Kasım 1986 · s. 422 · 2 dakikalık okuma
Profesyonel Dalgıç

Kosmos’dan
Veysel Özel — Hüseyin Bayraktar
Kendine
ve yavrularına ihsan edilen rızkı temin etmek için günde en az 200 kez serin
sulara dalarak küçük balıkları avlayan Yalıçapkını (Alcedoattis) cüsse olarak
serçeden biraz büyüktür.
Avcıların “uçan zümrüt” dedikleri bu nadir kuş, ona bahşedilen avlanma tekniği ve cihazları sayesinde çoğu kez avını yakalamada başarılı olur. Yalı çapkını keskin gözleriyle,hemen hemen altı metre uzunluktaki karanlık suda kibrit çöpü büyüklüğündeki balığı dahi görebilir.
Yalı
çapkınının avlamak için tercih ettiği metodlardan biri de dere kenarında suyun
üzerinde uzanan, açıktaki bir dala tüneyerek uzun süre hiç kımıldamadan etrafı
gözetlemişdir. Suda parıldayan küçük bir balığı gördüğü anda, tüm hızı ile
kanatlarını kısarak bir mermi gibi yerinden fırlar. Bu esnada hedefini
ayarlamıştır. Su sınırına varınca başını eğer dikey olarak bir füze gibi suya
dalan yalıçapkını, suyun dibinde ilerlerken hızını kaybetmemek için kanatlarını
sıkıca kapatır. Hedefe varmak üzere iken de kanatlarını açmak suretiyle
frenleme işlemini gerçekleştirir. Bundan sonrası planlandığı gibidir.
Kendisinden daha çevik olan balığı güçlü ve keskin gagasıyla kıskıvrak bir
şekilde yakalamıştır. Yukarı çıkarken kafasını göğsüne doğru eğerek kanatları
ve ayakları yardımıyla suyun üzerine çıkar. Bazen suyun yüzünde bir kaç saniye
bekler ve geldiği yere doğru öyle hızla uçar ki kalkarken vücudundan akan sular
döndüğü dala kadar gelir. Daldığı yerin yüksekliği suyun derinliği ile doğru
orantılıdır. Bu hadiseler o kadar kısa zamanda olurki insan gözüyle kolay kolay
izleyemez. Burada dikkati çeken husus:Yalı çapkınının dalış anında kanatlarının
ve
vücudunun
ıslanmaması, Hikmet’i Sonsuz’un ona bu hususta verdiği Ihsan ile mümkündür.
Vücudun her yerinde bulunan hava kabarcıkları, vücudunu bir manto gibi sarar ve
suda ıslanmasına mani olur. Bir kaç saniye içinde, su üzerinden
70 cm
yükseklikten
30 cm.
derinlikteki suya dalıp balığı yakalamakta ve genellikle derhal yakındaki
yuvasına götüren yalı çapkını, burada balığı yere çarparak ya da çok hızlı bir
şekilde silkeleyerek öldürür ve yutar.
Yalı çapkınının bu harika avlanma tekniğini ne olduğu belirsiz, sadece meydana gelen hadiseye isim takmaktan ibaret olan, asıl yapıcısını izah etmeyen içgüdüye bağlamak bilmem ne derece doğru olur.