Sızıntı Arşivi

Kasım 1996 · s. 474 · 4 dakikalık okuma

His Ve Düşünce Ufku

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

Nineme

Sen yatağında üzülmeden yatasın emi nineciğim

Garip ne halde acep sormayasın emi nineciğim

Al yazmalım,pürçek saçlım hep bahar dersin

Lakin ömür kandilinin yağı bitmiş,a nineciğim

Gayri ninnilerini kimlere okuyacaksın söylesene

Meleklere mi?...Ancak rüyalarıma emi nineciğim

Okşayanı yok kınalı kuzu meler çaresiz

Ya ben bahtsız yavrun ağlasın mı a nineciğim

Saadetin doruğunda süzüldün hoş hayattan

Yaradan olsun Yüce Yaradan emi nineciğim

Bağrındaki fesleğenin kokusu her dem esiyor

Bahar gözlüm hatıran kalmasın mı a nineciğim

Güller baharı solurken dallar meyvaya durdu

O alemden kutlu selamlar yolla emi nineciğim

Rahmeti bol,lütfu geniş ülkeye koş git

Bakma garibe Rabbine bel bağlar,a nineciğim

Kefenine bürünüp kabrinde asude uzan

Yiğitlerin yetişti ya! Üzülmeyesin emi nineciğim

Fatih Peker/Manisa

Siz, geçmişle gelecek arasında köprüler kuracak, duygu, düşünce ve yaşayışınızla ülkemizi aydınlık ufuklara götürecek pırlanta neslin temsilcileri, bu milletin ümit tomurcuklarısınız.

Yeni şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı’dan kucak dolusu selam ve sevgiler sunuyoruz.

VECD MECLİSİ

Koptu sinelerde fırtına, gözlerde sağanak

Sıtma tutmuş bedenleri, iniltiler geliyor

Uzanmış eller boşluğa, arıyor bir tutacak

Değdikçe dizler görünmeze, kalbler ürperiyor

Nedir bu hal?Acı zevk değil, aslında ötesi

Toplansa da lisan lar bir araya anlatamaz.

Enselerde hissedilen sanki Mesih nefesi

İki büklüm mecalsizler dönüp kimse

bakamaz

Çakınca hıçkırıklar, düşer kanlı yıldırımlar

Canı çıkmaz nefis denen ejderhanın üstüne.

Müminin biricik silahıdır döktüğü yaşlar

Yükselten de odur eşref-i mahluk rütbesine.

Yıldız Kurt - İstanbul

Gayret ettikçe güzelleşen bir şiir. Daha evvelkinden bir gömlek ileride. Fakat aşılacak birçok engel var önünüzde. Kafiye üzerinde biraz daha dikkatli durmalısınız. “Değdikçe dizler görünmeze, kalbler ürperiyor” mısraı ümit vadeden bir imaja sahip. Diğerleri de güzel ama bu mısra kadar değil. Kırık Mızrap üzerinde dikkatli bir inceleme yaptığınız belli. Zira ondan esintiler mısralarda yer yer kendini hissettiriyor. Şiir incelemelerini metin çalışmaları şartlarına uygun gerçekleştirirseniz konuya nüfuzunuz, üsluba konsantreniz daha kolay olur. Turfanda şiirlerinizi bekliyoruz. Sevgi ve selamlar.

YAĞMUR VE VİSAL

Seneler kadar uzun bir gece yaşanıyordu dünyanın tam ortasında. Kar ile bembeyaz oldu bahçeler. Kuru kuru rüzgarlar esiyordu aşağılarda. Bulut kaplı gökyüzünde esen rüzgarların itişiyle oluşan göçlerden dünyayı gören yıldızlar bir şeyler haykırıyordu aşağılara.

İnsanlar gecenin verdiği rehavetle sıcak yataklarındaydı. Dışarıdaki kış ayazının donduruculuğundan kaçmış belki de baharı görüyordu rüyalarında.

Ya da aniden gelen kış cenderesinde ıslık çalarak esen rüzgara eşlik eden isyan şarkıları uğulduyordu gönül mağaralarında.

Kimisi uyanıktı yıldızları seyretmek için. Kimisi de yıldızları seyredenlerin peşinde. Fakat yıldızlar yorgun, yıldızlar yalnız, yıldızlar yasaktı.

Gece ne kadar uzun olmuştu. Sabahlar düşlerde kalmıştı. Belki düşü bile edilemiyordu gün doğumunun.

