Haziran 1988 · s. 212 · 1 dakikalık okuma
Kâinat Kuşağı Ve Kıyamet Ordusu

O kâinat kuşağı üstündedir başımın
Her zaman Onun aşkıyla yaşıyorsa ruhum
Ve hasreti en güzel tayfıdır gözyaşımın
Onun ikliminden uzak her hayat uçurum
Geçilmez melekler de geçemez 0 kuşağı
Eseridir varlık çünkü kuşatan nurunun
Yüce Rabbin önünde herkes Ondan aşağı
Dirisidir ak ruhlar Onun sevda surunun
Onun sevdasıyla raks eder bütün kâinat
Onun mecnunları tutmuş selim yolları
Onlardır yükselişine tevhidin kanat
Kur’an ‘a ilk sahiplerin kardeş kolları
Yükselen en güzel sada onlarındır gider
İnkârı kahreder nurun elmas kılıçları
Gören gözler bunlara güzeller güzeli der
Mürüvvetle silerler gönüllerden hınçları
Bölünür gece yanlan ay çizgileriyle
Bir tayf ahengiyle iner Hakkın orduları
Tutmuş meydanları Mürşit gönül erleriyle
Ölü ruhların dudağında Hızır suları
Pırıl pırıl zafer takıdır ve çelik kuşlar
Mağaralar üstünde dağdan dağa kurulur
Sevinin ey insanlar ebedi kurtuluş var
Sevinin devr-i saadet bir daha kurulur
Nurlanır gönüller şehirler nurlanır
Sevinir toprağın üstü ve ötüşür bülbüller
Bahar bezmini gören cennettir sanır
Serpilir mezarlara kucak kucak taze güller
Sanki dünya meczup mevlevidir artık
Ve Halifesi bağrında sema ‘dadır
Şehit verip ruhları bağrına attık
Ruhlar ki o dem mele-i a‘ladadır.
M. Garib