Ağustos 1984 · s. 9 · 2 dakikalık okuma
Hesaplar Anaforunda İnsan

Hesap, kâinatın en derin noktasından fışkıran en esaslı hakikattir. Kâinatta her şey bir hesap iledir. Nasıl bir gezegen, bağlı bulunduğu yıldızın etrafında bir hesapla dönüyorsa, atomdaki elektron da hesapla bir yörünge veya sahada hareket edip durmaktadır. Bir yıldızdan kopan ışık taneciği "foton", bir hesapla kâinatta seyahata çıkmakta, bir hesapla eğrilip yol almaktadır. Ay bir hesapla dünyanın etrafında yörüngesini çizerken, günleri haftaları sayarak ince bir hesaba tercüman olmakta ve bizlere takvimcilik vazifesi yapmaktadır. Mekân bir tomurcuk gibi açılıp yayılırken sımsıkı bir hesapla iç-içe; yıldızlar birbirlerinden bir hesapla kaçmakta, mekanın sınırları Hesaplı olarak yeniden yeniye çizilip durmaktadır. Her an her yerde her varoluş bir hesapla cereyan etmektedir.
Bu hesaplı yaratılış insanın dikkatini o kadar çekmiş ki, filozofların beyanıyla "Yaratıcı kâinatın yaratılışında geometriyi kutlanmıştır". "Kâinatın Mimarı kâinatı matematiğe göre yaratıp tanzim etmişdir." şeklinde ifadesini bulmuştur. Ve bu ince hesap, kâinatı bir kitap gibi gözler önüne serer, okuyucu da bu KİTAP içinde herşeyi hesaplı yaratan Yüce Yaratıcıyı tanır.
Atmosfer hesaplı yaratılmıştır. Kozmik ısının atmosfere çarpması hesaplı, yansıması da hesaplıdır. Atmosferin canlılara has bölümü biyosfer de hesap üzere kurulmuştur. Nihayet canlıların kader proğramının yerleştirildiği (DNA) molekülünün atomları da hesaplı olarak yerleştirilmiş ve hesaplı olarak işlettirilmektedir. Her canlının kendi nev'ine ait bütün hususiyetleri genetik yapılarına şifrelenmiş ve irsiyet "kalıtım " bir hesapla süregelmiştir. Her canlı nev'ine, bulunduğu çevreye uygun vücut yapısı ve hayat fonksiyonları fevkâlade hesaplı olarak verilmiştir. Cansız dünya ile canlılar arasındaki hadiselerin cereyanı, canlı çeşitlerinin' yeryüzünde dağılışı, canlıların kendi aralarındaki münasebetleri, yani ekolojik gidişatda ince bir hesap göze çarpmaktadır.
Kâinatta en mühim varlık "hayat" tır. Bulut bir hesapla hayat için ağlamakta, toprak bir hesapla hayat için ızdırap çekmekte, kayalar yine bir hesapla hayat için parçalanmaktadırlar. Dünyamız "ozon" kılıfıyla hayat için sarılmakta, denizler hayat için kaynayıp durmakta hayatın çokda birlik cilvesi göstermesi, parçaların vahdet kazanması akıllara durgunluk veren bir hesab iledir.
Hayatın meyvesi de "şuur"dur. Şuur sadece insana verilmistir ve hayatın içinden en ince hesapla çıkan bir ışık gibidir. Aklı, vicdanı ve kalbi duyarlı hale getiren "Şuur"uyla insan, hem canlı hem cansız âlemin en güzide varlığı hâline gelmekte, kâinatın hesap mekanizması şuur vasıtasıyla insanın vicdanına yerleşmektedir. "İnsanın bilgi merkezi beyindir, bu merkezi kullanan da aklıdır." diyebiliriz. İnsanı davranış, fikir, hayal, görüş, değerlendirme vs... durumlarıyla bir bütün olarak ele alan ve her vaziyette bir iç kontrol mekanizması olarak kendisini hissettiren VİCDAN insanın "hesap merkezi"dir.
"Güneş, ay ve diğerleri bir hesapla yörüngelerinde yüzdükleri" gibi hesaplı yaratılan insanın da hesapla yaşaması gerekmektedir. İnsanın yaşadığı her an, olup giden zaman ipine asılan hadiseler demetidir. Hesapla yazılan kitap, hesabı görülmek üzere durulur, kaldırılır. Hesapla yaratılan hadiseler de, maddi, manevi, zaman ipine hesabı görülmek üzere asılırlar. Hesaplı yaratılışı anlayan, idrak eden ise insandır. Hesap verme hissini vicdanında duyan yine insandır. Çevresini değişik buud ve keyfiyette hesaplarla sarılmış gören insan, bu hesaplar anaforu içinde, kalbi söylettirerek, ruhu islettirerek çok hesaplı yaşama mecburiyetindedir.
M. Necmigil