Sızıntı Arşivi

Ocak 2004 · s. 620 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp

Yağ hücresi iltihabının, şişmanlığa bağlı insülin direnci ile münasebeti var: Şişmanlıkta bir taraftan yağ kitlesinde müzmin ve hafif dereceli bir iltihap hali, diğer taraftan enerji alımı ve depolanması, insülin hassasiyeti ve metabolizma değişiklikleri dikkati çekmektedir. Yağ dokusundaki müzmin iltihap ile insülin direnci (ve dolayısıyla şeker hastalığı) arasındaki bağlantının altında yatan mekanizmalar ise tam olarak bilinmemektedir. Journal of Clinical Investigation'ın 15 Aralık 2003 sayısında sonuçları yayımlanan iki çalışmada, şişmanların yağ dokusunda, iltihabın önemli bir kaynağı olan makrofaj hücrelerinin bol miktarda bulunduğu belirtildi. Bu çalışmalara göre yağ dokusunda bol makrofaj hücresi bulunması şişmanlığın göstergesiydi. Çalışmalar, şişmanlığa bağlı insülin direncinin yağ dokusunda başlayan kronik iltihaptan kaynaklandığını ima etmektedir. Çalışmalardan birini gerçekleştiren ekip içerisinde Türk araştırmacı Gökhan Hotamışlıgil de bulunmaktadır. (Aetna InteliHealth 16.12. 2003)
Kalb hastalığına yakalanma yaşı giderek düşüyor: Bazı çocuklarda kalb hastalığı belirtileri, çok küçük yaşlarda başlayabilmektedir. Hollanda'da yapılan bir çalışmada, 6-16 yaşlarındaki 35 şişman çocuğa haftada 3 gün ağırlık-direnç antrenmanları yaptırıldı. Salonda ağırlık kaldırmak istemeyen çocuklar ise sahada koştular. 8. hafta sonunda kan damarlarının fonksiyonları iyileşti, çocukların yağ kitlesi yaklaşık 1,5 kilogram azalırken kas kitlesi yaklaşık 1,5 kilogram arttı. Kas kitlesinin artması şeker hastalığına karşı korunmada da faydalı olabilmektedir. Egzersizler bırakıldığında ise, iki ay içerisinde bütün olumlu değişiklikler ortadan kalktı. Çalışmayı gerçekleştiren araştırmacılar, kalb hastalığı riski olan bütün çocukların hayatlarının sonraki dönemlerinde diyet ve egzersiz programı takip etmeleri gerektiğini söylemektedirler. (WebMDHealth 25.11. 2003)
Beyin hücreleri düşündüğümüzden daha dayanıklı: Birkaç yıl önceye kadar bilim adamları her gün binlerce beyin hücresinin öldüğünü, sonuçta zihni fonksiyonlarda kaçınılmaz bir kayıp meydana geldiğini söylüyorlardı. Neyse ki, bu görüş yanlıştır. Son araştırmalar az sayıda sinir hücresinin kaybedildiğini ve beynin yeniden yapılanma kapasitesinin yüksek olduğunu göstermiştir. Bir miktar kayıp olmakla birlikte, bu, önceden düşünülenden daha azdır ve sadece belirli alanlar için geçerlidir. Hafıza için gerekli olan alanlar ise büyük ölçüde korunur. Uzun süredir inanılan, sinir hücrelerinin yenilenemeyeceği görüşü de yanlıştır; 1998 yılında yetişkin beyninde bölünme ve yeni sağlıklı sinir hücrelerine dönüşme kapasitesine sahip hücrelerin bulunduğu gösterilmiştir. Daha da iyisi, deliller belirli iyi alışkanlıkların ve basit hayat tarzı değişikliklerinin zihni iyilik halini koruyabileceğine ve hatta iyileştirebileceğine işaret etmektedir. Eğitim ve zihni aktiviteler, fizik aktiviteler, psikolojik açıdan iyi durumda olmak, stresi yönetebilmek, alkol almayı engellemek ve kafein alımını sınırlamak, sigara kullanmamak, kronik fiziki ve zihni problemleri tedavi ettirmek, televizyon seyretmeyi sınırlamak, yeterli miktarda uyumak ve doğru beslenmek bu tedbirler arasındadır. (Aetna InteliHealth 16.11.2003)
Günlük vitamin kullanımı körlüğü engellemede bir vesile olabilir: Yeni bir çalışmaya göre, ilerlemiş 'yaşla münasebetli makular dejenerasyon' (AMD) riski olan Amerikalılar günlük antioksidan vitamin ve çinko desteği alırsa, sonraki 5 yılda 300.000 kişide AMD'ye bağlı görme kaybı engellenebilecektir. AMD, merkezi görmeyi bozar ve gelişmiş ülkelerde körlüğün en önemli sebebidir. ABD'de ilerlemiş AMD riski yüksek olan 55 yaş ve üzerinde yaklaşık 8 milyon kişi bulunmaktadır. Bu kişilerin C vitamini, E vitamini, beta karoten ve çinko desteği kullanmaları hastalığın ilerleme riskinin yaklaşık % 25, görme kaybı riskini yaklaşık % 19 azalmasına vesile olacaktır. Problem risk altındaki kişileri ayırt edebilmektir; çünkü orta derecedeki AMD belirti vermez, ancak göz hekimi retinayı düzenli olarak muayene ettiğinde bu vakaları ayırt edebilir. Çalışma Archives of Ophtalmology'nin Kasım 2003 sayısında yayımlandı ve kullanılan desteğin içerisinde 500 mg C vitamini, 400 mg E vitamini, 15 mg beta karoten, 80 mg çinko (çinko oksit şeklinde) ve 2 mg bakır (kuprik oksit şeklinde) vardı. (WebMDHealth 18.11. 2003, NEWSWISE Medical News 11.11.2003)