Yıldızlar geceye ve buluta mahkumdu ama ati güneşin haberini veriyorlardı uyanık olan ve kendini gönül aynasında seyredenlere. Güneş ve bahar için türküler söyleniyordu bir yerlerde.

Ay nuruyla etrafı öyle aydınlatıyordu ki bulutlar beşer onar kapatmaya çalıştıkça üstünü daha da aydınlanıyordu dünya.

Kardelenler yıldızlara sevdalı. Çıkarmışlar başlarını kardan. Türküleri dilden dile dolaşıyordu. Her yerde bir bahar şarkısı söyleniyordu. Belli ki gece yeni doğacak günle bitecekti. Rüzgar duracak ve beklenen baharın gülücükleri duyulacaktı etrafta.

Son çırpınışlarıydı gecenin. Etraf iyice kararmıştı. Seher vakti geliyordu. Sabah oluyordu. Bulutlar dermanını bulmuş sevinçliydiler Gökyüzünden yağmur olup bırakmışlardı kendilerini arza.

Yağan yağmur ve ardından güneşin altın sarısı tebessümü.

Bu dillere destan Altın Neslin gülücüğüydü.

Yağmurla visal bahara çağrı olmuştu. Güneşe davet. Artık kara bulutların yerini ışıl ışıl birgün ve rengarenk bir gökkuşağı almıştı. Yüzler gülüyordu ve ebedi gülecekti. Zira Yağmur’lar Gülen’siz olmaz. Olamazdı.

Erol Şahin-Trabzon

Denemeniz romantik ve reel çizgi armonisi. Güzel cümleler var içinde. “Kardelenler yıldızlara sevdalı. Bulutlar dermanını bulmuş, sevinçliydiler” gibi. Yağmur isimli bir dergi çıkacağı haberine karşılık ilhamlarınız şaha kalkmış. Biz son cümleyi Başyazının yazarına ve bu derginin ruhu, cam, belkemiği olacak Pişdarımıza sunduk. Evet haleler bir aya, ışıklar bir güneşe raptolmadıkça boşlukta yüzen ve yokluğa karışan ütopik hayaller gibidir. Elbette yağmur bir visaldir. Kabukla özün, baharla güzün visali. Gök ve yerin kudsi randevusu ise yağmur katreleri. Zaten bu buluşma bir öz etrafında bütünleşme adına bir davettir. Bu minvalde yekpareleşen mevsimin adı ise huzurdur, saadettir. Sizden ruhumuzu, özümüzü, geleceğe ait sözümüzü yansıtan daha nice yazılar bekliyoruz.

ÇIKAN SOKAKLAR

Çıkan sokakların ardında

Nice düşlerim vardır.

Çekik gözlü çocuklar gibi,

Sarı benizli çığlıkların.

Ağlayışları ve ölüşleri,

Taklit edişlerim vardır

Ayni çocukların saf sözleri,

Ve zamanı çeviren topaçları.

Kısa kalmış saçları,

Üstelik sıcak öpüşleri vardır

Öksüzlerin yolunda,

Yetimliği yitirişim,

Bir sevdadan geçişim,

Diğerinde eriyişim,

0 çocuklara benzeyişim vardır

Nenelerden ninniler dinlemiş,

Büyüklükten çoktan geçmişim..

Y.Serkan Doğan-İstanbul

Bu gün tamamen ihmal edilen çocuk dünyası ve ruhen bütünleşmiş ve onların gözlerinde yaş, yüreğinde burukluk bazen de oyunlarında sevinç ve çığlık olmuşsunuz. Ne güzide bir misafirlik bu. Tertemiz bir dünyaya ruhen yunmak, yıkanmak, kalbini ve özünü canlı tutmak için ara sıra böyle avdetler gerekli. Cahit Sıtkı’nın kendi çocukluğuna özlemi değil buradaki. Izdırablı bir ortamda, devrin kaoslu ikliminde daha filizken boran ve tayf una tutulmuş dünya çocuklarının derdine eğilmek ve onlar gibi hissedip duymak ve kederini terennüm edemeyenlere tercüman olmak gayreti... Serbest söyleyişiniz, içli sesiniz “Büyüklükten çoktan geçmişim” gibi orjinal söyleyişleriniz sizde gelecek adına ümit tohumları gizli olduğunu fısıldıyor kulağımıza. Yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selam ve sevgiler...