Sızıntı Arşivi

Ocak 1987 · s. 492 · 1 dakikalık okuma

Penceredeki İşaretçiler

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

İnsan, Yüce Yaratıcı’nın isim, sıfat ve ünvanlarını aksettiren eşsiz bir ayna mahiyetindedir. O, numuneler nevinden kendine verilen kudreti, sınırlı duyup işitmesi, daracık hakimiyet ve iktidarıyla, Yaratıcı’sının, çepeçevre bütün varlığı kuşatan sınırsız ilmine, koca sistemleri sapantaşı gibi çeviren müthiş kudretine, herşeyi her haliyle görüp gözeten o harikulade işitip görmesine ve en küçük madde parçacıklarından en büyük galaksilere kadar her yerde geçerli olan hakimiyet ve iradesine pırıl pırıl birer aynadırlar.

Evet kendi hareket ve davranışlarının şuurunda olan her fert: “Ben nasıl bu evimi yaptım ve yaptığım şeyleri de görüp biliyor onlara sahip olduğumu hissediyorsam; öyle de, şu muhteşem kainat sarayının herşeyi bilen, gören ve akıllara durgunluk verecek şekilde fevkalade ahenkle idare eden bir mimar ve ustası vardır ve bu hikmetli saray O’nun varlığıyla kaimdir” gerçeğini ilan etmektedir. Şimdi ey kendini insan bilen insan! Sen seni iyi oku ve tanı! Yoksa, en şerefli bir varlık olarak dünyaya gönderildiğin halde, en aşağı bir varlık seviyesine yıkılıp gitme ihtimalin var...

"İnsanoğlunun bir delil, bir şahit oarak Allah'ı gösterip ilan ettiği kadar varlıklar arasında ikinci bir delil ve şahit yoktur. O, ne kinat kitabının o rengin cezengin sayfalarıyla, ne de faylesofların o tantanalı ifadeleriyle insan mahiyetininde anlatıldığı gibi anlatılamamıştır."