Sızıntı Arşivi

Nisan 1990 · s. 131 · 3 dakikalık okuma

Orkidelerde Renk Armonisi

Adem Arıkanlı · Botanik

Zemin yüzündeki bütün çiçekler teker teker tetkik edip üzerinde durmak mümkün olmadığı gibi fazlasıyla meşgul olmaya çalışmak dikkatimizi dağıtabilir. Bunun için orkideleri ele alıp bunların üzerinde Kudret-i Sonsuzun bin bir güzellik içinde önümüze serip neşrettiği bu baş döndürücü tabloları seyretmeye çalışalım.

Asıl vatanı Malaya-Endonezya olan orkideler bugün Kuzey Avrupa’da bile kolaylıkla yetiştirilmektedir. Rengiyle, kokusuyla gözümüze ve burnumuza hitap eden orkidelerin 30.000 kadar türü bilinmektedir.

Tropik ormanlarda hava nemi %80’nin altına düşmediğinden, bu bölgelerde deniz seviyesinden itibaren 4000 metreye kadar çeşitli türleri yetişmektedir.

Orkideler diğer epifitler (başka bitkinin üzerinde yaşayan) gibi asalak değildirler. Yani üzerinde misafir bulunduğu bitkinin besin maddelerini almaz. Bunlar sadece özel kökleriyle bitkiye yere düşmemek için yapışırlar.

Orkidelerin yapraklarının ve küçük çiçeklerin arasından, başka kökler çıkar. Hava kökten olan bu kökler çoğu kez uzun ve silindir şeklindedirler. Bunlar bitki için gerekli nemi havadan alırlar. Bunun için güneş ve yağmuru çok severler. Çünkü yağmur havanın nemini onlara sunduğu gibi, yağmurla birlikte dal kıvrımlarındaki çürümüş organik artıklar, kuş gübreleri ve kökler arasına sızan toprak kırıntıları beslenmeyi mümkün kılar.

Dünyanın en pahalı en gözde çiçeklerinden olan orkideler doyumsuz güzelliklerine böyle ulaşmış olurlar.

Tropik ormanlarda ağaçlar üzerinde yetişen orkidelerin üremeleri yıllarca çözülemeyen bir sır olarak kalmıştır. Orkidelerin tohum kapsülleri ek yerlerinden çatlayarak tohumların etrafa rüzgârla saçılması sağlanır. Biraz büyük olan tohum kapsülleri ise dengeleyici tüyler sayesinde kapsülün havada yol almasını sağlar. Tohum, dallar üzerinde müsait bir yere yerleştikten sonra diğer bitki tohumlarında olduğu gibi belirli bir dönem yetecek şekilde depo edilen besine sahip değildirler. Bundan dolayı yıllarca orkide yetiştiricileri orkide tohumlarını çimlendiremiyorlardı. Hâlbuki Rahmet-i Sonsuz orkide tohumlarının hayatiyetinin devamı için özel bir mantar vazifelendirmiştir. Bu mantar, orkide tohumları tarafından özel kokularla cezbedilir. Mantar, tohum içine girdiğinde tohum tarafından sindirilir.

Araştırmacılar orkide ile mantar arasındaki bu simbiyoz yaşantıyı tesbit ettikten sonra orkide tohumlarını çimlendirme yollarını aradılar. Neticede mantarın yardımı olmaksızın çimlendirmeyi başardılar. Artık orkide tohumlarının çimlenmesinde mantarın sağladığı gıdalar yerine ilk üç senede kapalı bir kavanozda protein, şeker ve fosfat kullanılmaktadır. Gıda zemini deniz yosunlarından elde edilen agar agardan oluşur. Bu da orkideye sabit bir zemin sağlar. Ayrıca kavanoza, ilaveten, hindistan cevizi ezmesi, ananas suyu, muz ezmesi, domates ve patates karıştırılır. Bu karışımın oranları ise her orkide üreticisinin sakladığı sırlı bir formüldür.

Yeni çimlenen orkide tohumları bu karışımdan alınır, sonraki iki yıl içinde bulunduğu yerden bir çok kez çıkartılarak yeri değiştirilir. Kavanozların ağzına kapatılan pamuk vasıtasıyla besin ilâve edilir.

Üç yıl sonunda orkide fideleri kavanozdan saksılara alınır. Bundan sonra nem oranının sabit tutulması lazımdır, yoksa ölürler. Henüz birkaç yaprağa sahip fidelerin toprağı; özel hazırlanmış çürük ağaç kabukları, söğüt ağacının mantarlı bir türü ve beyaz odun kömüründen müteşekkildir.

Orkidelerin ömürleri oldukça uzundur. Ancak 15 sene sonra çiçek açmaktadırlar. Bütün bunlardan sonra orkidelerin neden bu kadar pahalı olduğu anlaşılır.

Melez olarak yetiştirilen orkidelerde çiçeklerin ebeveyn sayısı 6–9 arasında değişir. Böylece tabiatta olduğundan çok daha zengin renk armonisi ortaya çıkmaktadır.

İlâhi Rahmet orkideler gibi zarif ve güzel yaratıkları tozlaşıp nesillerinin devam etmesi için kendilerine verilen çeşitli koku, renk ve şekillerle yine gıdaların orkidelerden temin eden çeşitli böcekleri vazifelendirmiştir.

Orkidelerde tozlaşma türlere göre çok çeşitli ve enteresandır. Yer orkideleri, yaban arılarının erkeklerinin salgıladığı kokularla yanında bir dişi olduğunu zannettirerek cezbeder. Böylece böcekler, farkında olmadan çiçekten çiçeğe polen taşırlar ve üremeyi sağlarlar. Bazı orkideler çiçek yapraklarını rüzgârda bir böcek gibi hareket ettirerek onları cezbeder. Bir tür orkide ise, böcek çiçeğe konduğu an üzerine bir mekanizma ile polen sıçratırlar. Böylece üremelerini de temin etmiş olurlar.