Nisan 1989 · s. 23 · 3 dakikalık okuma
Karıncalarda İş Bölümü

Karıncalar ve termitler, böcek türleri arasında en kompleks sosyal organizasyonu gösterenlerdir. Bu hususiyetlerinin iyi bilinen taraflarından birisi de, birçok araştırmaya konu olan işbölümüdür. Daha yakından tetkik edildiğinde ise, karıncaların, belli sosyal yapıların oluşturulduğu topluluklarda hayret uyandırıcı bir uysallık ve esneklik ortaya koyduğu görülmektedir. Paris XIII. Üniversitesi'nden bir ekip, etoloji (töre ilmi) ve sosyobiyoloji laboratuvarlarında karıncalar üzerinde yaptıkları incelemelerde, herhangi bir karınca kolonisinin organize olması sırasında, fertlerin belli konularda mütehassıs olmadan önce; başlangıçta, pratik olarak hemen herşeyi yapmasını bildiğini tesbit etti. Çalışmalar esnasında, her bir karıncanın yaşayışı, göğüs boşluğu üzerine yapıştırılmış olan numaralı bir etiket sayesinde uzun süreli olarak takip edildi.
Karıncaların içtimâi hayatına ana hatlarıyla bakılırsa, erkek ve dişi (kraliçelerden) meydana gelen belli bir grubun, esas vazifeleri olan üremeyi sağladığı, kısır olan dişi işçilerin ise yavruların yetiştirilmesinden, yiyecek teminine ve yuvanın muhafazasına kadar diğer işleri yerine getirdiği görülür.
Fertlerin dış görünüşlerindeki farklılıklar sıkça rastlanan "kast" sisteminde tefrik edici en kaba unsurdur. Meselâ bazı türlerde morfolojik (dış görünüş) bakımdan çok fazla farklılıklar gösteren işçilerle karşılaşılır: Daha büyük bir gövde, daha güçlü alt çene vs. gibi. Bu, ihtisas isteyen vazifelerin görülmesi içindir. Tahıl tanelerinin öğütülmesi, yaprakların ve avlanmış diğer böceklerin kesilip parçalara ayrılması, koloninin emniyet ve savunmasının temin edilmesi bu türdendir. Yaş da oldukça önemli bir faktördür; genç işçilerin yavrulara itina ile baktığı tesbit edilmiştir. Yiyecek tedarikine ilişkin faaliyetler ise Özellikle yaşlı işçiler tarafından yerine getirilir. Diğer bir deyişle bu, tecrübeyi gerektiren bir mevzudur. Yaşın bir fonksiyonu olarak böyle bir iş taksimi, özellikle ehil anlarda ve içtimâi hayat süren diğer böceklerde de görülmekte olup esasta psikolojik değişikliklere bağlıdır.
Karınca cemiyetlerindeki iş taksimine dair yapılan araştırmaların büyük kısmı bu iki faktör -morfoloji ve yaş- üzerinde önemle durmakla birlikte, bilinemeyen bir üçüncü faktör daha vardır ki, bu da ferdin davranışındaki değişebilirlikdir.
Sözkonusu çalışmada, bir ferdin hayatındaki belli bir periyod için hareket tarzının gidişatı tetkik edilmiştir, üzerinde inceleme yapılan tür Ectatomma ruidum'dur. Bu türe ait olan kolonideki bütün fertler birbirine benzemektedir. Fakat acaba hepsi aynı işi mi yapmaktadırlar? Bu kolonideki çalışma tarzı incelendiğinde, belli sayıda karıncanın ortak ergonomik(*) hususiyetler gösterdiği farkedilmiştir. Bu da, topluluk içinde "iş gören gruplar" -veya "davranışla ilgili kastlar"ın belirlenmesini sağlamıştır. E. rudium türünde, meselâ kraliçenin davranışı onu koloninin diğer bütün üyelerinden farklı kılmaktadır. Yumurtalara karşı daha fazla itina gösteren kraliçe, bu konuda kolonide yürütülen faaliyetin büyük bir kısmını kendisi yerine getirmektedir. Koloninin geri kalan kısmı ise birçok çalışma gruplarına ayrılmaktadır: Bir grup, çok genç yavrularla (özellikle küçük larvalarla), bir grup, daha büyük yavrularla (büyük larvalar ve kozalarla) bir diğer grup da yuvanın girişinin korunması ve dışarıdaki faaliyetlerle (yiyecek temini gibi) ilgilenmektedir. Sonuncu bir grup ise -erkekleri çok hareketsiz ve pasif karakterde olup- toplam nüfusun yaklaşık %40'ını teşkil etmektedir.

Görülmektedir ki, iş bütün karıncalar için aynı değildir. Bir koloninin kurulması sırasında vazifelerin taksim edilme şekillerine dair yapılan incelemelerde şu husus tesbit edilmiştir: İçtimâi hayat süren böceklerin kolonilerinde yeni bir koloninin teşkili ya bir grup ferdin oğul vermesi, ya da döllenmiş bir dişinin izole edilmesi ile olmaktadır.
E. ruidum kolonisinde, döllenmiş olan dişinin yalnız bırakılma safhasından itibaren sosyal gelişmenin (onuncu ferde kadar) tetkik edilmesi, organizasyonun çalışma grupları şeklinde gerçekleştirildiğini ve bunun hızla yerine getirildiğini ortaya koymuştur. Aynı durum Neoponera villosa ve Ectatomma tuberculatum türlerinde de görülmektedir. Bu sonuncuya ait bir gruptaki ilk beş işçinin ferdî hareket tarzları, 130 fertten oluşan bir toplulukta tesbit edilmiş beş çalışma grubununkine karşılık gelmektedir. Yani çeşitli topluluklarda, çeşitli gelişme zamanlarında yeni doğan yavrular, aynı çalışma şartları ve iş terbiyesinden geçmektedirler.
Netice olarak şu söylenebilir: Burada fıtrî bir otoorganizasyon modeli görülmektedir. İncelenen toplulukların bütün üyelerinin ferdî olarak tek tek takip edilmesiyle yürürlükte olan mekanizmalar belirlenmiştir. İleride, suni koloniler meydana getirilerek, topluluğun gelişmesinin farklı safhalarında fertlerin davranış profillerini belirleyen iç ve dış faktörlerin daha kesin ve etraflı bir tetkikini gerçekleştirmek mümkün olacaktır. Ancak, şimdilik elde edilen yukarıdaki bilgiler, insanlar arasında bazen güçlükle sağlanabilen, çalışma esnekliği ve ahenginin, karınca topluluklarında kolaylıkla oluşturulduğunu gözler önüne sermiştir. Kim bilir; İnsanoğlunun genellikle idrak edemediği "dünyanın üç günlük bir eğlenceden ibaret olduğu" gerçeğini belki bu çalışkan ve ibretâmiz varlıklar yeterince sindirmişlerdir.
* Ergonomi: Sağlıklı ve verimli bir çalışma vasatı temin edilmesiyle ilgili disiplin.