Şubat 1996 · s. 41 · 2 dakikalık okuma
Kitaplar Arasında

Kavramların kirletildiği ve içlerinin boşaldığı bir çağ yaşıyoruz. Artık insanlar nesnel gerçekleri sözkonusu dünyaları, net bir şekilde öğrenme ve bilme haklarını yitirmiş gibiler. Bir dayatmanın varlığından bahsedilebilir. Yani birey olarak ben, bazı şeyleri kendi insiyatifimle bilme imkönına sahip değilim. Başkaları tarafından çerçevesi çizilmiş bir perspektiften dünyayı görüyor ve okuyorum. Oysa bu görme ve okumalar beni köreltiyor; bu durumda ben, daha çok kurgulanmış bir dünyayla karşı karşıyayımdır.
Manipülasyonun
belirlediği doğrularla oluşan paradigmaların tasallutuna uğramış çok şey var:
Mesela; “İslam” ve “şiddet” kavramları... Birbirleriyle örtüşmeyen, aynı
şeyleri söylemeyen kavramların belki de en başında gelenleri. Fıtratı sapma
endikasyonuna maruz kalmamış her akl-ı selim sahibi insan, bunu böyle bilir ve
inanır. Ancak son zamanlarda, yer ve referansları bilinen odaklarca yazılan
senaryolarda “İslam=fanatizm” formüllerine yer veriliyor. Bu tesbitin objektif
ilmi kriterlerden uzak ve tamamen din aleyhtarlığı, hatta din düşmanlığının
büyüklüğü “din karşıtı şiddet”in bir tezahürü olduğunu görüyoruz. Çünkü
bizatihi İslam, barış, sükun ve esenlik gibi manalarla yüklü bir dindir.
Burada yapılması gereken bir şey var: islam’a dair araştırmaları hızlandırma ve İslam’ın ciddiyetine yakışır bir pratiği şahsi hayatlarımıza taşıma durumundayız. Zira insanlığın bu yüzyılda içine girdiği vetire; iman, insan ve bilgi merkezli yeniden bir yapılanmayı oluşturuyor. Ülkelerarası çizilen sınırların önemini kaybettiği bu yeni dönemde Türkiye’de de ciddi gelişmeler başladı. Daha düne kadar, çok basit kavramlarla mahkum edilmeye çalışılan İslam ve İslami çizgide hizmet eden insanlar, Türkiye’de hoşgörü ve diyaloğun adresi oluyorlar.İslam’ın dokuduğu insan modelinin, anlaşılması zor ilkel yaklaşımların muhatabı olamayacağı artık farkedilmiştir. Bu farkediş insanlararası diyaloğa bir zemin hazırlamıştır. Önemli olan da bunun başarılmış olmasıdır. Ve biz bu başarının daha güzel bir Türkiye’yi inşa edeceğine inanıyoruz.
Çağlayan Yayınları arasında çıkan “Hadislerle İslam’da Hoşgörü ve Kolaylık” isimli kitabın, hoşgörülü yapıya sahip böyle bir Türkiye’nin inşasında katkı sahibi olacağına inanıyoruz. Doç. Dr. Talat Sakallı bu kitabında, İslam’ın ikinci bir kaynağı olan hadisi ve Efendimiz (sa)’in yaşadığı hayatı eksen almış. İslam’ın kolaylığı nedir? Acıma, sevgi ve merhametin sınır ve boyutları nereye kadar uzanır? Bu konuda temel ölçüler neler olabilir? Dinde zorlamanın olmaması ne demektir? gibi sorulara Kitap ve Sünnet perspektifinde cevaplar verilmiş.
ZAMAN DÖNEMECİ
1 Şubat Ayasofya’nın Müzeye Çevrilişi-1935
3 Şubat Sultan Il. Murat’ın Vefatı-1451
4 Şubat İskilipli Atıf Hoca’nın damı-1926
6 Şubat Sultan Il. Ahmed’in Vefatı-1695
6 Şubat İtalyanların Bingazryi işgali-191 1
7 Şubat Gaziantep’in Kurtuluşu-1 921
8 Şubat IV. Murad’ın Vefatı- 1640
9 Şubat Ömer b. Abdülaziz’in Vefatı- 720
10 Şubat Sultan Il. Abdülhamit Hanın Vefatı -1918
11 Şubat Descartes’in Ölümü- 1650
12 Şubat K. Maraş’ın KultuluŞu- 1920
14 Şubat Cerbe Deniz Savaşı- 1560
14 Şubat Selahaddin EyyubT’nin Vefat]- 1876
14 Şubat Babür Şahin Doğumu-1433
15 Şubat 12 Adanın Yunanistan’aTerki-1942
16 Şubat Rusların Erzurum’u İşgali-1915
17 Şubat Şeyh Şamirin Vefat]- 1871
18 Şubat Türkiye’nin NATO’ya girişi-1952
18 Şubat Islahat Fermanı’nın İlanı-1 856
21 Şubat Maicolm X’in Öldürülüşü- 1965
22 Şubat bn-i Haldun’un Vefat- 1408
23 Şubat Peygamberimiz’in (say) Veda Hutbesi- 632
24 Şubat Nizarn-ı Cedid’in Kuruluşu-1793
25 Şubat Şehzade Cem’in Vefatı- 1495