Aralık 1996 · s. 521 · 3 dakikalık okuma
Kitaplar Arasında

Sızıntı, Sonsuz Nur, Kırık Mızrap... Bu üçü birbirinden kopuk ve ilgisiz parçalar mı, yoksa birbirlerinin içine giren, bütünü besleyen, büyüten ve zenginleştiren unsurlar mı? Kırık Tayflar 3’ü okuyup bitirirken, kendime bu soruyu sorar oldum. Bir de bu sorunun penceresinden kitabı değerlendirdim; Sızıntı’nın çıkışını, satır aralarında hep altı çizilen gerçeği; Sonsuz Nur’un ifade ediliş ve tamamlanışı; ve bu çerçevede oluşuveren duyarlılığın, iç hareketlenmelerin, ruhi dinginliğin Kırık Mızrap’la gönüle söylettirdikleri...
Kırık
Tayflar 3, Sızıntı, Sonsuz Nur ve Kırık Mızrap üzerine yapılan bir tahlil
denemesi olarak tanımlanabilir ancak, ben daha çok onu; zaman, mekan ve
şartların yanıbaşında oluşan bir kolektif şuurun lütf-u İlahiyle zenginleşmesi
ve kıvamını bulmasıyla birlikte, etrafta bir değişim, dönüşüm ve gelişimi
gerçekleştirmesinin tespiti olarak da görüyorum. Çünkü gerek Sızıntı, gerek
Sonsuz Nur ve gerekse Kırık Mızrap, bizatihi kendilerinden çok, temsil ettikleri
düşünceyi ortaya koymalarıyla önemlidirler. Yani Sızıntı, Sonsuz Nur ve Kıtık
Mızrap, ebedi ve ilahi bir hakikatin yaşanılabilirliğini gerçekleştirmek
maksadıyla şekillenen bir hizmet sistematiğinin dilleri olmuşlardır. Tıpkı
gözün, dilin ve kulağın, içteki bir ruha, kendini ifade edebilme imkanı verdiği
gibi.
Kırık Tayflar 3, değerlendirmeye konu olan unsurların sağlıklı bir tanımlamaya kavuşmaları açısından da önemli bir gerçeği ortaya koyuyor. Bir hareketi, hizmet sistematiğini, davranış kodunu tahlil ve değerlendirmede sağlıklı bir sonuca varmak, onlara dışarıdan değil, içeriden bakmakla mümkündür. Çünkü dışarıdan bakışların vardıkları hükümlerde hep eksik bir taraf kalıyor. Zira dışarıdan bakışlar, değerlendirmeye konu olan unsurla sıcak bir münasebet kuramıyorlar; antropoloğun anlamaya çalıştığı obje karşısında hissettiği yabancılık ve şaşkınlık burada da söz konusu oluyor. Sanıyorum dışarıdan bakışların handikabı şu: Anlamaya çalıştıkları unsurun oluşum biçimini, geçirdiği evrelerin bütününü ve herşeyden önemlisi o unsuru oluşturan iç kaygılardan uzak oluşları..Sağlıklı değerlendirme, bütünü görmekle mümkündür. Oysa, dışarıdan bakışlar, -objektif ve samimi niyetlerine rağmen- bütünün parçaları üzerinde değerlendirmeye gidiyorlar. Çünkü; görebildikleri, duyabildikleri ve öğrenebildikleriyle yetiniyorlar.
Ya içeriden bakışlar? Bu bakış biçiminde, bütünü görme gibi önemli bir ayırıcı vasıf var. Değerlendirme ve tahliller bütünün sunduğu imkanlarla yapılmaktadır, bu da doğru bir sonuca varmayı getiriyor. İçeriden ve taraf olmanın sübjektif hali, bu bakış biçiminin negatifi olarak değerlendirilebilir ancak, içeriden bakışın bu handikapı aşma imkanı da var. İçeriden ve taraf olmakla birlikte, dışta var o1ma gerçekliklerin ayrımında olunabilir veya farkına varılabilir. Bu duruma dış gerçekliklerin sunduğu zenginlikten faydalanma durumu da sözkonusu. Oysa dışarıdan bakanların, için sunduğu imkanlara ulaşmaları çok zor. Bu açıdan içeriden bakış çok önemli olmakla birlikte, dışarıdan bakanları sağlıklı sonuçlara götürecek malzemeleri ortaya çıkarmaları sebebiyle de büyük bir önem arzediyor. Çünkü dışarıdan bakanlar, içtekilerin değerlendirmelerinden hareketle bütün hakkında daha fazla bilgiye ulaşmış oluyorlar. Kırık Tayflar 3, bu gerçeği ortaya koyuyor.
Kırık Tayflar 3’ün değerli yazarı, içeriden bakışın zenginliğinden istifade etmekle birlikte;yaşadığımız dünyanın ve çağın gerçekliklerinin de çok iyi farkında. Bunları yorumlayabilecek zihni donanıma ve iç zenginliğe sahip olmanın rahatlık ve kıvraklığıyla sübjektivizmin eksilerinden de kurtulabilmiş. Sızıntı dergisi neyin karşılığıdır, misyonu nedir, neyi ifade ediyor ve neyi gerçekleştirmiş/gerçekleştiriyor? İnsanlığın İftihar Tablosu’nun (a,s.m) siretini anlatmada Sonsuz Nur’un başarısı ve üslup tarzı nedir?
Sünnetin teşrideki yeri, sünnete ve hadise karşı ortaya konulan söylemlerin mantığı; Kırık Mızrap’taki şiirlerin tahlili, Kırık Mızrap Şairinin şiire getirdiği yorum.. Kırık Tayflar 3, bu çerçevede çok başarılı tahlil ve değerlendirmeleri içeriyor.
Nihat Dağlı