.

Ne kadar canlı ve renkli bir âlemde yaşadığımızı anlamamızı mümkün kılan renkli görme mucizesi ile ilgili yeni keşifler yapıldıkça, bu canlı ve renkli âlemin Yaratıcısı'nın kudret ve ilmini daha iyi idrak etmeye giden yollar da açılmış olacaktır. *