Ocak 1999 · s. 570 · 4 dakikalık okuma
His Ve Düşünce Ufku

TEMENNA...
Darmadağın göğsümün ahım dinleseydin 
Dokundukça gûşuna serinlerdi efkârım
Ya hicranı uzatma ya göz pınarımda din
Sildi gözümden arşı sonunda ah u zarım
Yakamoza bürünüp ilerlersin durmadan
Zerre kadar ışıktan mahrum olan içimde
Neden biter yolculuk süveydaya varmadan
Ve kalır hep bir köşem darmadağın biçimde
Senin gücünle güçlü, sensizlikte bîkesim
Bırak artık künhüme hakikat haberini
Karanlık duygularda ıslanmasın hevesim
Ruhumun göklerine kapama gözlerini
İşit kimin bağrından derlenmiştir bu figan
Özetler belki sana aşktan yorgunluğumu
Belki en çok kavuşma arzusu duyduğum an
Ölüm şerbeti ile gider susuzluğumu
Merhamet yüklü heybem göğsümde dağ mı arar
Bir şefkatli buseyle olmak için kederden
Yangınıma su dökme, kavrulduğum “sen”sin yâr
Yalnızca bir haber ver kopup geldiğim yerden
Safiyye Yavrucu / Malatya
Hece tarzı şiire güzel bir örnek. Akıcı bir söyleyişiniz var. Mısralar üzerinde çalışmışsınız. Bazı imajlarınız ise gayet orijinal “Yakamoza bürünmek / Ruhun göklerine gözlerini kapamak / Hevesin karanlık duygularda ıslanması / Ölüm şerbetinin susuzluğu gidermesi” bunlardan bazıları. Çapraz kafiyeyi seçişiniz şiirinize ayrı bir ahenk katmış. Bu da sizin kafiye şemasını seçerken dikkatli olduğunuzu gösterir. Bunun, kaçıncı şiir denemeniz olduğunu bilemiyoruz ama, eğer ilk veya ilklerden ise gayet başarılı.... Kafiye hâkimiyeti oldukça iyi. Tam ve zengin kafiyeler şiirinizde yoğunluğu teşkil ediyor. Böylesine sarraf hassasiyeti ile ele alınmış şiirler bizleri gönülden etkiliyor. Sanat eğer hakiki sanat ise, kimi etkilemez ki: Bir tablo, bir şiir. bir musiki hep aynı odağa çeker bedii zevki olanların kalplerini.. Sizden bunun gibi ve bundan daha seviyeli şiirler bekliyoruz.. Eğer ciddî bir şekilde ilgilenirseniz geleceğin güzide bir şairi de siz olabilirsiniz. Sevgi ve selâmlar....
GÜLÜN KEDERİ
Semada yıldızlar yanıp sönüyor.
Asude süzüşler baş döndürüyor.
Gecenin siyahı gizemli perde;
Bülbül çekilince, gül dalar derde.
Helezon çizerek çıkan nağmeler,
Seni hatırlatır, seni heceler.
Melodinin hüznü ağlatır mumu;
Mum ağlar, gül ağlar, dağlar ruhumu.
Mum ışığı duvarda raks eder durur.
Resmin de bu raksa ayak uydurur.
Birikmiş yaşlarım taşar ruhumdan;
Gönlüme akarak seni soldurur.
Mâşûk Altun
Önce, şiirinizin ismi çok güzel.. Böyle güzel isimler bulmak bile şaire gerisini getirme gücü kazandırır. Kafiyelerinizin belirli bir sistematiği yok. Ama ahenk ve akıcılık bozulmuyor. Bir tasvir gücü var sizde. Şiirin her mısraında ayrı bir tablo canlanıyor gözler önünde. Bu insanı ferahlatıyor.
Ruh, kelimelerin müzikalitesi ve hayalde bıraktığı imaj ile sanki söylenenleri görüp, duyup, hissediyor. Bu farklı bir kabiliyettir şiir dünyasında. Kullanılması gereken ayrı bir cevherdir. Kıymeti bilinip, geliştirilirse çok orijinal şiirler ortaya çıkar. Şiirinizin son beytinde zıtlıklardan faydalanmanız ayrı bir güzellik katmış şiire: “Birikmiş yaşlarım taşar ruhumdan; Gönlüme akarak seni soldurur.”
