Sızıntı Arşivi

Eylül 1987 · s. 5 · 4 dakikalık okuma

Mikroalemde Savaş Timleri

Ubeydullah Yüce · Biyoloji

ey87-5.jpg

İnsan üzerinde muazzam bir canlılar topluluğunun barındığını biliyor muydunuz? Normal erişkin bir insandaki hücre sayısı yaklaşık 1013-1014 iken insan vücudunda bulunan mikroorganizma sayısı da 1014 dür. Bu yönüyle insan adeta mikroorganizmalar tarafından muhasara altına alınmıştır. İşin garip tarafı bu misafir canlılar insanı yok etme yerine insanın canlılığını sürdürmesine yardımcı olmakla vazifelendirilmişlerdir.

İnsan vücudunda yaşayan mikroorganizmaların büyük çoğunluğunu bakteriler oluşturduğundan burada sadece bakterilerden bahsedilecektir. Vücudumuzun bu görünmeyen misafirleri yuvarlak, uzun, virgül gibi çok çeşitli morfolojik yapılarda olabilir. Bu misafirler enerji temini açısından oksijene bağımlı olabilirler. (Aerobik bakteriler) veya oksijensiz vasatta enerji temin edebilirler. (Anaerobik bakteriler).

Vücudumuzun Dışındaki Bakteriler

Normal fiziki gelişmesini tamamladıktan sonra 1.7 m2 tik bir sahaya sahib olan insan cildinin tamamının bakteriler tarafından kullanılabilmesi, ilim adamlarını hayretler içinde bırakmaktadır. Aerobik bakteriler nemli bölgeleri (kafa derisi, yüz, koltuk altları ve etek bölgesi) tercih etmek üzere insan cildinin sathında yaşarlar. Umumiyetle saç dipleri ile yağ ve ter gözeneklerinde barınırlar. Bundan dolayı banyo yaparken şiddetle keselenmekle bile onları söküp atmak imkansızdır. Hatta 50 °C sıcaklıktaki suda bir saat boyunca banyo yapıldığında bu bakterilerin % 60'nın canlılıklarını muhafaza ettikleri görülür.

İnsanı hayrette bırakan şu gerçeği de zikretmeden geçmemek lazım: Normal fiziki gelişmesini tamamlayan bir insanın cildi, 1.7 m2lik bir sahaya sahiptir. İşte aerobik bakteriler bu sahanın hepsini kullanabilme imkânına sahiptirler.

Cenin, rahimde mikroorganizmalardan tamamiyle tecrid edilmiş bir vasatta yaşar. Hayata gözlerini açtığı andan itibaren de, taze vücudu hayat arkadaşları tarafından işgal edilir. Çocuk, hayatının ilk iki senesinde anne sütü ile beslendiğinden bu çağlardaki bakteriler sütteki laktozla beslenebilenlerdir. Anne sütünün kesilmesi ile bu bakteriler yerlerini, insana ömür boyu refakat edecek diğer bir cins bakteriye bırakırlar.

Aerobik bakteriler ter ve yağ gibi salgılarla beslenir. Sözü edilen salgıların artması ile çoğalırlar. Beden temizliğine dikkat etmeyen şahıslardan yayılan kötü kokular, bakterilerin aldıkları gıdaları sindirirken çıkardıkları salgılardan neşet etmektedir. Çünkü, kendine has bir kokusu olmakla birlikte insan derisinin salgıladığı ter ve yağ, kötü kokuya sahip değildir. Beden temizliğine dikkat etmekle hem bakteri salgılarının pis kokuları, hem bedenin ifrazları giderilebilir. Spray ve benzeri kokular sadece ter salgısını azaltmaktadırlar. Bakteri salgılarının yaydığı pis kokuyu gideremediği gibi bakterilerin sayılarını azaltmakta da tesirli değildir. Bu yüzden kullanılmasında herhangi bir fayda yoktur. Son yıllarda tesbit edilen atmosferin ozon tabakasını delmek gibi zararları ise işin diğer bir yönüdür.

ey87-6.jpg

Vücudumuzun İçindeki Bakteriler

Göz, mikroorganizmaları öldürücü sıvılarla devamlı yıkanmaktadır. Bununla beraber (coryneobacterium) diye isimlendirilen bir bakteri, gözümüzün devamlı misafiridir.

