Ocak 1987 · s. 491 · 1 dakikalık okuma
Hazan Vurmuş Ruhlar
HAZAN VURMUŞ RUHLAR
* * *
Esip sarınca ruhları dörtbir yandan hazan,
Yalnızlık ayrı bir dert, ülfet ayrı bir çile..
Göçmeye hazırlık ve sinelerde hafakan;
Vedalaşma zamanı bundan böyle hepsiyle-(herşeyle)...
Dünya denen bu ise, tam ifritten bir azab,
Gönüllerde burkuntu, dimağlarda bir sancı..
Artık yaşamak bir dert, onu duymaksa ızdırap,
Bilmem nasıl geçecek hiç dinmeyen bu acı..?
Yetiş ey O’na iman, yetiş ki pek bunaldım!
Kılıcım kesmez oldu, terkeşimde tek ok var;
Aşılmaz bu tepeler Sen olmadan, inandım
Ve inanç kuşağında yar oldu bana ağyar...
En tatlı hülyalarla koşayım yollarında,
Senden gayri herşey kuru bir sevda gözümde;
Noktalansın bu hayat ölümün kollarında,
Değil mi ki Sen varsın arkamda ve önümde.
Yaşayıp doydum artık doyulmayan dünyadan,
İsterse hemen bitsin şu bitmeyen sonbahar;
Fırlasın bu son okum, fırlayıp çıksın yaydan,
Kanıma bedel olsun bakışı şehla şikâr...