Sızıntı Arşivi

Temmuz 1995 · s. 247 · 3 dakikalık okuma

Kâinatın Kısa Bir Tarihçesi

Ali Kılıç · Astronomi

Ne mekân, ne de zaman vardı. Kâinat yaratıldı. O ana hiçbirimiz şahid olmadık. Bu yaratılış anına, yaratılışta ilk safha olarak, bilim adamları “big bang”(1) adını vermişlerdir. Bütün madde, enerji, mekân ve zamanın, bu patlama sonrası ortaya çıktığını düşünüyorlar. Bütün bu olup bitenlerin se­beplerini soracak olursanız alacağınız cevap çok en­teresan:

“Somehow”(Her nasılsa) olmuş işte!

Gaflet ve cehaleti örtmek için ne güzel bir ke­lime değil mi, “her nasılsa”?

İkinci safhada, henüz zaman mevcut olmadığı için belli bir ana kadar geçen müddet hesaplanmıyor. Bu ana planck çağı (2) deniliyor. Bilim adamlarına göre planck çağı, kâinat saatinin çalışmaya başladığı bir zamandır ve 10-43 saniye şeklinde gösterilir. Ana rahmine ilkah edilmiş bir yumurtanın içindeki hüc­reden çoğalarak farklılaşması gibi, kâinat da bu andan sonra yaratılan farklı süreçler neticesinde aylar, gezegenler, yıldızlar ve galaksiler bebeklerini doğuracak şekilde farklılaşmaya başlıyor.(3) Bu sı­rada kudretine nazlanacak hiçbir şeyin olmadığı Yüce Yaratıcı “çekim kanunu” adındaki İlahî kanunu, bir­leşik halde bulunan diğer kanunlardan ayırıyor.

(4) Kuvvet etkileşimi (Nükleer Kuvvet) ayrılması (10-36). Henüz atomlar mevcut değildir; fakat onların çekirdeklerini tutacak kuvvet ayrı bir şekilde ya­ratılmış durumdadır.

(5) Şişme (10-36 ila 10-32 saniye) nükleer gücün ayrılmasıyla sarsılan kâinat, bu safhada şimdiye kadar (yaklaşık 5 milyar yıl) genişlediğinden daha fazla bir ölçüde genişlemektedir.

(6) Kuark ve antikuarkların yaratılması (10-32 ila 10-5 saniye) şişme sona erer ermez genişlemeye devam eden kâinat artık kuarklar (maddenin şimdilik bilinen en küçük parçacığı), elektronlar (resimde L ile gösterilmiştir) ve bazı mahiyeti meçhul parçacıklarla (Bazan=zayıf etkileşmeyi taşıyan parçacık gibi) kay­namaktadır. Kuark ve antikuarklar karşılaştıkları an birbirlerini yok etme temayülü göstermişler; fakat her 1 milyar çiftten bir tanesinin mevcudiyetini sürdür­mesine izin verilmiştir. İşte bu kuark fazlalığı daha sonra birleşerek maddeyi oluşturmuş, yani yaratılışta cüz’î bir sebep olarak kullanılmıştır.

10-12 saniyede geriye kalan iki kuvvet de bir­birinden ayrılır. Negatif veya pozitif yüklü parçacık­ların birbirini çekmesine vesile olan elektromanyetik kuvvet (7) fotonlarla iletilir ve elektromanyetik enerjinin temelini teşkil eder. Zayıf kuvvet (8) ise, bazı rad­yoaktif bozunmaların kontrolüne sebep olan bir kuv­vettir.

(9) Kuarkların hapsedilmesi. (10-5 saniye) Kâi­natın sıcaklığı 1 trilyon Kelvin derecesine düştüğü anda kuark üçlüleri proton ve nötronları teşkil etmeye başlamıştır.

(10) Müleosentez (yaklaşık birinci saniyeden ilk üç dakikaya kadar) soğuma devam etmektedir. Pro­ton ve nötronlar, atomları oluşturacak çekirdekleri meydana getirmek için biraraya getirilirler.

(11) Enerjinin tesiri (10-32 saniyeden 2.000 yıla kadar) yüksek sıcaklık yüzünden, radyasyon şeklinde yayılan enerji bu süre içinde yer çekimlerinin büyük kısmını kâinata yaymaktadır.

(12) Maddenin tesiri (3.000 yıldan sonra} so­ğurmayla birlikte madde yerçekiminin temel kaynağı haline getirilmekte ve madde, kullanılarak bazı yapılar teşkil edilmeye başlanmaktadır.

Bütün maddelerin % 99’unu meydana getirdiği düşünülen karanlık maddenin (şekilde gri kabarcıklar halinde gösterilmiş) bu sırada ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.

(13) Tekrar ayrılma. (300.000 yıl) devam eden genişleme ve soğuma sayesinde madde ve elekt­romanyetik enerji, farklı yollara ayrılabilmiştir. Çe­kirdekler; hidrojen, helyum ve lityum atomlarını oluş­turmak için elektronları yakalarlar. Kâinat şeffaf bir hale getirilir. Radyasyon halindeki enerji veya fotonlar serbestçe seyahat ederler.

Bu fotonlar artık mikrodalga radyasyonu (fon ışınımı) şeklinde bütün kâinatı kaplamışlardır. Bunlar maddenin temelini teşkil eden dalgacık şeklinde kon­santrasyonları ortaya çıkarmışlardır. Tohum vazifesini gören bu dalgacıklar “şişme” devresinde yaratılmıştır ve 1992’de COBE uydusu yardımıyla tespit edilmişlerdir. (14)

(15) Galaksilerin yaratılması. (200 milyon yıl sonrasından itibaren) madde, belli konsantrasyon bölgelerinde kümeler teşkil etmeye devam eder ve iyonların üzerinde yerçekimi sebebiyle yoğunlaşmaya başlar. Bu da çok büyük bir enerji yayan kuasarların (16) radyo dalgaları yayan enerji patlamaları ve ga­laksilerin (17) yaratılmasına vesile olur.

(18-19) Kâinatın genişlemesinin devam etmesi. Birkaç galaksinin bir araya gelmesiyle oluşan kü­meler birbirinden uzaklaşmaya devam etmektedirler.