His ve Düşünce Ufku’nun bu kadar mümbit bir tarla olacağını rüyamda görsem inanmazdım. Hani insan bu kadar güzel şiir yazan kardeşlerimizi görünce, atılan tohumların boşa gitmediğine inanıyor ve ümidi ve azmi bir kat daha artıyor. Sizden bu maden ocağını kalbinizde Ferhat misali daha gayretle kazmanızı tavsiye ediyor, elde ettiğiniz cevherleri yontup, pürüzlerini düzeltip, tam şekillendirdikten sonra his ve düşünce zincirine takmak için bize göndermenizi tavsiye ediyoruz.. Selâm ve sevgiler...
IŞIK
O mu vardır yeter
Bitmez yokuşlarda koşarken garip
Şarkısını duyarız ve irkiliriz
Ah neden duymak için dinlemek gerek
Onlar sizi çağırır kayalıklarda
Kâğıttandır etekleri onların
Ne kadar ışık asmışlar sokaklara
Göremiyoruz gölgesini bile ölümün
Siz misiniz anlatılan efsanenin erleri
Ne günlerdi onlar ki sizdik
Şimdi dünya nasıl da ışıl ışıl
Yansıtılan sorumlulukla ışıl ışıl
Demek sizsiniz en büyük efsanenin erleri
Bense güneş lekesiyim ben istemedim
Sönmeyi insanlar ışık beklerken
Bazen bir anlam bulup da bunda
Bir mumum diyorum inanmıyorum
Bir mumum diyorum inanmıyorum
Fırat Koçol / Ankara
Serbest tarzda yazılmış güzel bir şiir. Üzerinde çalışılmış mısralar oldukça fazla.. “Ah neden duymak için dinlemek gerek Ne kadar ışık asmışlar sokaklara I Göremiyoruz gölgesini bile ölümün’ gibi mısralar hem imaj yönüyle hem de anlam yönüyle gayet güzel ve farklılık arz ediyor. Son bölümdeki tekrar ise mumun yanışını insan hayaline titreyen bir gölge gibi düşürüyor.
Sizde ümit var dostum. Sizin şiir yazmanız şart. Zaten yazmazsanız beyninizden şiir yerine kan sızar. Ruhunuzda şiir çiçeği açmazsa, sıkıntı çıbanı çıkar. Evet, fıtratı şair olanın şiire koşması ve bütün engelleri aşması, okuyucuya ulaşması gerekir. Bu onun davasıyla bütünleşmiş bir kabiliyet damarıdır. Bunu ondan, onu bundan ayırmak mümkün değildir. Evet, fazla söze hacet yok. Yazın ve kristalize ettiğiniz şiir cevherlerini bize gönderin... Selâm ve sevgiler..
SONBAHAR
Düştü yaprağın biri dalından
Sonra ağlamaya başladı düştüğü yerde
“Asın beni dalıma” diye.
Ağaç güldü ona,
Yer güldü,
Gök güldü,

Ben gülmedim.
Bilirim bu ilâhî emirdir
Kopmalıydı yaprak dalından.
Siz de bilirsiniz bunu,
Ağaç, yer ve gök.
Ama yaprak bunu bilmez ki;
Bu onun ilk sonbaharı.
Serdar Poyraz / Ankara
Evet, işte Orhan Veli, Cahit Sıtkı tarzının pozitif duygularla yüklü şiiri... Biz bunu bekliyoruz. Şiirde serbest duygu titreşimleri ve his uçuşları, öz serenatları duyulmalıdır. Lâkin her ses şiir diye, her imaj mısra diye ortaya koyulmamalı. Siz iyi süzmüşsünüz şiiri. İmbikten iyi geçirmişsiniz.
Potada güzel eritmişsiniz düşüncenizi, his ile kuvvetli bir terkip yapmışsınız... Duru bir söyleyiş ikliminde sunmuşsunuz bütün bunları. En son mısra ile ilk mısra arasındaki bölümler sanki su gibi berrak. Fanus içindeki ışık nasıl rahatlıkla görülebilir. Çünkü cam saydamdır. Sizin mısralarınız da içini böyle gösteriyor. Tema, ışığını bu şekilde perdesiz yansıtıyor.
Yaprağın dalından düşüşü ve üzüntüsü, her şeyin ona gülüşü, fakat şairin bu duruma gülmeyişi, çünkü tecrübeli oluşu, yaprağın hâlini, başına gelen sonbaharı erdem ufuklarından seyredişi ne güzel tablolar armonisi..
Size de; “kalemi bırakmayınız” diyoruz. “şiir yaz dostum!” diye çağrıda bulunuyoruz. “Gönlünüzü şiir semasına çevirip yağmur misali şiir damlaları ile kültür ve sanat susuzlarına abıhayat sununuz!” diye davette bulunuyoruz.
Sevgi ve selâmlar...