Ağustos 2001 · s. 360 · 2 dakikalık okuma
İnternetten Sağlık Haberleri
İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp

Kötü çevrede yaşayanlarda kalp krizi daha çok görülüyor. Amerika'da 1.000 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, kişilerin gelir, eğitim ve iş durumları dikkate alındığında bile, kötü çevrede yaşayan kişilerde kalp krizi ihtimalinin % 40 ile % 70 daha fazla olduğu bulundu. Kötü çevrenin kalp sağlığı ile ilişkisi çeşitli şekillerde izah edilmeye çalışılmaktadır. Parklar ve oyun alanları kişileri egzersiz yapmaya teşvik eder, halbuki tehlikeli çevre kişinin dışarıya çıkma ihtimalini azaltır. Gürültü, şiddet ve fakirlik kronik strese yol açarak kalp krizi ihtimalini artırır. New England Journal of Medicine'da yayınlanan çalışmada, incelenen kişilerden kalp krizine yakalananların sayısı az olmasına rağmen; çalışma, dünyada başlıca ölüm sebebi olan kalp hastalıklarına yakalanma açısından çevrenin en az kalıtım kadar önemli olduğunu gösterdiği için değerlidir. (InteliHealth 11.7.2001)
Çay damar hastalığını önlüyor. Kalp hastalığı olan kişilerde çay içimi ile atardamarların sağlığı arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır. Çayda flavonoidler adı verilen antioksidan (oksitlenmeyi önleyici) maddeler bulunur. Flavonoidler antioksidan etkileri sayesinde damar duvarında plak oluşumunu engellerler, ancak bu etki için büyük miktarlarda çay içilmesi gerekmektedir. Sonuçları Circulation dergisinde yayınlanan yeni bir araştırmada flavonoidlerin ayrıca damar endotelinin çalışmasını da iyileştirdiği gösterildi. Araştırmada 50 koroner kalp hastasında çay içiminden hemen sonra meydana gelen değişiklikler incelendi. Çay içimi bir flavonoid olan kateşinleri artırarak damar fonksiyonunu düzeltiyordu. Araştırmacılar endotel fonksiyon bozukluğunun koroner damar hastalığında çok önemli olduğunu belirtmektedirler. (InteliHealth 10.7.2001)
Kısa süreli egzersizler kişinin psikolojisini olumlu etkiliyor. Sonuçları Health Psychology dergisinin Haziran sayısında yayınlanan bir çalışmaya katılanlar 10, 20 veya 30 dakika süre ile ılımlı hızda bisiklete bindiler veya 30 dakika sakin şekilde oturdular. Testlerden önce ve sonra kişinin psikolojik durumunu tayin etmek için anket uygulandı. Sonuçta 10 dakikalık ılımlı egzersizin bile kişinin psikolojisini olumlu etkilediği, daha uzun egzersizlerde ek psikolojik avantajın ortaya çıkmadığı görüldü. Egzersizin fiziki sağlık faydalarını elde etmek için ise, en az 30 dakikalık egzersiz gereklidir. (InteliHealth 2.7.2001)
Ilımlı dozda fizik aktiviteler kişiyi kalça kırığından koruyor. Yaşlanma ile ve fizik aktivitenin azalmasıyla kalça kırığı riski artmaktadır. Danimarka'da 20-93 yaşlarındaki 13.183 kadın ve 17.045 erkek üzerinde kalça kırıkları ile fizik aktivite ilişkisi hakkında bir çalışma yapıldı ve sonuçları American Journal of Epidemiology (2001;154:6068)'de yayınlandı. Takip döneminde bu kişilerden 1.121'inde kalça kırığı meydana geldi. Çalışmaya katılanların % 55'i günde 2-4 saat arasında ılımlı fizik aktivite yapıyordu ve bunların kırık riski sedanter olanlara (oturak hayatı yaşayanlara) göre kadınlarda % 28, erkeklerde % 25 daha azdı. Fizik aktivitenin daha fazla artması kırık riskini daha fazla azaltmıyordu. Çalışmayı yapan araştırmacılar düzenli fizik aktive yapılmasının ve bu fizik aktivitelerin yaşlanma süresince sürdürülmesinin bütün dünyada görülen kalça kırıklarındaki artışı kontrol etmeye yönelen stratejilerin bir parçası olması gerektiğini söylemektedirler. (InteliHealth 29.6.2001)