Kasım 1995 · s. 474 · 4 dakikalık okuma
His Ve Düşünce Ufku

KIYAM AREFESİNDE KAOS VE ÖZLEM
Bir Kureyş’ti yürüdüler üstüme,
Taif diye sefere çıktım kaç vakit.
Eyyüb’den kalma sabrı denedim bin kez,
Sevdamda Bilal sesi vardı,
Sıddîk’ti yanıbaşımda,
Ebu Kubeys gibi büyüdü gözümde,
Hicreti, ben bulvarda aklettim,
Sürekâ ensemde soludu,
Bir kuş, bir örümcek dedim,
O’nun aşkına, O’nun rüyasına yattım.
Azgın seneler boğunca sesimi,
Suffa, dilimde düğümdü,
Musallat olunca bela başıma,
Uhud, sancısız doğumdu.
Bilirim aşkı öğreten O sevgiliydi.
Şimdi rüzgâr, kokusuna deli-divâne.
Kuşumun telekleri kırık,
Âlem habersiz.
Sallandı durdu ellerim şimale,
Dudaklarım çöl rengi,
Kitaplar yetmiyor susuzluğuma,
Bostanımda iri gülüm eksik,
Gözüm intihara davrandı,
Elim kesmeyi denedi öbürünü,
Seslere kulak asmadı kulağım,
Hele bir yangın yeri vardı düşümde,
Hasretinden kor kor,
Aşkından ateş ateş...
Muhterem Şahin/Ankara
Şiiriniz gayet güzel. Teşbihlerle örülmüş motif motif... Hele Asr-ı Saadetten telmih yüklü benzetmeler şiirinize daha bir güzellik katmış. Bu üslûbu geliştirmenizi diliyor, köşemize yeni turfanda şiirlerinizi bekliyoruz. Selamlar ve sevgiler.
ZAMAN-MEKÂN
Zaman uçuyor, kalbime bir endişe konuyor.
Mekân donuyor hissiyatımla birlikte.
BIRAKIN (2)
Bırakmadılar yazayım efendim sözünü.
Bir lahza nefeste kaldı kayboldu.
Lâhuti ömrümün kervanı ise,
Yollara düştü bî-tâb oldu.
Saçım ağardı, düşünceler karardı..
Karanlık sokaklardaki yalnızlık gibi...
Hasret rüzgârı esti fikrimin gülüne.
Ve soldurdu o koskoca heyecanımı; bir bir...
Ah! o acıya nasıl dayanırım.
Onur Erol/İzmir
Şiiriniz kısa fakat özlü. Biraz ümitsizlik tüten mısralarınız şiire tatlı bir melankoli katmış. İçinizden geldiği gibi yazmanız sesinize bir orijinallik kazandırıyor. Sizden daha güçlü iç ve dış ahenk yekpareliğine ulaşmış şiirler bekliyoruz.
AŞKIN SERİN İKLİMİNİ SEÇENLER
Aşkın serin iklimini seçenler;
Ufuklardan sıra sıra geçtiler,
Aşkın serin iklimini seçenler;
Topraklara hep çiçekler ektiler..!
Ellerinde sönmez nurlu bir ışık,
Karanlıkları, ininde boğdular,
Ve hepsi aynı sevgiliye aşık,
Şeytanı nefislerinden kovdular.
Gönüllerinde hep bir peri besili;
Yılmayıp cephelerde direndiler.
Onlara kan ve kırmızı gül birdi;
Gece gözyaşlarıyla bilendiler.
Karanlık bastığından beri şehri,
Bir gizli sevdanın uğruna yandılar,
Yandıkça ışık sardı geceleri,
Ve aşkın susuzluğuna kandılar.
Yürüdüler pürneşe önde rehber!
Geçerken gönülleri fethettiler.
Alınlarında bin bir nur, mahpeyker!
Az bir yiğit bir orduya yettiler.
Y. Nihat Koşucu/Kahire
Şiiriniz Yahya Kemal’in Mehlika Sultan ve Fethullah Gülen Hocaefendi’nin “Işığa Gönül Verenler” şiirinden mülhem kaleme alınmış... Ne güzel... İlham almak ne güzel... Fakat mükemmele ulaşmak da bir onun kadar güzel. Toprağa çiçek değil tohum ekilseydi, şeytan nefisten değil kalpten ve ruhtan kovulmuş olsaydı; mesela bu mısralar “Gece göz yaşlarıyla bilendiler” kadar iyi, mânâsını düşünceyle at başı örülseydi biz “şiiriniz güzel değil, ne güzel ne güzel!” diyecektik. Haydi, dostum içindeki şairin saçlarına aklar düşür, gözlerine mor halkalar resmet, yüzüne ızdırap iğnesiyle çizgiler çek... Şairini olgunlaştır. Onu N. Fazılca, Fethullah Gülen’ce şiirler söylemeye zorla... O zaman şiirin “ne güzel çizgisi” oluşmuş olur. Sesin, sözün, sazın, nefesin bizleri şevklendirir ve şiirlerini köşemizde yayımlamaktan daha fazla zevk duyarız. Selam ve sevgiler.