Ağız temizliğinin ihmal edilmesiyle diş ve diş etleri arasındaki bakterilerin sayılan süratle artar. Neticede çoğalacak olan bakteri salgıları, hem dış çürümelerine hem de ağız kokusuna sebebiyet vermektedir.

Ağız suyu da göz yaşları gibi mikroorganizmaları öldürücü bir hususiyete sahip olmakla beraber bakteriler, dişler arasında ve diş etleri altında saklanacakları yerler bulurlar. Dişlere yapışan yemek artıkları ile beslenirler. Ağız temizliğinin ihmal edilmesi ile sayıları kısa zamanda artar. Bu durumda çoğalacak olan salgıları ise, hem diş çürümelerine hem de ağız kokusuna sebebiyet verir.

Her an yeni, çeşitli ve çok sayıda mikroorganizma ile karşılaşan organlardan biri de burundur. Fakat nefes alma sırasında burun kılları ve burun içi salgıları bu mikroorganizmaların büyük bir kısmını, yakalamakta ve nefes verilirken tekrar dışarı atmaktadırlar. Burun içi engelini aşabilenler, nefes borusunun içini örten hücre tabakasının mikroskobik tüyleri tarafından ikinci defa durdurulmakta ve dışarı atılmaktadırlar.

ey87-8.jpg

İnsan vücudundaki bakterilerin, çok lüzumlu olan K vitaminin üretilmesinde ve dışarıya atılacak maddelerin hamurlaştırılmasında yardımcı olmaları insan organizmasına sundukları hizmetlerden bazılarıdır.

Mikroorganizmalar solunum sistemindeki maniaları aşamıyorlar, ama sindirim sistemi, tükrüğün öldürücülüğüne rağmen, onlara tamamiyle mani olamamaktadırlar. Ve mikroroganizmalar en çok bu yolla insan vücuduna girerler. Hidroklorik asit ve benzeri hazmedici maddelere rağmen, midede çok sayıda mikroorganizma barınır. Yemeğin mideden barsaklara geçmesiyle beraber enzimler nisbeten azaldığından bakteriler rahat edecekleri sahalara kavuşurlar. Mideden sonraki ilk uğrak yeri olan oniki parmak bağırsağında sayıları milimetrede milyonları bulur. Kalın barsağa geldiklerinde ise sayıları milimetrede yüzmilyon ile bir milyar arasında değişen bakterilerin çeşidi de 400 - 500'ü bulur. Yetişkin insanın aldığı gıdaların değişmesi bu türlere tesir etmez.

Kısa ömürlü olan bu bakteriler yaşamak için, havaya ihtiyaç duymamakta ve çok kısa zamanda üreyip çoğalmaktadırlar. Fakat milyonlarcası bakteri sindirim sistemiyle dışarı atılmakta ve sayıları sabit tutulmaktadır.

Vücut; bakterileri K vitamini üretiminde kullanmaktadır. Bilindiği gibi K vitamini, kanın pıhtılaşmasında rol alır. Bu işte de tek müracaat mercii bakterilerdir. Çünkü K vitamini vücutta az olduğu gibi alınan besinlerde de kâfi miktarda bulunmamaktadır.

Sindirim sisteminin kolay çalışması için dışarı atılacak maddelerin hamurlaşması icab eder. Bu vazifeyi de bakteriler yapar. Bu arada % 2 nisbetinde karbondioksit ve azot gazı açığa çıkar.

Bunca faydaları olan bakterilerin insana zararlı oldukları durumlar da oluyor mu acaba? Bu sualin cevabı bazı şartlarda evettir. Fıtri bir şekilde insanı muhafaza eden bakterilerin aleyhimize dönüşmemesi için ondört küsür asır önce Efendimiz (sav)'in fıtrattan saydığı şu beş ameliyeyi bilhassa dikkat etmelidir: Tırnak kesmek, bıyıkları kısaltma, koltuk altlarım yolma, etek kıllarını kesme, sünnet olma.

Ehlen ve Sehlen'den

Ubeydullah Yüce