Sızıntı Arşivi

Şubat 1998 · s. 40 · 2 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp

Yeşil çay kanser hücrelerini öldü­rüyor: Yeşil çay­da bulunan ‘Epigallocatechin-3-gallate’ adlı madde­nin sağlıklı hücreleri korur­ken, kanser hücrelerini öldür­düğü bulundu (The Better Health Newsletter. 22.12.1997).

Klorlama ürünleri mesane ve rek­tum kanserleri ile ilişkili: Epidemiology dergisinin Ocak 1998 sayısında yayınlanan iki ayrı makalede, içme suyunun klorlanması sırasında oluşan trihalometanlara maruz kalınması ile me­sane ve rektum kanserlerinin birlikte artmış olduğu belirtilmektedir.

Mobil telefonlar ve kanser: Uzmanlar mobil telefonlar, elektrik hatları ve radarlara uzun süre maruziyet ile, kanser ve Alzheimer hastalı­ğı arasındaki muhtemel ilişkileri ortaya koymak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu be­lirtiyorlar. Dünya Sağlık Örgütü (WHO); ‘Elektromanyetik Alanlar Projesi’nin idarecisi Dr. M. Repacholi, “Elektromanyetik alanlara; kanser, hafıza kaybı veya diğer sinir hasarı ile birlikte meydana gelen hastalıklara yol açabildi­ğini gösteren bulgular olduğu için, dikkat edil­mesi gerekir. Ancak kesin neticeyi söylemek için vakit henüz erkendir.” demektedir. (Intellihealth, 23.12.1997)

Arnavutluk’ta hayat süresinin uzunluğu diyetle irtibatlı: Zeytinyağı, meyve ve sebze­den zengin “Akdeniz Diyeti”nin, Avrupa’nın en fakir ülkesi olan Arnavutluk’ta yaşayanların sağlıklı ve uzun bir hayat sürmelerine yardımcı olduğu düşünülüyor. İngiliz araştırmacılar Dr. A. Gjonca ve Dr. M. Bobak “Akdeniz diyetinin kronik hastalıklara karşı belirgin bir korunma sağladığı tekrar tekrar gösterilmiştir.” demekte­dirler. Bu araştırmacıların tespitlerine göre Ar­navutluk vatandaşları, zengin Kuzey Avrupalı­lara göre daha az enerji almakta, daha az et ve süt ürünleri, daha fazla sebze-meyve ve karbon­hidrat tüketmektedirler. (Intellihealth, 23.12.1997, The Better Health Newsletter, 29.12.1997).

Sünnetin anestezi altında yapılması tavsiye ediliyor: The Journal of the American Medical Association’ın son sayısında yayınlanan bir makaleye göre yeni doğanlar sünnetten önce anestezi almalı. Anestezi alan bebeklerin sün­net sırasında ve sonrasında daha az rahat­sız oldukları, çalışmanın yarısında kesin olarak anlaşıldığı için, çalışma erken sonlandırılmış (ahlakî sebeplerden dolayı) ve sünnetin anestezi altında yapılmasının uygunluğu kabul edilmiş. (Intellihealth, 24.12.1997)

Yaşlanma faktörü hakkında delil bulun­du: Massachusetts Institute of Technology’den iki bilim adamı yaşlanma belirtileri ile ilişkili olduğunu düşündükleri bir “yaşlanma faktörü” keşfettiklerine inanıyorlar. Celi dergisinde ya­yınlanan makalelerinde Sinclair ve Guarente, yaşlanma sebebinin hücre bölünmesinde mey­dana gelen bir hata sonucunda çekirdekte daire­sel DNA kalıntılarının birikmesi olabileceğini belirtiyorlar. Şimdilik sadece mayalarda tespit edilen bu birikimin insanda da gösterilmesinin zaman alabileceğini belirten Guarente, “Ribozomal DNA, hücrede en fazla tekrarlanan DNA kısmı olduğu için. hücrenin bu DNA kısımlarını dengede tutması zordur, bu tekrarlar hücre için Aşil’in topuğu olabilir.” demektedir (Medical Tribüne News Service, 31.12.1997).

Kalp krizi için bir diğer risk göstergesi:

Doğru besleniyor, egzersiz yapıyor ve vücut ağırlığınızı normal değerlerde tutuyorsunuz. Bütün bu nasihatlere uyduğunuza göre kalp kri­zi geçirme riskiniz muhtemelen çok düşüktür, değil mi? Yeni bir çalışma bu düşüncenin o ka­dar da doğru olmadığını gösterdi. Vücudunuzun zihnî streslere nasıl cevap verdiği de kalp krizi riskinde önemlidir. John Hopkins Hastanesi araştırmacıları, kardeşlerinde kalp hastalığı bu­lunan 150’den fazla kişide zihnî stres testleri yaptılar. Bu testlerde başarısız olanların kalp kan akımının da daha yetersiz olduğunu göster­diler. Bu. sağlıklı kişilerde, zihnî stresle muhte­mel kalp hastalığı arasındaki ilişkiyi gösteren ilk çalışmadır. (Intellihealth, 24.12.1997)