Sızıntı Arşivi

Nisan 1995 · s. 119 · 1 dakikalık okuma

Hâtıra

Sızıntı · Şiir

HATIRA

***

Nurlu bir geceydi o eski zaman;

Hülyalarımda füsunlu hâtıra, .

Yağmur nağmeleriyle ara ara,

Boşalıyor gönlümdeki bahara

Uyaran yıldırımlarıyla her an..

Sînemde hep geçmişin mûsikîsi;

Gürül gürül ve oldukça derinden,

Dalga dalga esen akislerinden,

Şehrâyinler gibi şen günlerinden

Ruhumda tınlayan cennet bestesi.

Hâlâ taptaze o şiirin gülleri;

Gülümseyen bir resim gibi sıcak,

Menekşeler gibi hep salkım saçak

Ve düşlerdeki bahardan daha ak,

Her lahzası ayrı bir haz günleri...

Güneşi asla batmayan bu dünya,

Her yerde ışıktan bir sürü izler..

İzlere yüz süren aydınlık yüzler,

Gerçi şimdilik sakin ve sessizler,

Ama her ruhta hep o eski rüya..

Her soluk huzurla gürleyen bir şarkı,

Neş’eler tülleniyor hülyalarda;

Yeniden gün döndüğü şu zamanda,

Devran gülde, lâlede, erguvanda,

Tıpkı mâzi gibi.. fark sırf çağ farkı...

Dört bir yanda dünün soluğu, sesi,

Geceler bir sırlı doğumla gergin;

Duyup sezdiklerimizden de engin,

Geçmişin baharları gibi rengin

Ufukta tül tül, onun emaresi…