Sızıntı Arşivi

Ağustos 1999 · s. 40 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Doç. Dr. · Tıp

Doç. Dr. İ. Hakkı İhsanoğlu

Ailesinde kalp krizi hikâyesi bulunan genç erkeklerde stresle kan kolesterolü daha fazla artıyor.

Anne-babasından en az biri kalp krizi geçiren 15, hiçbiri kalp krizi geçirmeyen 22 erkek üzerinde yapılan bir çalışmada (Psycbopbysioiogy 1999;36:1-7). kan kolesterolünün stres durumunda, ailesinde kalp krizi hikâyesi bulunan erkeklerde 10, bulunmayan erkeklerde 4 puan arttığı gösterildi. LDL (kötü) kolesterol seviyesi ise ailesinde kalp krizi hikâyesi bulunan erkeklerde 7. bulunmayanlarda 3 puan attı. Araştırmacılar kişilere stresle daha iyi başa çıkmayı öğretmenin, kalp krizi riskini muhtemelen azaltacağını bildiriyorlar. (Med-Brief 7.7.1999)

Yürüme yaşlı erkeklerde kalp krizini önlüyor.

71-93 yaşlarındaki 2.678 erkek üzerinde yapılan bir araştırma (Circulation. Temmuz 1999), günde yaklaşık 2 mil (3.200 metre) yürüyen erkeklerde kalp krizi riskinin, sadece 400 metre yürüyen erkeklerdeki riskin yarısı kadar olduğu tespit edildi. Araştırmacılar yürümenin damar sertliği riskini azalttığını ve yaşlıların yürümeyi alışkanlık hâline getirmeleri gerektiğini belirtiyorlar. (HousecalI from Mayo Ciinic Oasis 6.7.1999)

Koroner kalp hastalığı olanlarda C vitamini damarları genişletiyor.

Circulation dergisinin 29 Haziran 1999 sayısında bildirildiğine göre, uzun süre C vitamini alınması koroner kalp hastalığı olan kişilerde damarların fonksiyon bozukluğunu engelliyor. (IntelliHealth 2.7.1999)

Yağsız kırmızı etin kan kolesterolü üzerine etkisi beyaz etten pek farklı değil.

Amerika'da 36 hafta süre ile yaklaşık 200 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, haftada 5-7 gün yaklaşık 200 gram yağsız et tüketen kişilerdeki kan kolesterol seviyesi düşmelerinin, haftada 5-7 gün yaklaşık 200 gram beyaz et tüketenlerdekine yakın olduğu bulundu. Çalışma Archives of Internal Medicine'de (1999;159:1331-S) yayınlandı. (Med-Brief. Housecail from Mayo Clinic Oasis 1.7.1999)

E vitamininin kanda az olması hafıza problemlerine yol açıyor.

Sonuçları American Journal of Epidemiology'rim 1 Temmuz 1999 sayısında yayınlanan bir çalışmada, yaşı 60 ve üstü olan 4.809 kişinin hafızaları ile kan vitamin seviyeleri arasındaki ilişki incelendi. E vitamini seviyeleri yüksek olanlarda hafıza performansı daha iyi idi. Hafıza ile A ve C vitaminleri arasında ise ilişki yoktu. Araştırmacılar yetersiz beslenen kişilerde dengeli beslenenlere göre daha fazla hafıza kaybı Olduğunu belirtiyorlar. (Housecall from Mayo Clinic Oasis 1.7.1999)

Alkolün sağlık üzerine hiçbir faydalı etkisi yok.

İskoçyada 35-64 yaşlarındaki 5.766 erkeğin 21 yıl süreyle incelenmesi ile yapılan bir çalışma (Bntish Medical Journal 1999:318:1725-8), az miktarda alkolün sağlığa faydalı olduğu düşüncesinin yanlış olduğunu ortaya koydu. Haftada 35 üniteden fazla alkol alan erkeklerde felçten ölme riski 2 kat daha fazla idi. Haftada 15 üniteden fazla alkol alanlarda ise bütün sebeplerden ölüm riski daha az içenlere göre daha fazlaydı. (Med-Brief, Housecail trom Mayo Ciinic Oasis 1.7.1999)

Emzirme meme kanseri riskini azaltabilir.

En az bir çocuk emziren 751. hiç çocuk emzirmemiş 743 anne üzerinde yapılan bir araştırmada (International Journal of Epidemiology 1999:29:396-402). meme kanseri riskinin emziren annelerde 20-49 yaşları arasında % 20, 50-74 yaşları arasında % 30 azaldığı gösterildi. Emzirmenin memede yapı değişikliklerine yol açarak korunma sağlaması mümkün olabilir. (Med-Brief 30-6.1999)

Vücudumuza göre de bir gün 24 saat.

Harward Tıp Fakültesi araştırmacıları zamanla ilişkili dış faktörleri sıkı bir şekilde kontrol ederek 24 sağlıklı yetişkinde 38 gün süre ile vücut ısısının ve kandaki bazı maddelerin değişimini incelediler. Sonuçları Science dergisinde (1999:284:2177-80) yayınlanan çalışma, günlük vücut fonksiyonlarını kontrol eden 'iç saat'in önceden inanıldığı gibi 25 saat değil, 24 saat 11 dakika olduğunu gösterdi. Gençlerle yaşlılar arasında süre açısından fark yoktu, ama yaşlılar genç yetişkinlerden daha erken uyanmaya meyilli idiler. Bu bulgu uykunun neden yaşlılarda daha sık bozulduğunun açıklanmasına yardımcı olabilir. (Med-Brief 28.6.1999)