Sızıntı Arşivi

Nisan 1984 · s. 8 · 2 dakikalık okuma

Fezadaki İfrit Gözler

Mesut Akça · Astronomi

Perspektifinde insana saygı ve insanlığı siyânet düşüncesi bulunmayan bir ilmî gelişme, hazırlayıcılarının alnında bir kara-leke olarak kalıp gidecekdir.

Dünyanın en büyük fotoğraf makinası 150 km yükseklikten çok net görüntüler elde edebilen, hatta bu yükseklikten otomobillerin plâka numaralarını dahi tesbit edebilen bir casus uydusudur. KH-11 olarak adlandırılan bu casus uydusu 12 ton ağırlığında, 15 metre uzunluğunda ve 3 metre enindedir. Bu korkunç mâhiyetinden ötürü ona "Big Bird (Dev Kuş) lâkabı da takılmaktadır. KH-11 arzımızı saatte 2500 km'lik bir hızla dolaşmakta ve istenildiği zaman her iki kutba da gidebilmektedir. 300 km. yükseklikte yer küreyi 1 saat 15 dakikada devreder. Bu zaman zarfında ise arzımız kendi etrafında çok az bir mesafe katetmiştir. "Big Bird "yukarıdaki hususiyetlerine ilâveten dünyanın en büyük radarı, radyo-televizyon istasyonudur."Big Bird" rotasını, gözüne kestirdiği bir bölgeye çevirdiğinde, yönlendirici roketlerle süratini frenleyerek azaltır. Arza 150 km kalıncaya kadar dikine dalış yapar ve hemen tv kameralarını devreye sokar.

Yerdeki bir istasyon, KH-11'in göndereceği görüntüleri kaydedecek, mütehassıslar bunları inceleyerek gerekli neticeleri çıkaracaklardır. Kuvvetli bir büyütmeyle, oto yolları, demiryolları, nehirler ve mahalleler teferruatlı bir şekilde görülebilmektedir. Nasıl mı oluyor?

Odak uzaklığı 5 metre olan bir kamera, 150 km. yükseklikten 1,5 km.lik bir alanı negatif üzerine 5x5 cm.lik bir görüntü olarak düşürür. 30 m. yüksekliğindeki bir bina İse 1 metre olarak negatif geçer. 50 milimetrelik odak uzaklığına sahip bir fotoğraf makinası "Big Bird"e monte edilmiş olsaydı, 30 metre yüksekliğindeki bir bina negatif üzerine sadece 0,01 mm. olarak düşecekti. Bu durumda, en son büyütme tekniklerini kullansak dahi elde edeceğimiz görüntü hiç bir işe yaramazdı. Yapılan karşılaştırmada, odak uzaklığı büyük makinaların avantajı ortaya çıkmaktadır.

"Big Bird"un çektiği filmlerin büyütülüp fotoğraf hâline getirilmesi gerekir. Bu işi yapmak için yeryüzüne geri dönmesinden başka çare yok gibidir. Ne varki bu mevzuda yinede takib edilecek bir yol mevcutdur. Çekilen filmler radyo sinyalleri yayan bir kaba konur ve yer yüzüne fırlatılır. Bu kutu 2 m. uzunluğunda ve 1 metre enindedir ve kesif hava tabakalarını aşabilecek bir sisteme sahiptir. Atılan bu kutu yeryüzündeki radarlar tarafından takip edilip düşeceği yer tespit edilerek bir hava üssüne haber verilir.

Peykten atılır atılmaz, radyo sinyalleri yaymaya başlayan bu kutu için özel bir uçak filosu ve kurtarma helikopterleri harekete geçirilir. Yeryüzüne 15 km. kala kutunun otomatik paraşütü açılır. Uçaklar önce kutunun yaydığı radyo sinyallerini takip ederler. Kutuyu tutan parlak renkli paraşütü görür görmez ona doğru yönelirler. Her uçağın kuyruğunda çengel asılıdır. Bu çengellerle kutuyu yeryüzüne düşmeden yakalar ve uçağa alırlar.

PM'den Mesut Akça