Sızıntı Arşivi

Kasım 1995 · s. 477 · 2 dakikalık okuma

Sizlerle Yüzyüze

Sızıntı · Edebiyat

Sevgili Sızıntı,

Sana bu başlığı vermemde bile bilmiyorum kendimce haklı ve samimi miyim? Yıllar önce ortaokulda iken gazete bayiinde görmüş merak edip almıştım... Aman Allah’ım ben daha önce hiç böyle ahenkli yazılar okumamıştım. O gün kaç defa okuduğumu hatırlamıyorum? Ve halen de okumaya devam ediyorum.

Sızıntı’yı elime her alışımda tamam işte, tam benim halime göre yazılmış, benim için yazılmış gibi addediyorum. Kaç defa oldu; beni düşündüren, kendimce cevap aradığım bir bahsi Sızıntı’da buluyordum. Ve yine dua ederdim, “Allah’ım, bir de şu konuda bir yazı olsa” diye. İnanır mısınız, Sızıntı’ma kavuştuğum zaman bir de ne göreyim tam düşündüğüm mevzu! Sanki beni duymuş, içimin buhranını görmüş, sanki benim için yazılmış... Anlamıştım artık, Sızıntı sadece bir dergi değil, bir ilaç aynı zamanda.

M. Yusuf Toprak/İstanbul

Aydınlık Tufanı Sızıntı’ya!

Ortaokul son sınıfta bir sabah okula giderken caddenin kenarına kurulmuş ufak büfede bir reklâm gözüme ilişti. “Karanlık düşünceleri boğan aydınlık tufanı” diye bahsediyordu. Sızıntı dergisinden “aydınlık tufanı” deyimi beni çok düşündürmüştü. Şimdiye kadar böyle bir şey duymamıştım ve tufan olarak her yeri yıkan, sular altında bırakan korkunç felaket aklıma geliyordu. Birkaç sene sonra hakikat erleriyle tanıştırıldığımda bu aydınlık tufanını anlamaya başladım. Anladım ki, bu tufan asrımızın felaketzedelerinin imdadına koşuyor ve bağrı yanıklara âb-ı hayatı kavuşturuyor. Sızıntı tam anlamıyla bütün dünyayı kucaklayan rahmet tufanı. Çağımızın dertlerine deva niyetiyle yazılmış bu reçeteden herkesin azamî istifade dileklerimle Allah (cc) sizlerden ebedî razı olsun.

S. B. D

Sevgili Sızıntıya.

Çıktığı günden itibaren tüm gayreti ile en iyisini, hitapların en güzeliyle anlatmaya çalışan Sızıntı’yla 94’ün Nisan ayında tanıştım. Tanışmamdan sonra birçok eksik yönüm olduğunu anladım. Gayet incelikle hazırlanan yazılar beni kendisine öyle bağladı ki, abone olmamın yanında önceki sayıları da aldım.

Özellikle resimler ve üzerindeki yazılar, başyazı ve orta sayfa yazıları çok hoşuma gidiyor. Sızıntı’ya teşekkür edip hazırlanmasında emeği geçenlerin çalışmalarında başarılar diliyorum.

Süleyman Şeremet/Rize

Ruhuma nur saçan Sızıntı’ya.

Sizinle ilk tanışmam babam sayesinde oldu. Sanırım ortaokula gidiyordum, bir süre aldıktan sonra aboneliğimize son verdik. O yaşlarda beni (anlamadığım halde) ne de çok etkilemişti Sızıntı!.. Adı hep aklımda kaldı. Daha sonra lise yıllarım ve tarifi imkânsız buhranlar. “Çevrem modern şirkin riyakâr temsilcileriyle doluydu. Hayata tozpembe gözlüklerle bakılmalıydı onlara göre. Hakikati aradığım, hayatı sorguladığım ve tutunacak bir dala ihtiyacım olduğu sırada Sızıntı imdadıma yetişti ve sizden yansıyan iman pırıltıları gönlümü aydınlattı. Bilim ve dini aynı paralelde yürütmeniz ve farklı üslûbunuzla kim bilir daha kimlerin hidayetine vesile olacaksınız?

Sibel Güneş/Bozüyük