Ocak 1987 · s. 508 · 1 dakikalık okuma
Devlettir Gelen
DEVLETTİR GELEN
M. Garib
Ten kuyusunda Yusuf’sun gönül,
Hak pazarında köledir adın.
Kervanla gelen, lütufsun gönül,
Güzel yüzüne göz koydu kadın.
Karanlık, dar hücrelerde mahkûm
Ve çaresizlerle kendine mum
Dilinde, gelecek güne yorum
Sultanlık kuran bir düş yaşadın.
Secdede güneş, ay ve yıldızlar
Doğuma sancılı tarih sızlar
Zamanın nabzında bir başka hız var
Aşka dönüşür dillerde yadın
Durur yüz yüze sarayla zindan
Ruh kılınç olup sıyrılır kından
Diriliş surudur nefse isyan
Devlettir gelen, vuslatı tadın!
KAPILAR KAPANMADAN
Ahmet Terzioğlu
Bir çok günah ile, kararmışsa nasiyen.
Bu kirli simayı, yaşla siliver artık
Sen miydin bir zaman, asla yanılmam diyen?
Korkma, kalbini Rabb ine açıver artık.
Madem ki ümidin kalbinde canlı hala.
Olma ünsiyete sakın müptela!
Ünsiyet ki, taddım, iflah etmeyen bela
Davran, şu perdeleri yırtıver artık.
Gecen zehir olur, gözün yumup içersin
Gündüzün dert yükü, iki büklüm çekersin
Bilmem ki dönmek için daha ne beklersin
Bırak! Yerinde durmayı koşuver artık.
Kalbinde hüznü vurur, sapmanın bir anlık
Vicdanını kavurur, o tatlı pişmanlık
“Bize gedalık yakışır, O’na Sultan’lık”
Deyip, “O” nurlu kapıya koşuver artık...
Eğer azmettiysen yola düşüver artık
Önündeki engelleri aşıver artık
Gel peygamber ocağında pişiver artık
Ve kudsilerle beraber coşuver artık...