Sızıntı Arşivi

Mart 1988 · s. 70 · 1 dakikalık okuma

Kanser için Yeni Bir Ümit Mi?

Orhan Kıraç · Tıp

Bazı bitkiler vardır ki güzellikleri sadece uzaktan seyredilebilir. Çünkü bu gibi bitkiler dokunulduklarında bünyelerinde barındırdıkları methylene-y-butyrolactones (MBL) isimli kimyevi madde sebebiyle insanda alerjik deri hastalıkları gibi rahatsızlıkların başlamasına sebep olurlar.

Bu hususu araştıran ilim adamları, MBL ifraz eden bitkilerin bu maddeyi kendilerine zarar verecek organizmalara karşı bir müdafaa aracı olarak kullandıklarını buldular. Mesela Papatyagillerden bir bitki olan “Eupatorium Japonium’, (Japon koyunotu) meyve sineklerinin bıraktıkları yumurtaların gelişmesini, bu maddeyle durdurarak zarar vermelerini önlemekteydi.

MBLnin muhtevasının incelenmesi üzerine işin enteresan tarafı ortaya çıktı:

Bu teşhis, alerjik deri hastalıkları gibi rahatsızlıklara sebep olan bu maddenin, bakterilere ve hatta kansere karşı da bir silah olabileceğiydi. İlim adamlarına göre eğer MBL’deki molekül sentezi DNA’daki sentezi de durdurabilirse kanser hücrelerinin çoğalması engellenebilirdi. Fakat alerjik deri hastalıkları gibi yan tesirlerinin olması bu maddenin tıb sahasında kullanılmasını engelliyordu.

MBL bitkilerden kolay ve yeterli miktarda elde edilmesine rağmen sentetik olarak elde edilmesi oldukça zor olmaktaydı. Bu sahada araştırma yapan Sheltield üniversitesi kimyacılarından William Wood ve Graham Watson, yaptıkları çalışmalarda önce MBL’ye benzer kimyevi bileşikler elde ettiler. Daha sonra ise basit bir şeker bileşiği olan Dglucose’den başlayarak çok basamaklı yolla MBL maddesinin sentezlenebileceğini bularak bu sahadaki güçlüğü ortadan kaldırdılar.

Bundan kuvvet alan ilim adamları, bu maddenin alerjik deri hastalıkları meydana getirme gibi yan tesirlerini ortadan kaldırarak, Onun kansere karşı tedavi edici hususiyetinin korunduğu, yeni bir ilacı geliştirmeye çalışmaktadırlar.

Hastalığı veren elbette onun devasını da vermeye muktedirdir. MBL’nin bir takım rahatsızlıklar meydana getirerek insana varlığını hissettirmesi ve yapılan araştırmalarda onun sıhhi yönünün ortaya çıkması bu sözün doğruluğunun açık bir delilinden başka ne olabilir ki...

New Science’den derleyen: Orhan Kıraç