Sızıntı Arşivi

Haziran 1981 · s. 16 · 1 dakikalık okuma

O'nu Arayan Seyyah

Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Sonra, o yol­cu dağda ve sah­rada düşünerek gezerken, ağaçlar, nebatlar âleminin kapısı fikrine açıl­dı. Onu içeriye çağırdılar; “Gel dâiremizde de gez, yazılarımızı da oku:” dediler. O da girdi, gördü ki

Gayet muhte­şem ve süslü bir tevhîd meclisi, bir zikir ve şükür hal­kası meydana getirmişler. Her çe­şit ağaç ve nebat, hepsi beraber “Allahtan başka ilâh yok” diyor­lar gibi lisan-ı hal­lerinden anladı. Çünkü bütün meyveli ağaçlar ve nebatlar; ölçü­lü ve manâlı yap­raklarının dilleriy­le, süslü ve ahenk­li çiçeklerinin sözleriyle, intizamlı ve yüksek ifadeli meyveleri­nin kelimeleriyle beraber teşbih ederek şehâdet getirdiklerine ve “Allahtan başka ilâh yok” dedik­lerine işaret ve şehâdet eden üç büyük hakikati gördü.

Birincisi: Pek açık bir surette kasdî bir ikram ve iradeli bir ihsan mânâsı ve hakikati herbirisinde hissedildiği gibi; hepsinde, gü­neşin parlaklığındaki ziyası gibi görünüyor.

İkincisi: Tesadüfe havalesi hiçbir şekilde mümkün olmayan kas ve hikmetli bir ayırıp seçme, iradeli ve merhametli bir süsleme ve tasvir etme mânası ve hakikati, o hadsiz nevilerde ve ferdlerde sündüz gibi apaçık görünüyor; ve hikmetli bir San'atkârın eserleri ve nakışlan oldukla­rını gösteriyor.

Üçüncüsü: O hadsiz sanat eser­lerinin yüzbin çe­şit ve ayrı ayrı tarz ve şekilde olan suretleri, ga­yet muntazam, ölçülü ve süslü olarak, mahdud ve sayılı, birbiri­nin misli, basit, cansız ve donuk, birbirinin aynı ve­ya az farklı ve ka­rışık olan çekir­deklerinden, habbeciklerden p iki-yüz bin nevilerin fârikalı ve inti­zamlı, ayrı ayrı, dengeli hayatlı, hikmetli, yanlışsız, hatasız bir va­ziyette bütün fertlerinin suret­lerinin açılışı ise öyle bir hakikat­tir ki, Güneşten daha parlaktır; baharın çiçekleri, meyveleri, yap­raklan ve mevcu­datı sayısınca o hakikati isbat eden şâhidler var, diye bildi. “îman nimetini ihsan et­tiği için Allah'a hamdolsun” dedi.