YALNIZLIK
Kısa bir şiirin hıçkırıklarını duyuyorum.
Derbederliğimi mi anlıyor acaba?
Başı, karnına gömülü ay gibi, uyuyorum.
Üzerimde halime eş bir aba...
Hırçın dalgalar gibi zorluyor,
Gözyaşlarım, kıstığım göz kapaklarımı,
İç gözlerimi açtım, kapattım öz kapaklarımı,
İnsanlara. Artık gönlümde yalnızlık horluyor.
Hikmet Şengül/Çanakkale
Şiiriniz kısa fakat özlü. “Başı karnına gömülü ay, yalnızlığın horlaması”, değişik ve orijinal söyleyişleriniz. Eğer bu tabirler başka şairlerden tedai değilse fazla gayret, fazla ter ve fazla azim ve çileyi salık verecek, okumak çok okumayı da bu yolun serlevhası olarak tavsiye edeceğim. Selam ve sevgiler.
ÜÇ PERDELİK OYUN
Birinci perdede bir doğum,
Minik eller, minik gözler masum,
Her şeyden bi-haber, bakışlar mânâsız,
Büyüyüp dileğince yaşamaya sabırsız,
İkinci sahnede her şeyde başka mânâ,
Körpe beyinlerde tam bir karmaşa,
Bir yanda özlenilen Batı, Avrupa,
Bir yanda ibadet yarışı Yaradan’a,
Üçüncü sahne ağır ağır geldiğinde,
Yol alınır asıl ve önemli gerçeğe,
Üzülmek, ağlamak çare değil bu sana,
Ölüm bir başlangıçtır sonu olmayan yola,
Sevilay Bayrak/İstanbul
Şiiriniz teknik açıdan zayıf olmasına rağmen insan ömrünü panorama seklinde gözler önüne serme yönüyle özlü bir söyleyiş. Kafiyeli şiirlerde yarım, tam ve zengin ses uyumlarının yanında cinaslı ses benzerlikleri vardır. Eğer şair kafiyeli söyleyecekse bu kurallara uymalıdır. Redif de bir ses benzerliğidir ama kafiye yardımcı bir öğedir. Bu sebepten şair sadece redif yapmışsa şiir ahengi tam bulamamıştır. Fakat serbest şiirde böyle bir kaide yoktur. Şair kafiyeli şiir yazacağını hissettirir. Fakat bunu başaramazsa bunun sebebi ya kelime hazinesi zayıftır ya da hafızasında kelime çağrışımı kuvvetli değildir. Bunların dışında kafiye başarısızlığı şairin şiiri hassasiyetle birkaç sefer elden geçirmemesine hamledilir. “Mânâsız, sabırsız, mânâ, karmaşa, Avrupa, Yaradan’a, geldiğinde, gerçeğe” kelimelerindeki kafiye zayıflığının şiirin üzerinde yeterli dikkat harcamamanızdan kaynaklandığını tahmin ediyoruz. Sizden bir gergef işçisi hassasiyeti ve sabrıyla işlenmiş yeni şiirler bekliyoruz. Selamlar, sevgiler.
SESLENİŞ
Heyhat gelip geçtiğim yollar ıssız,
Güllerimi koparmışlar ben yokken.
Güneşi, öyle ki benim sanmışım,
Şimdi bir gölgeyim ses çıkmaz benden.
Nursel Karataş/Malatya
Kısa özlü şiiriniz güzel. Rubai tarzında yazıldıysa kafiye şeması niçin ona uygun değil. Serbest ise “yokken” ve “benden” kelimelerindeki kafiyeye ulaşmamış redifte kalmış zorlama ne desek herhalde bizlere kırılmazsınız. Akıcı duru ve berrak üslubunuzu mânâ ve muhteva ile onu da şiir tekniğinde ustalıkla bütünleştirip bizlere yeni şiirler göndermenizi bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
BAZI ANILAR
Muhatabım zanneder ki beni anlar,
Hiç olmadı beni anladığı anlar,
Bense ömür boyu aradım, bir halden anlar,
Meğer dolaşırmış damarlarda hep su-i zanlar.
Hikmet Şengül/Çanakkale
Şiiriniz anlamak kelimesinde odaklanmış tatlı bir söyleyiş... Fakat ümitsizlik yüklü. Ye’se düşüren mısralardan ziyade ümide ve şevke kanatlandıranlara çok ihtiyacımız var. Hele aşktan, vecdden mahrum sinelerinize vaziyet ettiği, hissizlik ve duygusuzluğun gemi azıya aldığı böyle bir devirde... Ümit solukla dostum. Aşk solukla. Vecd üfle sinelere... Devrin şiir ve nesirde tek ilacı bu... Sizden daha güzide, sadra şifa, yaralara merhem şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.